--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türk halkının ekonomide 15 Temmuz direnişi!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

15 Temmuz 2016 FETÖ hain darbe girişimi öncesi ve sonrası piyasalara baktığımda, Merkez Bankası’nın (TCMB) Mart 2016’dan bu tarihe kadar yaptığı 200 baz puanlık faiz indirimleri, doların 2,80 TL seviyelerindeki hareketi ve buna karşı bankaların tüketici kredilerinde yaşanan ortalama 70 baz puanlık faiz düşüşleri ile bu düşüşleri istemeyen kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye operasyonları ve FETÖ terör örgütünün ülkemize verdiği ekonomik zararlar dikkatimi çekiyor.

Yıllarca ülke yönetimini, savunmasını ve ekonomisini tehdit eden terör örgütünün, sadece 2016 yılında ekonomiye verdiği zarar 20 milyar dolar. Aynı yıl yaklaşık 500 bin istihdam kaybı, yüzde 2 oranında büyümedeki gerileme ve 2017 ile 2018 yıllarına yayılan olumsuzluklar da dahil edildiğinde 300 milyar doları geçen ciddi seviyede bir ekonomik kayıp…

15 Temmuz kahramanlarını say say bitmez... Hain darbe girişiminden 4 gün sonra 19 Temmuz’da TCMB’nin faiz koridorunun üst bandında 25 baz puanlık faiz indirimi uluslararası güçlere karşı hakikaten cesaret işiydi. Doların 3,40 TL’yi zorladığı o günlerde TCMB’nin indirimlerle politika faizini yüzde 7,50, alt bandı yüzde 7,25, üst bandı yüzde 8,75 ve geç likidite penceresi borç verme faiz oranını yüzde 10,25’te tutması darbe girişimi şartlarında Türkiye için yüksek performans demekti.

Aynı zamanda TCMB’nin bu atağı, 2013 yılındaki yüzde 4,5’lara kadar inen düşük faizlere yeniden yöneliş ve yüksek faiz boyunduruğundan kurtulmanın ikinci hamlesiydi sanki… Hele hele FETÖ darbe girişimini takip eden günlerde halkın dövizin yükselmesini önlemek için ilk etapta 9 milyar dolar, gelecek haftalarda toplam 20 milyar dolar parayı Türk Lirası’na çevirmesi, tarihe geçecek bir olaydı.

***

Fakat o günlerde en fazla uluslararası denilen kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye yönelik düşmanca tavırları unutulacak gibi değildi… Bu mutlaka altı kalın çizgilerle tarihe not düşülmeli!

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, darbe girişiminin hemen ertesinde 18 Temmuz’da Türkiye’nin BB+ olan notunu BB’ye düşürdü. Açıklamanın ardından dolar/TL rekor kırdı. Kur 3.08 TL’yi aşarak tarihi zirveyi gördü.

Diğer derecelendirme kuruluşu Fitch de, 27 Temmuz günü Türkiye’nin ‘BBB-’ ile yatırım yapılabilir seviyede olan kredi notunu ‘BB+’ ile spekülatif seviyeye indirdi. Ardından 23 Eylül Cuma günü uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de, Türkiye’nin kredi notunu “Baa3”ten “Ba1”e çekti, not görünümünü “durağan” olarak belirledi.

Üçlü çetenin operasyonlarına, dış etkilere ve iç baskılara rağmen Türkiye ekonomisi, halkın desteğiyle artıda kalabilmeyi başardı. Aslında bugünlerde yapılan hamleler Türk halkının ekonomideki 15 Temmuz direnişiydi…

Türkiye bugün yine, yeni yönetimiyle yeni bir ekonomik atılımın ve kalkınmanın eşiğinde. Ama kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch, 15 Temmuz hain darbe girişimi günlerinde olduğu gibi tekrar başını gösterdi. Fitch, Türkiye’nin kredi notunu BB+’dan BB’ye düşürdü, görünümü ise “durağan”dan “negatif”e çevirdi. Gerekçe ise, “Seçim sonrası ekonomi gündeminin, enflasyon ve mali politikaların, yapısal reformlara bakış açısının ve merkez bankası bağımsızlığının tartışılması…”

Kim tartışıyor? Tartışıyorsa kimlere mesaj veriyor? Derler ya gel külâhıma anlat!

***

Elbette Anadolu topraklarında yaşamak kolay bir iş değil. Hele hele ayakta kalabilmek hiç değil… Son 5 bin yıla bakın Anadolu’da ne medeniyetler yaşamış… Ama en uzun kalan da Türkler olmuş… Her şeye rağmen bu necip millet şanla şerefle malum bedelleri ödemesine karşılık 1000 yıldır bu toprakların gerçek hakimi…

Çünkü bu millet şikâyet etmiyor, bedel ödemeyi kabul ediyor, ama esarete asla boyun eğmiyor… Malum bedeller Türk milletini daha da biliyor, güçlendiriyor ve geleceğe daha iyi hazırlıyor.

İhracatla büyümeyi model olarak benimseyen Türkiye’nin, yerli ve milli projelerle yeni istihdam alanları açıp üreterek, ihracat yaparak makro dataları kuvvetlendirmede en azından iyi bir yola girmiş olduğunu görmek bugün için en sevindirici taraf.

Türkiye’nin damarlarına kadar sızan FETÖ, bunca operasyonlara rağmen bugün hâlâ tehdidini devam ettirmiyor değil. Burada Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) hain darbe girişimini müteakip, üç eksen üzerine oturttuğu ekonomiyi ayağa kaldırıcı faaliyetlerinin, diğer kurumlar ve işletmeler tarafından da örnek alınması gereğini hatırlatmadan geçemeyeceğim…

***

TOBB ve TİM 15 Temmuz 2016’dan itibaren Türkiye’de ve dünyada oluşan bilgi kirliliğini önleme noktasında ekonomi alanında yaptığı diplomasiyi unutmak mümkün değil...

6 kıtada ve 98 ülkede ticari muhataplar ve 25 çok uluslu iş teşkilatlarıyla temaslar ile G-20 ve İslam ülkeleri iş dünyasına yönelik brifingler… Darbe girişimi sonrası Türkiye’ye gitmeme kararı alan 300’den fazla uluslararası firmayı ikna turları ve Türkiye’ye güvenin yeniden sağlanması… TOBB’un Yatırım Ortamını İyileştirme Platformu ile TİM’in ihdas ettiği kurullarıyla “güçlü ekonomi, kaliteli demokrasi” eksenli reformist yaklaşımları ve hükümetin kararlı duruşu 15 Temmuz’un izlerinin bir çırpıda silinmesini sağlayan önemli hamleler…

TİM Başkanı İsmail Gülle’nin dediği gibi, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeye çalışıyoruz. 500 milyar dolar veya küresel ticaretten yüzde 1,5 pay almak gibi hedeflerimiz var. Hain darbe girişiminde ikinci yılı tamamlarken şimdi ihracat ve kalkınma vakti… 2023 hedeflerini artık yakalama vakti…” 

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle