Malûm, “1 asker, 2 polis”imizden sonra, “dün” de “Bir asker ve bir polis”imiz “şehit” edildiler!.. Ve yine dün, “DAEŞ’in silahlı saldırıları” üzerine, Türk Silahlı Kuvvetleri de cevap verdi!..
“Sınırdaki çatışmada, birçok DAEŞ’li teröristin öldüğü” yolunda haberler geliyor!.. Yani; bir yandan DAEŞ, bir yandan da PKK saldırıyor!.. Ne hikmettir bilinmez, DAEŞ’e “katil” diyen HDP’liler, asker ve polislerimizi şehit eden PKK için, hâlâ “katil” diyemedi!..
Her neyse... Ortam bu kadar toz-duman, bu kadar kritik!.. Böylesine“kritik” günlerde, AK Parti ile CHP arasında “koalisyon” görüşmeleri yapılıyor!..
Çünkü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kestirip attı: “Ben yokum!.. Siz, CHP ile koalisyon kurmaya çalışın!.. Ama kuramazsanız, ülkeyi hükümetsiz bırakmayız!”
Bu ne demektir?.. “Mecbur kalırsak, biz de elimizi taşın altına koyarız!”
Tamam da, bunu diyen bir Devlet Bahçeli’nin, “seçim startı” verip,“miting”lere başlamasına ne demeli?..
Önce “Yokum” diyor, sonra “Ülkeyi hükümetsiz bırakmayız” diyor!.. Şimdi de “miting”lere başlıyor!..
Şu hâle bakın;
“Tam da böyle kritik ve tehlikeli günlerde sorumluluk alması gereken bir MHP” ortalıkta yok!.. Bu mudur milliyetçilik?.. “Tam da lâzım olduğunda sorumluluk almıyorsan, ne zaman alacaksın?.. Bugün yok isen, ne zaman var olacaksın?”
Bazen, “Acaba” diye soruyorum:
“Acaba bu da mı, Büyük Oyun’un parçası?!?”