Dünya Ekonomik Forumunun son raporuna göre, özellikle dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle dünyada yaklaşık 72 milyon meslek ve becerinin ortadan kalkmasının beklendiğini belirten Işıkhan, buna karşılık yeni iş alanları ve fırsatların da ortaya çıkacağını, bu kapsamda yaklaşık 192 milyon yeni meslek ve becerinin oluşacağının öngörüldüğünü ifade etti. Bakan Işıkhan, bu değişimi Türkiye olarak öncü girişimlerle önemsediklerini belirterek, "Biz bunu bir risk olarak değil, bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Çünkü Türkiye'nin güçlü bir ekonomik yapısı söz konusu. Aynı zamanda hala genç ve dinamik bir nüfusa sahip ve aktif şekilde yürüttüğümüz istihdam politikaları etkisiyle hem iş gücüne katılım oranlarında hem istihdamda inanılmaz düzeyde artışlar söz konusu." ifadelerini kullandı. "İŞKUR'umuz özellikle yeni ortaya çıkabilecek mesleklere yönelik hazırlıklarını sürdürüyor" Bakanlık olarak dijital ve yeşil dönüşümün ihtiyaç duyduğu yeni becerilere odaklandıklarını aktaran Işıkhan, bunun yanında var olan becerilere yenilerini katmak zorunda olduklarına dikkati çekti. Işıkhan, zirvenin en önemli toplanma amaçlarından bir tanesinin de bu olduğuna vurgu yaparak, "Ancak beceri kazandırmak da yetmiyor bu becerileri sürekli güncellemek, günün ve iş piyasalarının ihtiyaç duyduğu niteliklere, becerilere dönüştürmektir. Aynı zamanda önemli bir kavram karşımıza çıkıyor, hayat boyu öğrenme. Hayat boyu öğrenme konusunu özellikle beceri politikalarına yedirmeye çalışıyoruz. İŞKUR'umuz özellikle yeni ortaya çıkabilecek mesleklere yönelik de hazırlıklarını sürdürüyor. Biz hazırız, biz bunu bir risk olarak görmüyoruz, sorunuza yanıt olarak bunu bir fırsat olarak değerlendirmek istiyoruz." diye konuştu. Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu baz alarak bu hem kadınları hem de gençleri iş gücü piyasasına katacak aktif istihdam politikalarını hayata geçirmeye gayret ettiklerini söyledi. Türkiye'nin OECD Beceriler Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının yanı sıra önümüzdeki dönemde NATO ve COP31 gibi büyük organizasyonlara da ev sahipliği yapacak olmasıyla ilgili görüşü sorulan Işıkhan, bu tür uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmalarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderlik ve vizyonu sayesinde ulaşılan bir nokta olduğunu belirtti. Işıkhan, yüksek profilli zirvelerin Türkiye'de düzenlenmesinin arkasında bazı temellerin yarattığını ifade ederek, bunun en başında Türkiye'nin sahip olduğu kurumsal kapasite ve Türkiye'nin son yıllarda dünya devletleri arasındaki güvenilirliği olduğunu kaydetti.