Bu hususlara dikkat! Adeta lif ve potasyum deposu! İşte uzmanından iyi erik seçme yöntemi...
İyi erik seçmenin püf noktalarına dikkat etmelisiniz.
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İyi erik seçmenin püf noktalarına dikkat etmelisiniz.
Gördüğümüz an ağzımızı sulandıran, o parlak yeşil rengi ve kıtır sesiyle yazın ilk müjdecisi olan papaz eriği tezgahlara indi! Lif ve potasyum deposu olan papaz eriğinin, mutfakta ızgara tavuk ve balık sofralarının yanına nasıl birer lezzet bombasına dönüştüğü ortaya çıktı. İşte detaylar...
Yazın geldiğini bana takvim değil, manav tezgâhında gördüğüm ilk papaz eriği haber verir. O parlak yeşil rengi, hafif mayhoş kokusu ve dişe gelirken çıkardığı o kıtır ses… Çocukluğumun en güzel anıları arasında mutlaka bir avuç papaz eriği vardır. Annemin "Çok yeme, karnın ağrır" uyarısına rağmen hep elim tuzluğa uzanırdı. Papaz eriği bana göre sadece bir meyve değil, mevsimin habercisidir. Kirazdan önce göz kırpar, kayısıdan önce sofraya oturur ve yazın ilk heyecanını beraberinde getirir. En güzel yanı ise yalnızca tek başına yenmesi değil; salatalardan mezelere, reçellerden soslara kadar mutfakta da harikalar yaratmasıdır.
Üstelik bu minik yeşil lezzet sağlığımız için de oldukça kıymetlidir. Lif açısından zengin olduğu için sindirim sistemini destekler ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olabilir. İçerdiği C vitamini bağışıklık sistemini desteklerken, antioksidan bileşenleri vücudu serbest radikallere karşı korumaya katkı sağlar. Potasyum içeriği sayesinde sıvı-elektrolit dengesinin korunmasına destek olur. Elbette her besinde olduğu gibi ölçülü tüketmek önemlidir; özellikle çok fazla tüketildiğinde hassas mide ve bağırsaklarda rahatsızlık oluşturabilir. Papaz eriği ne tropik bir meyve kadar iddialıdır ne de egzotik bir hikâyesi vardır. Ama dalından koparıldığı an taşıdığı tazelik, damağa bıraktığı o canlı ekşilik ve çocukluk anılarını canlandıran tadıyla her yaz yeniden kalbimizi fetheder. Benim tavsiyem, bu mevsimde bir kilo papaz eriği alın. Bir kısmını olduğu gibi tüketin, bir kısmını salataya katın, birkaç tanesini de mutfakta yeni tarifler denemek için ayırın. Çünkü bazen bir mevsimi hatırlamanın en güzel yolu, onu tabağınıza taşımaktır. Ve inanın, yazın ilk ısırığı çoğu zaman bir papaz eriğinin içindedir.
Peki iyi bir papaz eriği nasıl seçilir? İşin sırrı kabuğunda saklıdır. Kabuğu parlak, canlı yeşil ve sert olmalı. Avucunuza aldığınızda hafif dolgun hissettirmeli ama bastırınca ezilmemelidir. Yumuşamaya başlayanlar reçel veya sos yapımında değerlendirilebilir; çıtır çıtır yemek için ise sert olanları tercih etmek gerekir. Bir diğer püf noktası da saklama koşullarıdır. Oda sıcaklığında bekleyen erikler hızla olgunlaşır. Eğer kıtırlığını korumak istiyorsanız buzdolabının sebzelik bölümünde muhafaza edin ve yıkamayı tüketmeden hemen önce yapın. Böylece hem daha uzun süre dayanır hem de tazeliğini kaybetmez. Ben papaz eriğini en çok peynirle yakıştırıyorum. Biraz beyaz peynir, birkaç yaprak taze nane ve zeytinyağıyla hazırlanan bir tabakta yazın bütün neşesi var sanki. Ama bugün sizlere sofralarımın yıldızı olan farklı bir tarif bırakmak istiyorum.
TUZLA YEME GELENEĞİ Türkıye'de özellikle Ege ve Marmara'da papaz eriği denince akla ilk gelen alışkanlık tuza batırarak yemektir. Hatta şöyle esprili bir cümle kullanabilirsiniz: "Papaz eriğinin en yakın arkadaşı tuzluktur. Masaya biri gelince diğeri mutlaka peşinden gelir."
C vitamini içerir ve bağışıklık sistemini desteklemeye katkı sağlayabilir. Lif bakımından zengindir; sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olabilir.
Potasyum içerir ve normal kas fonksiyonlarının desteklenmesine katkıda bulunur. Düşük kalorili olduğu için yaz aylarında hafif atıştırmalık olarak tercih edilebilir.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23