"Tarihsel olarak İnsan Hakları İzleme Örgütü'nü, Uluslararası Af Örgütü'nü çok destekleyen, uluslararası hukuk ve uluslararası kuruluşlar için savunma kalesi olan, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taraf olan, Birleşmiş Milletler'in, Oxfam'ın, Save the Children'ın yardım çalışmalarını savunan bir ülke Almanya. Sınır Tanımayan Doktorlar'ın logosuyla gezerler. Avrupa ve Alman yayıncıları, basın özgürlüğünden bahsetmeyi çok severler. Ancak Alman politik sisteminin saydığım tüm bu kurumlarla çelişmesi ve İsrail'deki aşırı sağcı gruplarla yan yana durması, suçluluk duygusunun ve İsrail'e sadakatin çok ötesine geçiyor. Sol görüşlü Almanlar bile bir şekilde (Binyamin) Netanyahu'yu savunmaya çalışıyor." Gak, sözlerini şöyle tamamladı: "19 aydır cep telefonlarımızda çocukların öldürülmesini görüyoruz. Alman politik sınıfına yabancı olmayan bir şey bu. Bir yayıncı İsrail bayrağıyla dolaşan parlak ve gala elbiseli bir İsrailli'yi öne çıkardığında, temel olarak Gazze'de öldürülen çocukları izleyen halkının, duygularını veya ahlaki sezgilerini çok da umursamadığını söylüyor."