• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hızlı okuma tekniği nedir?

Yeniakit Publisher
2018-10-31 12:53:00 -
Hızlı okuma tekniği nedir?

Bütün mesele beyine ulaşabilmekte...

Birçoğumuzun okuma hızı dakikada 200 kelime civarında. Fakat gözleri ve beyni eğitme yoluyla 5 kat daha hızlı okumanın mümkün olduğu söyleniyor.

Yani, dakikada okunan kelime sayısını 1000’e çıkıyor böylece.

Bu, üç parmak kalınlığındaki bir romanı 9 saatte, okuyup bitirmek demek. Aklınıza yatmadı mı?

Göz retinasının ortasındaki "fovea bölgesi", kelimeleri ve harfleri tanımamız için gereken net görüntüyü sağlayan bölgedir. Okurken kelimeden kelimeye odaklanır, yani gözümüzü sektiririz.

Fakat bazen sektiğimiz yeni kelime foveanın tam merkezinde değildir ve bu durum onu tanıyıp okumamızı yavaşlatıyor.

Okumak ve anlamak aynı şey mi?

Değil tabii.. Anlamadıktan sonra okumak gözleri yormak!.. Birçok hızlı okuma tekniği, yeni kelimenin daima foveada doğru yerde olmasının sağlanmasıdır.

Fakat asıl mesele kelimeleri görüp tanımadan ziyade onları anlamak için harcanan vaktin okumayı yavaşlatması..

Özellikle uzun ve aşina olmadığımız kelimeleri tanıyıp anlamak daha uzun zaman alıyor.

Mesela, konuşma sırasında bir kelimeyi kaçırmışsak konuşmacının tonlaması, vurguları, jestleri gibi başka araçlarla o boşluğu doldurarak söyleneni anlama yoluna gideriz.

Yazılı kelimeler bu ipuçlarından yoksundur ve bu durum kavramayı zorlaştırır.

Boşlukları doldurmak

Alışkanlık kazanmış okur, zihnî bir refleksle kaçırdıkları kelimelerin yerini doldurmak için eski bilgi ve tecrübelerini kullanır.

Bu durumdaki insanlar yazarın yazdığını anlamak yerine, tek tek kelime ve kendi birikimlerini algılıyor. Okudukları konu hakkında ön bilgileri ne kadar fazlaysa okuduklarından da o kadar bilgi çıkarabiliyorlar.

Yani hızlı okuma teknikleri okurun kaçırdığı bölümleri kendisinin doldurması esasına dayanıyor.

Ancak yakalanan kelimeler arasındaki boşluklar o kadar büyük olabiliyor ki metni anlamak da imkânsız hale gelebiliyor.

Araştırmalar, dakikada işleme konan kelime sayısı 500’ü aştığında idrakin büyük oranda azaldığını gösteriyor.

YAZARIN SORUMLULUĞU

Ancak hızlı okuma adaylarının, hızlı okumak için gelişkin beyin eğitimi tekniklerini beklemek zorunda olmadıkları belirtiliyor.

Kelimelerin doğru yazılışını bilmenin de hızlı okumayı etkilediğini ve yazımla ilgili çalışmaların hızlı okumaya katkıda bulunacağını belirtiyor.

Sade bir dille, kısa cümlelerle yapılan bir yazılı anlatım; kuşkusuz daha çabuk okunup kavranıyor.

Usta yazarlar bunun farkında.

Bezdirmeden okutmayı, merak ettirerek okutmayı, anlaşılır biçimde, kısa ve öz yazıyorlar.

Sık sık paragraf başı yapmak buna önemli bir katkı sağlıyor.

Çok biliyorum, farkında mısınız; ukalalığı yapmayan samimiyete sahip yazarlar seviliyor.

Böyle durumlarda, bizi dakikada 500 kelimeden fazla okuyup anlama başarısına doğru götürebilir..

Yani hızlı okumayı başarmada, okur kadar yazar da sorumluluk taşıyor..

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23