--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sanayicilik filhakika zor meslek ve zor iş!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

Merkez Bankası mecburi istikamet, geç likidite penceresini politika faizine dönüştüren sadeleştirme adını verdiği hamlesiyle faizde yeni pencereleri ardına kadar açtı. Böylece yaklaşık 1,5 yıldan beri el altından yürütülen politika faizi oranı netlik kazandı.

Merkez faiz de denilen ve yenilenen politika faizi yüzde 16,50… En aşağısı yüzde 15, en yukarıdaki ise yüzde 19,5 oldu. Merkez Bankası yeni faiz oranlarının bankalara, mevduata, kredilere nasıl yansıyacağı ise yakında görülecek.

Piyasanın karın ağrısı giderildi mi, giderildi… Böylece hamlenin üzerine Londra temasları da eklenerek yabancı yatırımcıya “Yurtdışında en emin liman biziz. En baba faiz bizde… Türkiye’ye gel!”denildi.

Sözü getireceğim yer, geçen Çarşamba günü İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Sayın Erdal Bahçıvan tarafından açıklanan en büyük 500 sanayi kuruluşu projeksiyonunda sanayimizin son manzarası...

İSO ölçeğine göre, maliye politikalarındaki sıkılaştırma sebebiyle artan vergi maliyetleri ve beraberinde faiz ve kur baskısıyla sanayici olmanın zorluğu daha da belirginleşti. Sermayeleri küçülten, yatırımları ve çalışanının refahını engelleyen faiz giderleri, giderek daha da ağırlaşıyor.

Ayakta kalmaya çalışan sanayicinin finansman cenderesinden kurtulamaması elbette ekonomiyi de olumsuz etkiliyor… 93,5 seviyesine inen Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ekonomik Güven Endeksi’ndeki olumsuz tablosuna karşılık Merkez Bankası’nın Finansal İstikrar Raporu’nda bahsedilen büyük şirketlerin yeniden yapılandırmalarındaki açıklaması en azından biraz yürekleri soğuttu. Merkez Bankası’nın duyurusunda, yeniden yapılandırmada genele yayılan bir hususun olmadığı, firmaların nakit akımlarıyla uyumlu kredi ve vade uzatım taleplerinin söz konusu olduğu belirtildi.

***

Hakikat şu ki, sanayi kesiminde maliyetler geliştirilen politikalarla en asgari seviyelere indirilmesine rağmen son yıllarda faaliyet kârlarının yarısı finansman gideri olarak faiz hanelerine yazılıyor. Demek istediğim, bu şartlarda sanayici olmak, gerçekten yüksek seviyede yürekli ve vatanperver olmayı gerektiriyor.

Her şeyden önce, son 2 yılın rakamları yatırım, istihdam, çalışanın refahı ve sanayiciyi motive edecek konumda değil. Bakıldığında; Türkiye’nin ilk 500 sanayi şirketi 2016 yılında 52 milyar liralık faaliyet kârının 29 milyar liralık kısmını yani yüzde 55,4’ünü faiz giderlerine ayırmış. Geçen yıl da 70 milyar liralık faaliyet kârının yüzde 49,8’ini yani 35 milyar lirasını faize ayırmak zorunda kalmış.

Faiz sebebiyle sanayicinin kârları azalırken asıl dikkatlerden kaçan konu, sanayide borç yükünün artması ve özkaynak kullanımının azalması. 

En büyük 500 sanayi kuruluşunda toplam borçların payı, 2016 yılına göre 1 puan daha artarak yüzde 62,9 seviyesine çıkmış. Sanayide özkaynak kullanım payı ise yüzde 37’ye gerilemiş. Söz konusu projeksiyondaki tehlike, borç – özkaynak dengesinin özkaynak aleyhine bozulması.  

***

2017 yılının ikinci yarısından itibaren sanayici üretimde istenilen tempoyu yakalamış. Ama yüksek yatırım ihtiyacı da ortaya çıkmış… İSO Başkanı Sayın Erdal Bahçıvan diyor ki, “Yakalanan bu başarının üretim, kapasite ve teknoloji anlamında yatırıma dönmesi lazım. Fakat finansal türbülans ve belirsizlik ortamı, sanayimize patinaj çektiriyor…”

Dolayısıyla burada asıl dikkat çeken husus toplam borç değil, kısa vadeli borçların, toplam borç içindeki payının yüzde 37,8’den yüzde 41,9’a çıkması… Yani sanayici son birkaç yılda üretimi artırırken daha hızlı borçlanmış…

Tehlike bunun neresinde diyeceksiniz! Şurada… Kısa vadeli mali borç oranının dünya ortalaması yüzde 25. Bu normal bir oran… Fakat bizim sanayimizin üzerindeki yüzde 42’ye dayanan kısa vadeli borçlardaki artış normal bir yükseliş değil. Yüzde 42, dünya ile negatif ayrıştığımızı gösteriyor. 

Dün Maliye Bakanı Naci Ağbal’ı dinledim… “Para politikasındaki sıkılaştırmanın bir benzerini maliye politikalarında da gerçekleştireceğiz. Yine maliye politikasının ikinci desteği kamu fiyat ayarlamaları ve vergi düzenlemeleri… Bu iki mekanizmadan 45 milyar lira gelir bekliyoruz…” diyor.

Reel büyümenin en büyük aktörü olan sanayicinin temkinli bir şekilde borç, özkaynak ve kârlılık dengesini iyi değerlendireceğini ve en hayırlı yolu bulacağını umuyorum.

Diyeceğim o ki, memlekette sanayici olmak filhakika zor meslek ve zor iş! 

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle