Şaibeli kurultay hırsızlığında ibretlik son! Yaka paça atıldı
Şaibeli 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline ilişkin davada mutlak butlan kararı çıkmasının ardından sözde direniş başlatan Özgür Özel ve adamları, parti genel merkezinden yaka paça atıldı. Binayı boşaltmamak için barikatlar kuran yandaşlar polise saldırırken, kendisini 12. Katta bulunan makam odasını kilitleyen Özel, “Baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz” diyerek binayı boşalttı.
Sebahattin Ayan İstanbul
Kurultay davasında “mutlak butlan” kararının çıkmasının ardından sözde direniş başlatan ve bavullarla girdikleri CHP Genel Merkez binasını boşaltmayacakları naraları atan Özgür Özel ve adamları nihayet havlu attı. İmtiyazlarını kaybetmemek için yargı kararına direnen yandaşlar yüzünden gerilim had safhaya çıkarken, uzun süren ikna çalışmalarının sonuç vermemesi üzerine CHP Genel Merkez binasına giren Çevik Kuvvet ekipleri, yaşanan arbedenin ardından Özel ve adamlarını yaka paça dışarı attı. Kendini 12. kattaki makam odasına kilitleyen, polis müdahalesinin ardından binayı tahliye etmek zorunda kalan Özel, “Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz” diyerek daha sonra Meclis’e doğru komik bir yürüyüş başlattı.
CHP MEYDAN SAVAŞI
Ankara Söğütözü’nde bulunan parti Genel Merkezinin mahkeme kararına dayalı olarak yetkililere teslim edilmesi kararına uymayan CHP’liler, şehir eşkıyalarını aratmayacak provokasyonlara imza attı. Hakaretin ve gerilimin had safhaya çıktığı olaylarda CHP’liler polise saldırdı. Parti propaganda otobüslerini kapının önüne yığan ve polise mukavemet gösteren vandallar, sandalye, yangın tüpleri, taş ve su şişeleri ile emniyet mensuplarına saldırdı. Olayların adamı Mahmut Tanal’ın, elinde su hortumuyla otobüs üzerine çıkması gündeme damgasını vurdu. Ali Mahir Başarır bol bol beddua yağdırırken, Silivri bülbülü Ekrem İmamoğlu ise, “Ayağa kalkın! Ya bugün ya hiç!” mesajıyla resmen kaos çağırısında bulundu. Özel, makam odasında kendisine ulaştırılan, Genel Merkez’in tahliyesine ilişkin icra dairesinden alınan tebligatı, “Bunun için yıktılar baba ocağını” diyerek yırttı.
DEVLET PAPUÇ BIRAKMAZ
CHP’li iki grubun kavgasını gazetemize değerlendiren Av. Ertuğrul Akar, şunları söyledi: “Hukuka uymamaları eşkıyalıktır. AK Parti’ye, Refah Partisi’ne, Fazilet Partisi’ne kapatma davaları açıldı. Yıllarca insanlara hukuk olmadan zulmedildi. Ama hiçbir zaman devlete karşı eşkıya gibi, anarşist adetlerine maruz kalmadı. Türkiye, 3-5 çapulcudan büyük bir devlettir. Bunların muvakemeti devletin gücünü hiçbir şekilde azaltmaz. Yalnız şunu biliyoruz ülkenin huzurunu bozmak istiyorlarsa ne CHP’liler ne de mevcut yönetim bunu kabul etmeyecektir. Polis orada görevini, yasayı uygulamıştır. Anayasa’nın 83’üncü maddesinde belirtildiği gibi bu Mahmut Tanal gibi mesela sürekli suç işleme potansiyeli olan insanlara uygulanmamalı. Yani polisin üstüne su atmak bir mukavemettir ve polisin işini yapması, kolluk kuvvetinin işini yapmasına mâni olmaktadır. Bu suç halidir. Bu Anayasa 83 koruma kapsamına değerlendirilmeden derhal hakkında soruşturma açılmalıdır. Yani biz bunu bu şekilde yapmadıktan sonra sürekli aynı şeyleri yapacak arkadaşlar. Devlet bugün gereğini yapar. Yarın her şey düzene girer.
Demokrasi cilvesi
Yani bu dünyanın her yerinde böyledir. İnsanlar veya kurumlar kendi lehlerine olduğu zaman her şeyin uygulanmasını isterler. Demokrasi için de böyledir, hukuk için de böyledir. Kendi lehlerine ise olur, aleyhlerine ise olmaz. Hem CHP hem AK Parti yargısı değil yani YSK’ya, Yargıtay’a itiraz eder, etme ikilemiyle karşılaşırsın. Bunların hukuk kavramını kendi dünyalarına göre doldurmalarına şaşırmamak lazım. O mahkemelere bağımsızlık verilmiş, yargı kararı verilmiştir. Kaldı ki herhangi bir kayyum atanması falan da söz konusu değildir. Sadece demokrasiyi ve kamu düzenini korumak adına ayrı bir çerçevede bir karar verilmiş ve eski genel başkanları göreve gelmiştir. Burada CHP’ye müdahale edilebilecek hiçbir şey yok. Eski genel başkanları gelmiş, tekrar ve parti içi demokrasiyi kullanarak kongrede kozlarını paylaşmıştır. Ülkenin huzurunu bozmanıza kimse müsaade etmez. Devlet gereğini yapar.”
HUKUK BAZEN ACITIR
Demokratlar Platformu Genel Sekreteri Av. Yurdal Kılıçer ise şunları dile getirdi: “Türkiye bir çadır devleti değildir; büyük ve köklü bir devlettir. Türkiye’yi yönetmeye talip olduğunu iddia eden ana muhalefet partisi CHP, ülkeyi daha demokratik, hukuk devletine saygılı ve daha müreffeh bir ülke yapma hedefi olduğunu ifade etmektedir. Ancak bugün gelinen noktada yaşanan kaos, kriz ve kargaşa ortamı; devletin mahkemelerince verilen, anayasal olarak devletin üç temel organından biri olan yargı organının kararlarının uygulanmasına yönelik tartışmalar, CHP açısından ciddi bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Yargı kararlarının uygulanmaması ve bu süreçte devletin polisiyle karşı karşıya gelinmesi, CHP’nin bir siyasi parti gibi değil, adeta illegal bir yapı görüntüsü oluşturmasına yol açmaktadır. Bu durum hem CHP’nin geleceği, hem Türkiye Cumhuriyeti, hem de halk ve CHP seçmeni açısından kabul edilemez ve anormal bir tablo olarak görülmektedir. CHP, hukuk sadece kendi lehine karar verdiğinde mi hukuku kabul etmektedir? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu partisi olduğunu iddia eden CHP’nin, bugün gelinen noktada devletin polisiyle karşı karşıya gelmesi, kendi söylemleriyle açık bir çelişki oluşturmaktadır”