HİCAZ DEMİRYOLU VURGUSU Yazıcı, Abdülhamid Han döneminin stratejik projelerinden Hicaz Demiryolu’na da dikkat çekti. Hicaz Demiryolu’nun yalnızca bir ulaşım projesi olmadığını belirten Yazıcı, “Bu proje hac yolculuğunu kolaylaştırmanın yanında Osmanlı’nın Hicaz’daki idari ve askerî imkânlarını güçlendirmek, İstanbul ile İslam dünyası arasındaki bağı kuvvetlendirmek bakımından da stratejik bir projeydi” ifadelerini kullandı. Yazıcı, Hicaz Demiryolu’nun finansmanında İslam dünyasından gelen bağışların önemli rol oynadığını belirterek, “Asya’daki ve İslam coğrafyasındaki Müslümanların yaptığı yardımlar, bu projenin yalnızca Osmanlı hazinesinin veya Avrupa sermayesinin eseri olmadığını ortaya koymaktadır. İngiltere’nin bölgedeki hesaplarına rağmen Müslümanların ortak katkılarıyla yükselen Hicaz Demiryolu, aynı zamanda İslam dünyasının ortak bir projesi olmuştur” dedi. “SONER YALÇIN’I BİR PROGRAMA DAVET EDİYORUM” Turgay Yazıcı, açıklamasının sonunda Soner Yalçın’a açık bir tartışma çağrısında bulundu. Yazıcı, “Buradan Soner Yalçın’a açık bir davette bulunuyorum. Geliniz, bu konuyu bir televizyon programında veya açık bir tartışma platformunda karşılıklı konuşalım. Abdülhamid Han’ın ekonomisini, Düyun-u Umumiye’yi, Osmanlı’nın dış borçlarını, yabancı sermayeyi, Almanya ile ilişkileri, İngiltere’nin Osmanlı üzerindeki hesaplarını ve Hicaz Demiryolu’nu konuşalım” dedi. “Biz belgelerimizle, tarihî verilerle ve kaynaklarımızla bu tartışmaya hazırız. Soner Yalçın da kendi tezlerini ortaya koysun. Kamuoyu karar versin” ifadelerini kullanan Yazıcı, “Biz polemik değil, hakikatin ortaya çıkmasını istiyoruz” diye konuştu. “ABDÜLHAMİD HAN’I BORÇLA MAHKÛM EDEMEZSİNİZ” Abdülhamid Han’ın eleştirilebileceğini ancak tarihî bağlamından koparılarak değerlendirilmesine karşı olduklarını belirten Yazıcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz Abdülhamid Han’ın hiçbir icraatının eleştirilemeyeceğini söylemiyoruz. Ancak eleştirmek başka, tarihî bağlamından kopararak hüküm vermek başka şeydir. Abdülhamid Han’ı anlamak için önce onun devraldığı Osmanlı’yı, karşı karşıya olduğu büyük devletleri ve yaşadığı çağı anlamak gerekir.” Yazıcı, “Abdülhamid Han’a baktığımızda sadece borç görmüyoruz. Devlet aklı, strateji, diplomasi, istihbarat, eser, mücadele ve İslam dünyasıyla kurulan güçlü bir bağ görüyoruz” dedi. Turgay Yazıcı açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Abdülhamid Han’ı borçla mahkûm edemezsiniz. Tarihi tek bir pencereden okuyamazsınız. Geliniz Soner Yalçın, Abdülhamid Han’ı konuşalım. Tartışalım. Belgeleri ortaya koyalım. Kamuoyu karar versin. Çünkü biz Abdülhamid Han’ı yalnızca ‘Ulu Hakan’ olarak değil, Gök Sultan olarak görüyoruz.”