Bu yıkıma ‘dur’ deyin! Hukukçular: istanbul sözleşmesi kadını yaşatmıyor, yıkıyor
Sözde kadına şiddeti önleme adına getirilen ancak, şiddeti önlemek bir yana kadın cinayetlerinin artmasına, yuvaların dağılmasına, babaların evden atılıp çocukların yuvalarından koparılmasına sebep olan İstanbul Sözleşmesi’ne tepki gösteren hukukçular, “Bizim kültürümüzle uyuşmayan bu sözleşme iptal edilsin. Bu yıkıma artık bir dur denilsin” çağrısında bulundu.
Hakkı Bilir İstanbul
Akit’in istatistiksel verilerle deşifre ettiği İstanbul Sözleşmesi’nin tahribatıyla ilgili son noktayı hukukçular koydu. Uzman hukukçular, fesat sözleşmenin yaşatmadığı aksine öldürdüğünü, yıktığını ve parçaladığını söyledi. Kadın cinayetlerinin arttığı, boşanmaların fırladığı, evliliklerin azaldığı, doğum sayısının düştüğü, annelik yaşının geciktiği, milyonlarca babanın evinden atıldığı, binlerce çocuğun yuvasından koparıldığı İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili hukukçulardan tarihi çağrı geldi. Sözleşme döneminde ailelerin uçuruma sürüklendiğini gözler önüne seren haberlerimizle ilgili görüş belirten uzman hukukçular; İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Toplum yapımıza uymuyor
Akit’e konuşan Hukukçu Saygun Çelebi, sözleşmeden çekilmek için hiçbir hukuki engelin olmadığını belirterek, “Sözleşmeden her zaman çekilebilirsiniz. Tek taraflı olarak ‘ben bu sözleşmeden çekiliyorum’ diyebilirsiniz. Buna mani bir durum yok. Fonlar sağlıyor ama vazgeçilmeyecek fonlar değil. Lakin artısına eksisine baktığınızda bu sözleşmede senin aile yapını zedeleyen unsurlar var. Bu durumda bu sözleşmeyi elinin tersiyle itmen gerekiyor” dedi. 6284 Sayılı Kanunun iç hukukla ilgili olduğunu ancak İstanbul Sözleşmesi’nin uluslararası boyutunun olduğuna vurgu yapan Çelebi, “6284 Sayılı Kanun, İstanbul Sözleşmesi’nden bağımsız olarak yeniden düzenlenebilir. İç hukukla ilgili. Bunu İstanbul Sözleşmesi’nden bağımsız da düzenleyebilirsin. Bu sözleşmenin götürüsü çok daha fazla. Bir sözleşme, senin toplum yapına uygun mu? Başkaları için uygun olan sözleşme Türkiye için uygun olmayabilir. Aynı kültür içinde bile değiliz. Bir sözleşme ile bir ülkenin aile yapısını başka bir ülkeye dahil edemezsiniz. Bu mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Kaldırılması revize edilmesinden daha kolay
Avukat Ali Osman Bağırgan, “Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi İstanbul Sözleşmesi bir nas değildir. Tahribata ve toplumsal bir huzursuzluğa neden oluyorsa kaldırılması gereklidir” dedi. İstanbul Sözleşmesi’nin toplum tarafından benimsenmediğine dikkat çeken Bağırgan, “Devlet isterse sözleşmeden çekildiğini beyan edebilir. Bunun önünde herhangi bir engel yok. Bizim kültür yapımıza uymadığı ve bu uyumsuzluğun bazı sorunlara yol açtığı aşikar. Ben bir hukukçu gözüyle baktığımda, kaldırılmasının revize edilmesinden daha kolay olduğunu görüyorum. İstanbul Sözleşmesi’nin içeriğini kendi kültürümüzden damıtarak kendimiz yasalarımıza koymalı ve uygulamalıyız. Böylece çok daha sağlıklı bir sonuç elde edebiliriz” şeklinde konuştu.