Anne adaylarının alkol alması ve sigara içmesi bebeğin sağlığını tehlikeye atıyor.
Gebelerin alkol alması, sigara içmesi yavrusunu daha dünyaya getirmeden zehirlemesi anlamını taşıyor. Çünkü alkol plasentadan kolaylıkla geçerek anne karnındaki bebeğe ulaşıyor ve zarar veriyor. Günde 30 gr saf alkol kullanan annelerin bebeklerinde %10 fetal alkol sendromu ortaya çıkıyor.
Mikrosefali yani başın küçük olması kadar gelişme geriliği, zihinsel gerilik, kalp, kol ve bacaklarda anormallikler alkol sendromun sonucunda ortaya çıkan facialar. Onun için annelere, anne adaylarına alkolden uzak durmaları önemle tavsiye ediliyor.
Alkolik gebelerde genelde var olan kötü beslenme alışkanlığı da bebek üzerinde olumsuz etki yapıyor. Alkolik gebelerde çinko ihtiyacı önemli ölçüde artıyor.
Sigara ise fetusun gelişmesini engelliyor. Sigara içen gebelerde düşük ve erken doğum riski ve düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riski var. Ayrıca sigarada bulanan nikotin bebeğin eşi olan plasentanın erken ayrılmasına sebep olabilir. Sigara içen gebelerin bebekleri ve kendileri için yeterli besin alamadıkları biliniyor. Sigara metabolizma hızını artırıyor. Dolayısıyla C vitamini tüketimi artıyor. Sigara içmeye devam eden gebelerin vitamin ihtiyaçları çoğalıyor.
Gebelikte zaten kısmî kansızlık problemi oluşur, sigara içimi mevcut kanın bebeğe oksijen taşıma kapasitesini daha da azaltır. Dolayısıyla bebek anneden daha az oksijen alarak rahim içinde sıkıntıya girer. Anne adayları sadece kendi sağlıklarını değil, bebeklerinin sağlığını da bile bile tehlikeye atar.