• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Nakkaş Sinan Bey'in mezar taşı gün yüzüne çıktı! Fatih Sultan Mehmet'in ressamı Bursa'da

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Nakkaş Sinan Bey'in mezar taşı gün yüzüne çıktı! Fatih Sultan Mehmet'in ressamı Bursa'da

Fatih Sultan Mehmed’in portresini çizen ressamlar arasında adı öne çıkan Nakkaş Sinan Bey’e dair yeni bilgiler gün yüzüne çıktı. Şehir tarihçisi Samet Altıntaş’ın iddiası vardı! Araştırmalarına göre, Nakkaş Sinan Bey’in kabri aslen 1944 yılında istimlak edilen Bursa’daki Deveciler Kabristanı’ndaydı. Mezar taşı ise bugün Yeşil Medrese’de, yani günümüzdeki Türk-İslam Eserleri Müzesi’nde kayıtlı. Fatih Sultan Mehmet Hakk'a yürüyüşünün 544’üncü yıldönümünde kabri başında dualarla anılıyor.

Karar'da yer alan habere göre, Fatih Sultan Mehmed’in portresini çizen ressamlar arasında adı öne çıkan Nakkaş Sinan Bey’e dair yeni bilgiler gün yüzüne çıktı.

Araştırmacı Samet Altıntaş, 15. yüzyıl Osmanlı sanatında portre geleneğini başlatan bu önemli sanatçının mezar taşının Yeşil Medrese’de bulunduğunu açıkladı.

Tarihî tablo “Gül Koklayan Fatih”in ardındaki ismin de artık netleştiği belirtiliyor.

Fatih Sultan Mehmed’in Batı sanatına olan ilgisi, İstanbul-Venedik hattında şekillenen bir sanat etkileşimiyle Osmanlı tarihine damgasını vurdu. Bu etkileşimin belki de en görünür mirası ise “Gül Koklayan Fatih” tablosu.

Bugüne dek Gentile Bellini ya da Nakkaş Sinan Bey’e ait olduğu iddia edilen bu tasvirin, son araştırmalara göre Sinan Bey’in öğrencisi Şiblizâde Ahmed Çelebi’ye ait olduğu yönünde ciddi bir uzlaşı oluşmuş durumda. Ancak bu tablonun gölgesinde kalan bir başka hikâye daha var: Bizzat Fatih’in ressamı olarak anılan Nakkaş Sinan Bey’in mezarı.

MEZAR TAŞI YEŞİL MEDRESE’DE

Şehir tarihçisi Samet Altıntaş’ın araştırmalarına göre, Nakkaş Sinan Bey’in kabri aslen 1944 yılında istimlak edilen Bursa’daki Deveciler Kabristanı’ndaydı. Mezar taşı ise bugün Yeşil Medrese’de, yani günümüzdeki Türk-İslam Eserleri Müzesi’nde kayıtlı. Altıntaş, “Bu mezar taşı Sinan Bey’in ‘Fatih’in ressamı’ sıfatıyla ne kadar kıymetli bir figür olduğunu açıkça gösteriyor. Yetkililer bu şahideyi kamuoyunun dikkatine sunmalı, bilgilendirici levhalar ve görsellerle desteklemeli.” diyerek bir çağrıda bulunuyor.

PORTRE GELENEĞİNİN MİMARI

Gelibolulu Mustafa Âli’nin “Menâkıb-ı Hünerverân” adlı eserinde de yer verilen bilgilere göre, Sinan Bey Rönesans eğitimi almış, Venedik’te nakkaşların en iyilerinden eğitim görmüş bir Osmanlı sanatçısıydı. Sanat tarihçileri onun, Floransa ve Venedik’teki usta atölyelerden Osmanlı sarayına uzanan sanat anlayışını taşıyan ilk figür olduğunu belirtiyor.

Fatih’in portrelerini çizmekle kalmayan Sinan Bey’in, Osmanlı saray resminde Batı’dan etkilenmiş ilk portreci olduğu da ifade ediliyor. Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde yer alan bazı eserlerde, sanatçının izleri hâlâ sürülebiliyor.

GÜL KOKLAYAN FATİH KİMİN?

Ünlü “Gül Koklayan Fatih” tasvirinin kime ait olduğu yıllardır sanat tarihçilerinin tartışma konusuydu. Bellini mi, Sinan Bey mi, yoksa başkası mı? Oktay Aslanapa gibi uzmanlar, bu tablonun yerli bir sanatçı tarafından yapıldığını savunuyordu. Son dönem araştırmaları ise, bu meşhur portrenin, “Bursalı Ahmed” olarak tanınan Şiblizâde Ahmed Çelebi’nin fırçasından çıktığını gösteriyor. Şiblizâde'nin portrecilikte dönemin en öne çıkan ismi olduğu belgelerle sabit.

Samet Altıntaş’ın ifadesine göre, “Bu resim tahminen 1480 tarihli. Yani Fatih Sultan Mehmed’in vefatından bir yıl önce. Sanatçının ustası Sinan Bey ve onun Avrupa tecrübesi göz önüne alındığında, öğrencisi Ahmed Çelebi’nin böylesi bir eseri ortaya koyması oldukça anlamlı.”

FATİH’İN SANATA AÇILAN YÜZÜ

Fatih Sultan Mehmed’in sanata ve Batı’ya olan ilgisi sadece resimle sınırlı kalmadı. Bellini ile birlikte İstanbul’a gelen heykeltıraşlar, mobilya ustaları ve hatta bir org sanatçısı, Osmanlı sarayında Batı sanatının farklı yönlerini temsil etti. Fatih’in yaptırdığı Avrupa tarzı bir köşkün duvarlarını Gentile Bellini’nin resimlediği dahi rivayet ediliyor.

Sanat tarihçilerine göre, Fatih’in portrelerinde Rönesans etkisi belirgin. Özellikle “Gül Koklayan Fatih”teki yüz ifadesi ve kıyafet detayları, İtalyan resim tekniklerinin Osmanlı sarayında ne kadar benimsendiğini gösteriyor.

YENİ BİR ROMANIN İLHAMI OLABİLİR Mİ?

Altıntaş, bu keşfin yalnızca sanat tarihi açısından değil, edebiyat açısından da değerli olduğunu düşünüyor. Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanında III. Murad döneminin nakkaşlarını konu aldığını hatırlatan tarihçi, “Sinan Bey’in hikâyesi de İstanbul-Venedik hattında geçen bir romanı hak ediyor. Kim bilir, belki bu sessiz figür, yeni bir romanın başkahramanı olur” diyor.

Fatih Sultan Mehmet kaç yaşında öldü ve neden öldü?

Atla gidemiyecek derecede dermansız olduğundan araba ile yola çıktı. Bitkin bir halde Gebze'ye yakın Tekir Çayırı veya Hünkâr Çayırı ordugâhına indi ve 886 Rebiulevvelinin dördüncü Perşembe günü akşama yakın (4 Mayıs 1481) elli bir yaşında vefat etti. İstanbul'dan çıkışiyle ölümü arasından yedi gün geçmişti.

Fatih Sultan Mehmet Portresi

Fatih Sultan Mehmet'in Portresi, Venedikli ressam Gentile Bellini'nin Osmanlı padişahı II. Mehmed'i tasvir ettiği bir tablodur.

TRT 1’de yayınlanan "Mehmed: Fetihler Sultanı" dizisinde Fatih Sultan Mehmed Mimarbaşı Hristo’nun elini kesti. Tartışma konusu olan sahne gerçek mi? Fatih mimarın elini kesti mi? Fatih Sultan Mehmed’i kim yargıladı? Tarihçiler bu konuda ne diyor?
Bu sahneler sosyal medyada tartışmalara konu oldu sahneler izleyiciden tepki topladı.

Tarihi kaynaklara göre dizideki bu sahnede yer alan hatalar ve çelişkiler şöyle:

İstanbul’un ilk kadısı Hızır Çelebi olsa da bu mahkeme onun huzurunda yapılmış olamaz. Çünkü fetihten sonra 7 sene İstanbul kadılığı yapan Hızır Çelebi Fatih Camii'nin yapılmasından çok önce vefat etmişti.
Osmanlı tarihçilerine göre kadı padişahı had suçlarında yargılayamaz. Muhakeme edip mahkumiyet veremez. ‘Divan-ı Mezâlim’ adı verilen sultanların davaları Divan-ı Hümâyun’da hususi usul kaidelerine göre bakılır.
Kadı had suçlarında kısas hükmettiğinde bu ceza hemen orada görülmez. Hüküm başka zamanda uygulanır.
El kesme cezası kütük üstünde kılıçla değil, hekimler, doktorlar tarafından cerrahi bir müdahaleyle gerçekleştirilir.

FATİH SULTAN MEHMED MİMARBAŞININ ELİNİ KESTİ Mİ? HİKAYENİN ASLI

Fatih Sultan Mehmed’in Fatih Camii yapılırken mimarbaşının elini kesmesi hikayesi sadece Evliya Çelebi tarafından anlatılmaktadır. Bunun dışındaki hiçbir tarihi kaynakta Fatih Sultan Mehmed ile alakalı böyle bir olay yazılmamıştır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23