Nişan diyerek geçmemekte fayda var. Nişan evlilik kadar hukuki olarak çiftleri bağlayabiliyor. Nişanın tek tarafın kusuru ile bozulmasıyla birlikte karşı taraf hem maddi hem de manevi açıdan belli sorumluluklara giriyor. Yani nişan yaparken ya da herhangi sorunda nişan bozmak için iyi düşünmek gerekiyor.
Nişanlılık 4.721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 118. maddesi ve devamı hükümlerce düzenlenen nişanlanma, bir aile hukuku sözleşmesidir ve hukuki işlemdir. Yani bilinenin aksine Nişanlılık aslında evlilik gibi ciddi hukuki bir sorumluluk getiriyor.
Nişanlanma, evlilik ile sonuçlanmadığı vakit nişanın bozulması nedeniyle tazminat davası açma hakkı bulunuyor. Ancak nişanlılardan birinin haksız bir sebeple ya da kavga ile nişanı sona erdirmesiyle, zarar gören çiftlerden bir kişi nişanı haksız sebeple sonlandıran kişiden maddi ya da manevi tazminat isteme hakkına sahip olabiliyor.
Nişan bozulmasında ise hukuki olarak bazı şartlar aranmakta. Mahkeme önünde haklı olarak gösterilebilecek davranışlar; sadakatsizlik, diğer nişanlının ailesine ya da akrabasına karşı hakaret eder tavırları, fiili kavga ve ya darp, aşırı kıskançlık, kumar gibi kötü alışkanlıklarının olması gibi davranışlar tazminat davası için yeterli olabiliyor.
‘NİŞAN ATMA’ KAVGASINDA TAZMİNAT ÖDEDİLER
2022 yılında da yaşanan bir örnek emsal bir karar niteliği taşıyor.
İstanbul’da 22 yaşındaki damat adayı ile 18 yaşındaki genç kız arasında ailelerinin de isteğiyle nişan yaşanmış, Çiftler arasında yaşanılan tartışmalar üzerine damat adayının ailesi, gelin adayının evine gitmişti. Yaşanan tartışma sonrasında damat tarafı, kız tarafını darp etmişti. Nişanın bozulmasıyla sonuçlanan olayların ardından açılan ceza davasında damat adayı ve annesi cezaya çarptırıldı.
Emsal nitelikteki kararda; "Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır" denildi.