İstanbul’da 12 Kasım’da gerçekleşen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde alınan kararların tarihi niteliğini hatırlatan Yıldırım, "Bu zirve önümüzdeki döneme ışık tutacak 'Türk dünyası-2040' vizyonu olarak adlandırılan belgenin kabulüne de vesile oldu. Bu zirvenin Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda yapılmış olması ayrıca çok kıymetliydi. Çünkü Demokrasi ve Özgürlük Adası, Türkiye’nin çok partili hayatında iktidar olmuş Adnan Menderes’in ve iki bakan arkadaşının yargılanıp, bir darbe sonucu idam edildiği adanın yeniden demokrasi ve özgürlük adası olarak düzenlenmesi ve ilk uluslararası toplantının gerçekleştirdiği yerdir. Merhum Adnan Menderes, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri bünyesinde ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan 2 bine yakın Kazak Türkü’nü Türkiye’ye kabul etmiş ve onların en zor günlerinde gereken desteği vermiştir." dedi. Yıldırım, teşkilat bünyesindeki Aksakallar Konseyinin kurumsal yapısının güçlendirildiğine işaret ederek, "Liderlerin tasvibiyle bizi de bu konseyin başkanı olarak uygun gördüler. Bu vesileyle, şahsımıza duyulan bu güvenden dolayı tüm liderlere şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu. Dünyanın jeopolitik ve jeoekonomik merkezinin Asya’ya kaydığı bu dönemde Türk Devletleri olarak iş birliklerini geliştirdiklerini dile getiren Yıldırım, "Esasında şu anda bulunduğumuz yer tarihin her döneminde önemli olmuş bir yerdir. Çünkü bazen doğudan batıya bazen de batıdan doğuya ticaretin, kültürün, turizmin ana güzergahı olan Tarihi İpek Yolu bu bölgeden geçti. Başlangıçta dünyanın zenginlik noktaları doğudaydı. Doğudan batıya hareket etti ve 20. yüzyılda batı doğuya göre daha zengin oldu. Göçler hep doğudan batıya gitti. Ancak 21. yüzyılın başlarından itibaren durum tekrar tersine döndü. Artık gelecek doğunun. Zenginlik doğuya doğru kayıyor." dedi. Yıldırım, geçen yüzyılda havacılığın merkezinin Batı'da olduğunu anımsatarak, "Şimdi Türkiye’nin bulunduğu Anadolu coğrafyasına kaydı. O yüzden üç kıtanın buluştuğu, tarihi açık hava müzesi niteliğindeki İstanbul’a dünyanın en büyük havalimanını yapmaya karar verdik. Bugün havalimanımız güçlenerek, büyüyerek yoluna devam ediyor. Hem Avrupa hem Asya ve Afrika’nın buluşma noktası haline gelmiş vaziyette." değerlendirmesini yaptı. Türk devletlerinin bulunduğu coğrafyanın hem ekonomik hem beşeri açıdan büyük potansiyeli barındıran bölge olduğunu aktaran Yıldırım, "1,3 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklük, 5 milyon kilometrekarelik bir coğrafya alanı ile 600 milyara yaklaşan bir ticaret hacminden ve 160 milyon nüfusa hitap eden bir coğrafyadan bahsediyoruz. Bu rakamlar bile tek başına bölgesel olarak küresel anlamda ne kadar önemli bir topluluğa, ne kadar önemli bir teşkilata sahip olduğumuzu göstermektedir." ifadelerini kullandı. Yıldırım, kardeş Azerbaycan’ın kazandığı 44 günlük vatan savaşı sonunda azat olan Karabağ toprakları ile Türk dünyası birliğinin daha da güçlendiğini belirterek, "İleride Azerbaycan’a Nahçıvan üzerinden direkt ulaşımının da hayata geçmesiyle birlikte coğrafyamızdaki süreklilik sağlanmış olacak ve Avrupa’dan ve Balkanlar'dan çıkan trenler rahatlıkla Asya’nın, Uzak Doğu’nun kalbine kadar gitmiş olacaklar." dedi.