Hokkabazlar! Marx ve Sokrates’i bırak Sarıyer’deki 2 villadan bahset
Yeni AKİT yazarı Ali Karahasanoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yolsuzluk davasının dünkü duruşmasında tutuklu sanık Mehmet Pehlivan’ın sergilediği tutumu köşesine taşıdı. Karahasanoğlu, sanığın savunma yapmak yerine tarihi ve siyasi figürler üzerinden "filozofluk" yapmaya soyunduğunu belirtti.
Karahasanoğlu, sanık Pehlivan’ın savunmasını "lüzumsuz" ve "iddialarla ilgisiz" olarak nitelendirdi. Yazıda, sanığın Gezi eylemleri sanığı Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı, Sokrates, Lula da Silva ve Marx gibi isimlerden bahsettiği, ancak davanın temelini oluşturan Sarıyer’deki iki villa iddiasına dair tek kelime etmediği vurgulandı.
"Hokkabazlık" tepkisi: İmamoğlu hatırlatması
Pehlivan’ın savunma esnasında diğer sanıkların söz hakkı istemesine itiraz etmesini eleştiren Karahasanoğlu, bu tavrı "hokkabazlık" olarak tanımladı. Yazıda, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da benzer şekilde duruşmalarda araya girme isteği hatırlatılarak, sanıkların tutarsız tavır sergilediği öne sürüldü.
Rüşvet pazarlıkları ve sahte tutanaklar yanıtsız kaldı
Sanığın tarihi olaylara atıfta bulunarak yargılamayı sabote etmeye çalıştığını belirten Karahasanoğlu, şu soruların cevapsız kaldığını hatırlattı:
- Müteahhidin İBB Başkanı’na 1 milyar TL’lik taşınmazı bedelsiz vermesi,
- İhale usulsüzlükleri,
- Otel köşelerindeki rüşvet pazarlıkları,
- Sahte arabuluculuk tutanakları.
"Örgütün ifşası" iddiası
Duruşma salonunda avukatların topluca itiraz etmesini ve mahkeme başkanına verdikleri yanıtları yorumlayan Karahasanoğlu, bu durumu bir "ifşa" olarak değerlendirdi. Karahasanoğlu, bu savunma stratejisiyle sanıkların mahkumiyeti şimdiden kabullendiklerini iddia etti.
Ali Karahasanoğlu’nun yazısını okumak için tıklayın>>>

