• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Elleriniz şişiyorsa...

Yeniakit Publisher
2018-10-31 15:20:00 -
Elleriniz şişiyorsa...

Şişen eller ve ayaklar büyük bir hastalığın habercisi olabiliyor. Yoruldum elim şişti bacağım şişti deyip sakın es geçmeyin.


Cilt altında bulunan lenf sıvısı enfeksiyon oluşumunu etkilemektedir. Ancak bu sıvı bloke olduğunda kol ve bacakta şişme görülür. Bu şişmeler sonucunda ise lenfödem yani fil hastalığı meydana gelir..

KAN DOLAŞIMI GİBİ

Tıpkı kan dolaşımı gibi cilt altında da lenf sıvısı sürekli olarak dolaşım sağlar.

Bu dolaşım sayesinde cilt altı ve ciltte bulunan, çeşitli enfeksiyonlara yol açabilecek olan bakteriler uzaklaştırılır. Lenf sıvısı tarafından toplanan zararlı atıklar lenf düğümlerine taşınır. Lenf düğümlerinde de bütün bu atıklar yok edilir.

Rabbani bir hikmetle bedende akla durgunluk veren bir temizlik yapılır.

İşte bu dolaşımın engellenmesi sonucunda fil hastalığı adıyla da bilinen lenfödemin ortaya çıkıyor. Lenfödemin doğumsal olsa bile 35 yaş ve sonrasında ortaya çıkabiliyor.

Lenf kanalları kanser yüzünden ya da doğuştan tıkalı olabiliyor.

Lenf düğümlerinin tıkanması sonucunda kollarda ve bacaklarda şişlikler oluşuyor ve bedenin sahibinden yardım istiyor!

Lenf kanallarının tıkanmasının birden fazla sebebi var. Bazı durumlarda bebek anne karnında gelişirken bu kanallar gelişmeyebiliyor ve doğuştan bebeğin bir kolu veya bir bacağı bazen iki uzvu da şiş olabiliyor. Bazı durumlarda ise doğumsal olan şişlikler kendini yıllar sonra gösterebiliyor. Bu duruma annenin hangi davranışlarının ya da beslenmesinin sebep olduğu bugün henüz açıklık kazanmış değil.

KANSER DE ÇOK ETKİLİ

Öte yandan kanser tek başına lenf düğümlerinin tıkanmasına sebep olabiliyor veya lenf düğümlerinin yanında büyümüş olan tümör lenf düğümlerine baskı yaparak lenf sıvısının boşalmasına sebep olabiliyor. Kanser tedavisi sırasında sadece cerrahi değil, radyoterapi de lenf kanallarının veya düğümlerinin tıkanmasına yol açarak kolu veya bacağı şişirebilir.

YAŞLILIK VE OBEZİTE

Ne var ki kanser tedavisi alan herkeste lenfödem gelişmez. Ancak kanser olanlarda yaş ileri ise, obezite ve artrit varsa lenfödem gelişme riski daha yüksek.. Ateş atakları da görülebilir. Lenfödem bir kolu, bacağı veya her iki tarafı da etkileyebilir. Kolun veya bacağın bir kısmı veya tümü şişebilir. Bazı durumlarda sadece parmakların şiştiği görülür.

Hasta lenfödem gelişen tarafta ağırlık, ağrı ve hareket kısıtlılığı hissedebilir.

Hastaların bir diğer şikayeti de tekrarlayan enfeksiyonlardır. Lenf akımı bozulduğu için, lenf sıvısı birikir ve bakterilerin bulaşması ile zaten mikropların üremesi için çok uygun olan bu sıvı kolaylıkla enfeksiyonu başlatır.
yine erken teşhis!

Enfeksiyon geliştiği takdirde lenfödem olan taraf daha fazla şişer, kızarır, daha sıcak olur, bazen hastada inip çıkan ve titreme ile gelen ateş atakları olur. Ayda bir kol ve bacak çapları ölçülmeli ve özellikle kanser tedavisi sonrası bacakta veya kolda hafif de olsa bir şişme fark edildiyse tedaviye hemen başlamak gerekir. Erken teşhis lenfödemde de başarı şansını arttırır.

Onun için şişlik belirgin olarak fark edilmeye başlamadan önce tanıyı atlamamak için hastaların en azından ayda bir kez bir mezura ile kol veya bacak çaplarını ölçmeleri ve fark varsa doktora başvurmaları önerilir.

HAFİF YÜRÜYÜŞLER..

Lenfödem tedavisinde hastanın egzersiz yapması önemlidir. Bu egzersizler lenf sıvısının koldan veya bacaktan boşaltılmasını kolaylaştırır. Ancak bu hareketler aşırı yorucu olmamalıdır. Günlük aktiviteyi taklit eden egzersizler olmalıdır: Hafif yürüyüş, alışveriş torbası taşımak gibi.

Lütfen uyarılara kulak verin

Lenfödem tablosunun ortaya çıkması ile vücutta ilgili bölgelerde, sıvı birikimi sonucu, şişmeler meydana gelir. Lenfödemin oluştuğu bölgeye bağlı olarak da hastaların günlük hayatlarında önemli bir aksamalar görülür.

Anksiyete, depresyon ve uyum sorunları, sosyal ve cinsel problemler açığa çıkar.

Lenfödemli kol veya bacak kolayca enfeksiyon kapar ve daha da kötüleşerek hastanın genel sağlığını da olumsuz etkiler.

Tedavi görmemiş, yetersiz veya yanlış tedavi gören hastaların kol ve bacak şişmeleri giderek artar. Gelişen bu problemler genellikle tedavinin başarısını da etkilemektedir.

Hamilelikte ayak masajı faydalı oluyor

Hamilelerin en çok yaşadığı sorunlardan olan ayaklarda ödem, şişme ve buna bağlı rahatsızlıkların düzenli ayak masajı ile azaltılabiliyor.

Gebeliğin son döneminde gelişen ayak ve ayak bileği ödeminin azaltılmasında, alternatif bir tedavi yöntemi olan ayak masajının etkisini değerlendirmek amacıyla deneysel bir çalışma yapıldı.

Konuyu araştıran Manisa Üniversitesi’nden Dr. Ayden Çoban, bizzat uzmanlardan masaj dersi alarak 80 hamileye 5 gün boyunca 20’şer dakika ayak masajı yaptı.

Çalışmanın sonunda, düzenli yapılan ayak masajının gebeliğe bağlı gelişen ayak ve ayak bileğinde görülen ödemin azaltılmasında etkili olduğu görüldü. Ayrıca ayak masajının gebelerde, ödeme bağlı ağrı, yorgunluk ve uykusuzluğu azalttığı da belirlendi.

Masaj kesilince ödem ve ödeme bağlı gelişen şikâyetlerin devam ettiği de anlaşıldığı için gebeliğe bağlı ayak ve ayak bileğinde ödemi olan gebelere düzenli ayak masajı tavsiye edildi.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23