Bağ, şebeke dönüşümünün yalnızca iletim hatlarıyla sınırlı olmadığını belirterek, "Elektrik şebekelerindeki yatırımlar, batarya enerji depolama sistemleri, talep tarafı katılımı ve piyasa tasarımında esnekliği ödüllendiren mekanizmalarla birlikte ele alınmadığında sistem güvenliği ve yatırım verimliliği risk altında kalıyor. Dolayısıyla esneklik hem teknoloji hem de piyasa bazlı çözümler ve bu çözümlerin etkin şekilde işlemesini sağlayacak elektrik piyasası reformlarıyla birlikte sistemin bütününde tasarlanıyor." değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca devreye giren yenilenebilir enerji kapasitesinin önemli bölümünün lisanssız yatırımlardan oluştuğuna dikkati çeken Bağ, bunun dağıtım şebekelerinin güçlendirilmesini, modernizasyonu ve dijitalleşmeyi daha da önemli hale getirdiğinin altını çizdi. Bağ, Türkiye'nin 2035 yenilenebilir hedeflerinin, Avrupa enerji sistemiyle entegrasyon açısından da fırsatlar sunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: