• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Yaşlılarımızın nüfus içerisindeki payı artıyor: Türkiye’nin toplumsal yapısı grileşiyor!

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Yaşlılarımızın nüfus içerisindeki payı artıyor: Türkiye’nin toplumsal yapısı grileşiyor!

Türkiye’de yaşlı nüfusun artmasının yalnızca demografik bir değişim olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Sosyolog Dr. Berat Dağ, aileden ekonomiye, sağlıktan sosyal güvenliğe kadar toplumsal kurumların bu dönüşüme hazırlanması gerektiğini söyledi. Dağ, “Türkiye’de de yaş almış birey nüfusunun artması, ülkenin grileşen bir toplum yapısı bağlamında değiştiğini göstermekte” ifadelerini kullandı.

#1
Foto - Yaşlılarımızın nüfus içerisindeki payı artıyor: Türkiye’nin toplumsal yapısı grileşiyor!

TÜRKİYE “GRİLEŞEN” BİR TOPLUM YAPISINA DOĞRU DEĞİŞİYOR: Yaşlılığı üretkenliğin sona erdiği bir dönem olarak görmenin yaş ayrımcılığını beslediğine dikkat çeken Dr. Dağ, “Buradaki temel amaç, yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, uzayan yaşamın sağlıklı, bağımsız ve toplumsal hayatla bağlantılı biçimde geçirilmesidir.” dedi. Türkiye’de yaş almış bireylerin nüfus içindeki payının artmasının toplumsal kurumları da etkilediğini ifade eden Dr. Berat Dağ, “Bebek ölümlerinin azalması ve ortalama yaşam süresinin uzaması, toplumların giderek grileşmesine yol açmaktadır. Bunun bir parçası olarak Türkiye’de de yaş almış birey nüfusunun artması, ülkenin grileşen bir toplum yapısı bağlamında değiştiğini göstermektedir.” diye konuştu. Bu sürecin yalnızca nüfusun yaş dağılımındaki değişim üzerinden ele alınamayacağını vurgulayan Dağ, “Bu nedenle gelinen mevcut durumu, yalnızca demografik bir değişim olarak görmek sorunludur. Artık aile, ekonomi, siyaset, sağlık, sosyal güvenlik ve zihniyet kurumlarının da yaş almışların ihtiyaçları çerçevesinde değişmeye başlaması söz konusudur.” ifadelerini kullandı.

#2
Foto - Yaşlılarımızın nüfus içerisindeki payı artıyor: Türkiye’nin toplumsal yapısı grileşiyor!

UZUN YAŞAM, BAKIM SORUMLULUKLARINI VE DAYANIŞMA İMKÂNLARINI BİRLİKTE ARTIRIYOR: Ortalama yaşam süresinin uzamasının aile ilişkilerini ve kuşaklar arasındaki etkileşimi de dönüştürdüğünü belirten Dr. Berat Dağ, “Yaşam süresinin uzaması, farklı kuşakların daha uzun süre birlikte yaşamasını ve etkileşim kurmasını sağlamaktadır.” dedi. Yaşlı bireylerin aile içindeki konumunun toplumsal ve kültürel koşullara göre farklılaşabildiğini ifade eden Dağ, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Doğulu toplumlarda yaş almışlar, aile içerisinde daha belirleyici bir konumda olurken Batılı toplumlarda emeklilik ve ekonomik bağımlılık nedeniyle bu konum zayıflamıştır. Yine de hem gösterilen tarihî direnç hem de artan hizmet imkânları bağlamında düşünülürse bugün yaş almış bireylerin aile içinde ekonomik, duygusal ve zihniyetsel katkı sunmaya devam etmesi ihtimali vardır. Dolayısıyla uzun yaşam eşzamanlı bir biçimde bakım sorumlulukları ile kuşaklar arası dayanışma imkânlarını artırmaktadır.”

#3
Foto - Yaşlılarımızın nüfus içerisindeki payı artıyor: Türkiye’nin toplumsal yapısı grileşiyor!

YAŞLI BİREYLERİ YALNIZCA “BAĞIMLI NÜFUS” OLARAK GÖRMEK EKSİK BİR YAKLAŞIM: Yaşlı nüfusun artmasının emeklilik, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri açısından yeni ihtiyaçlar oluşturabileceğine dikkat çeken Dr. Berat Dağ, bu tablonun yalnızca mali yük üzerinden okunmaması gerektiğini belirtti. Dr. Dağ, “Yaş almış bireylerin nüfusunun artması, emeklilik ve sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki mali yükü artırabileceği gibi sağlık hizmetlerine yönelik talebi de yükseltebilir. Ancak yaş almışları yalnızca bağımlı nüfus olarak görmek eksik bir yaklaşımdır.” dedi.

#4
Foto - Yaşlılarımızın nüfus içerisindeki payı artıyor: Türkiye’nin toplumsal yapısı grileşiyor!

YAŞLI BAKIMINDA AİLE DIŞINDAKİ DESTEK MEKANİZMALARI ÖNEM KAZANIYOR: Çekirdek ailelerin yaygınlaşması, kentleşme ve yalnız yaşamanın artmasıyla birlikte geleneksel bakım modelinin de değiştiğini belirten Dr. Berat Dağ, “Çekirdek aile, kentleşme ve yalnız yaşama yoğunluğunun artması, yaş almış birey bakımının yalnızca aile içerisinde sürdürülmesini güçleştirmektedir. Buna binaen yaş alma süreci, giderek daha fazla sosyal politika konusu hâline gelmektedir.” ifadelerini kullandı. Bakım sorumluluğunun daha geniş bir kurumsal çerçevede ele alınması gerektiğini vurgulayan Dağ, şunları söyledi: “Yaş alma sürecinin tarihsel, ekonomik, toplumsal ve çevresel koşullar içerisinde şekillendiği fark edildiği zaman artık devletin, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının bütüncül bir şekilde bakım, sağlık ve sosyal destek alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi beklenmelidir.”

#5
Foto - Yaşlılarımızın nüfus içerisindeki payı artıyor: Türkiye’nin toplumsal yapısı grileşiyor!

“ÜRETKENLİĞİN SONA ERDİĞİ DÖNEM” ALGISI YAŞ AYRIMCILIĞINI BESLİYOR: Yaşlılığa ilişkin genelleyici kabullerin toplumsal dışlanmayı güçlendirebildiğine işaret eden Dr. Berat Dağ, “Yaş almışlığı üretkenliğin sona erdiği dönem olarak görmek, önemli bir yaş ayrımcılığı biçimi olarak görülebilir. Yaş almış bireyleri, sadece niceliksel işlev ölçütleri üzerinden toplumdan uzaklaştırmayı öneren yaklaşımlar, uzun süre bu ayrımcılığı normalleştirmiştir.” dedi. Yaşlılığın anlamının toplumlar arasında farklılaşabildiğini belirten Dağ, bazı yaklaşımların yaşlı bireyleri olumsuz biçimde damgaladığını, bazılarının ise bilgelik ve deneyimi öne çıkardığını ifade etti. Yaşlı bireylerin tek tip bir grup olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Dr. Dağ, “O bağlamda yaş almış bireyleri mutlak bir şekilde tek biçimli, bağımlı ve üretken olmayan bir grup olarak değerlendirmek toplumlarda ötekileştirici riskleri güçlendirecektir.” uyarısında bulundu.

#6
Foto - Yaşlılarımızın nüfus içerisindeki payı artıyor: Türkiye’nin toplumsal yapısı grileşiyor!

HEDEF, SAĞLIKLI VE TOPLUMSAL HAYATLA BAĞLANTILI GEÇİRİLEN YILLARI ARTIRMAK: Aktif yaşlanmaya yönelik politikaların yalnızca yaşam süresine odaklanmaması gerektiğini söyleyen Dr. Berat Dağ, “Aktif yaş alma açısından bakıldığında buradaki temel amaç, yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, uzayan yaşamın sağlıklı, bağımsız ve toplumsal hayatla bağlantılı biçimde geçirilmesidir.” dedi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23