--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yabancı sermayeye niçin karşıyım!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

Az olsun, öz olsun ama helalinden olsun!

Yerli ve milli patentli olsun! Ama hain olmasın!

Şahsen talebim, prensibim, yaklaşımım bu!

İnsana, insanlığa, insanın ürettiğine, düşüncelerine değer veririm!

Dinine, mezhebine, meşrebine, milliyetine, rütbesine, makamına, parasına, partisine bakmam!

Dostluğuna, doğru sözlülüğüne, komşuluğuna, arkadaşlığına, ticaretine, iş yapışına, adalet anlayışına, insan, vatan ve millet sevgisine, ahlakına, daha doğrusu insanlığına bakarım!

Ama yerli de olsa arkadan iş çeviren, sırttan bıçaklayan, ikiyüzlü, yalancı, soysuz ve vatan haini kişilerin de amansız düşmanıyım!

Bir de, Kur’an-ı Kerim’de, “…. Birbirinizi tanıyasınız diye, sizleri ırklara, boylara ayırdık” buyruğunda hayatın ve devletin tanziminde sayılamayacak kadar ibretler ve hikmetler olduğu gerçeğine inanırım!

Yabancılarla ölçüler dahilinde, meşru zeminde karşılıklı yatırım, ticaret, özelleştirme gibi her türlü ekonomik, sosyal, kültürel faaliyetlere karşı duran bir insan değilim…

Fakat ülkeme, milletime düşmanlık besleyen, ihtiraslı, sömürgeci, insanlık düşmanı devlet, millet ve bunlara bağlı şirket ve kurumlarla asla ve asla münasebetler ve muhabbetler kurulmasını istemem…

Çünkü, “Kafirleri dostlar edinmeyin!” emrini veren barış ve doğruluk yolu İslam Dini’ne mensubum!

Hatta bu insanlık düşmanı hainlerden bir toplu iğne alınmasına ve satılmasına dahi itiraz ederim!

Dosttan gelen zehir şifa, düşmandan gelen bal zehir olur…

Buna inanır, bunu bilir, bunu söylerim!

YABANCILAR STRATEJİK 

SEKTÖRLERE YATIRIM YAPIYOR

Hafta başında şakşakçı basının övgü dolu “Bir ABD’li dev daha Türkiye’ye geliyor” başlıklı haberini görünce kan beynime sıçradı! Yahu şu sevince bak! ABD’li dev şirket Türkiye’ye yatırım yapmaya geliyormuş! Herhalde babasının hayrına gelmiyor!

Arkadaşlar, uyanık olunuz! Ülke ekonomisi yavaş yavaş hem de bize düşman içli - dışlı yabancılar tarafından işgal ediliyor!

Dikkat ediniz! Hem de ülkenin geleceği olan stratejik sektörlere yatırım yapıyorlar!

“İlaç sektörü” ile ilgili bir önceki yazımda oynanan oyunları ayrıntılı anlatmaya çalışmıştım…

İlaç sektörü bugün ABD başta olmak üzere yabancı şirketlerin eline geçmiş durumda!

ABD ve yabancı işgalini sadece ilaç sektöründe değil, ticari hayatımızın birçok alanında görmek mümkün! Taksi taşımacılığından tutun, medya, yeme, içme, giyim, kozmetik ve teknolojiye kadar yayılmadıkları, ortaklık yapmadıkları sektör kalmadı…

Türkiye’ye ve Türklere düşmanlık yapan devletlere ait şirketlerin isimlerini burada teker teker saymaya kalksam sütunlar almaz!

Açıkçası adam buraya geliyor, yabancı sermayeye sağlanan kolaylıkları kullanarak meydanlarda at oynatıyor… Bizim insanımız ise, her türlü engellemelere maruz kalıyor… İşsiz, güçsüz dolaşıyor!

Askeri başarılarımızı, ticaret yapıyoruz diye gölgelemeyelim!

BU YATIRIMLARA TAHAMMÜL 

EDEMİYORUM!

Türkiye’yi, Türkleri seven yabancılara, onlara ait yatırımlara diyeceğim bir şey yok! Fakat her yerde, her ortamda bize savaş açmış ülkelere ait şirketlerin Türkiye’ye gelmesine, yatırım yapmasına da tahammülüm yok!

Yabancı sermayeyi istemeyenlerden değilim… Hiçbir zaman da karşısında olmadım! 

Ama istilacı, soyguncu, hain, art niyetli, ahlaksız, insafsız, ayarsız, düzen ve sağlığı bozucu olmaması kaydıyla!.. Ne kadar büyük yatırımları olursa olsun, bu tür şirketlere selam bile verilmemesi taraftarıyım!

Şimdi birileri çıkacak, “İhracatımızın yüzde 47’sini Avrupa, bilmem kaçını ABD ile gerçekleştiriyoruz. Bunlarla ticaret yapmayalım mı?” diye soracak... Dış ticaret açığının giderek arttığı Avrupa’dan ve ABD’den ne kadar ithalat yapıldığını önlerine koyarlarsa, o kişilerin bu soruyu soramayacaklarını adım gibi biliyorum!

Bırakın Avrupa’yı ABD’yi, toplamda 2017 Aralık ayında ihracatın yüzde 8,6 artışına karşılık ithalatın yüzde 25,4 yükselmesi nasıl ifade edilebilir? Yani 1 sat, 3 al… Böyle matematik, ticaret olur mu?

Bu kişiler soru sormadan önce, buna cevap araması gerekir!

Bir Türk vatandaşı olarak sermayenin namuslusunu isterim… Arsız, hırsız, uğursuz ve ülkenin kaynaklarına kem gözle bakan, göz diken namussuzların kapı dışarı edilmesini arzu ederim.

VATANDAŞIN ENDİŞELERİ 

ACİLEN GİDERİLMELİ!

Bugünlerde Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait 14 işletmenin özelleştirilmesiyle ilgili tartışmalar ayyuka çıkmış durumda!

Özellikle vatandaş cephesinden o kadar çok eleştiri var ki, şeker pancarı ekimi, pancar üreticisi, şeker üretimi, kotası, bu fabrikalarda çalışan işçi, geçici işçi ve memur istihdamına yönelik hükümet kanadından gelen ayrıntılı açıklamalara rağmen kimse bu özelleştirmenin mantığını çözemiyor …

14 fabrikanın özelleştirme kararı 21 Şubat 2018 tarihi itibariyle Resmi Gazete’de yayınlandı. Eyvallah!

Ancak nihai tüketici vatandaş, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden endişeli!

Vatandaş, anlam veremediği şu dört önemli hususun aydınlığa kavuşmasını istiyor:

Avrupa’da şeker kotalarının kaldırıldığı bu dönemde Türkiye’de şeker fabrikaları niçin özelleştiriliyor? Fabrikaların ıslahı mümkün değil mi? İkincisi bu fabrikalarla ilgili özelleştirme ihalelerine Türkiye düşmanı devletlere ait yabancı firmalar alınacak mı? Üçüncüsü Türkiye’de nişasta bazlı şeker ve mısır şurubu üreten firmaların kendi ürünlerinde kota artırma talebini nasıl karşılıyorsunuz? Dördüncüsü Türkiye, sağlığı bozan nişasta bazlı şeker ürünlerinden ve mısır şurubundan ne zaman kurtulacak?

Hükümetin, sorunu şeffaf bir şekilde açıklığa kavuşturacağını ümit ediyorum.

Bu hassas mevzuya devam edeceğim…

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle