--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Para bulamayanlara  son çağrımız olsun!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

Konvansiyonel bankacılık ve para sistemlerinin giderek duvara dayandığı, ekonomi dünyasının kripto paralardan (coin) dahi medet umduğu ve çıkış yolu aradığı dünya finans sektöründe faizsiz bankacılık, diğer adıyla katılım bankacılığı adeta bir güneş gibi doğuyor.

Bakınız, 2018 yılının ilk çeyreğinde küresel siyasi ve ekonomik dengesizlikler sebebiyle dünya borsaları tam 1,5 trilyon dolar para kaybetti. “Böyle devasa parayı nasıl hesap ettiniz?” diye sorabilirsiniz…

Haklısınız… Anlatayım… Dünya Borsalar Federasyonu (WFE) verilerine göre, 2017 sonunda 85,3 trilyon dolar olan dünya borsalarının değeri, bu yılın ilk çeyreğinde 83,8 trilyon dolara geriledi. İşte buyurun… Rakam ortada…

Dünya piyasalarındaki çalkalanmanın sebebi başlıca; ülkeler arası ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının genişleme politikalarından vazgeçme temayülleri… Açıkçası, artan risklerle küresel ekonomilerdeki kayıpların uzun süre devam edeceği gözleniyor.

Çünkü dünyanın en büyük ekonomisi ABD yerini yavaş yavaş Çin’e kaptırıyor… Çin ile ABD arasında çetin bir ticaret savaşı yaşanıyor. Yine ABD - Kuzey Kore gerilimi, Güney Kore ile Kuzey Kore’yi daha yakınlaştıran bir ivmeye doğru gidiyor. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla Brexit tipi kopmaların diğer Avrupa ülkelerine de sıçrayacağı kanaati yaygınlaşıyor…

Küresel bazda bakarsak; böyle global kaotik bir ortamda petrol ve altın fiyatları artarken faizler yükseliyor, borsalar değer kaybediyor… Para bulmanın, finansa ulaşabilmenin maliyeti birçok ülkenin dayanamayacağı boyutların eşiğine doğru yol alıyor… İşte bugün dünyada yüzde 2 gibi çok küçük oranda büyüklüğe sahip olsa da faiz dışı finans sistemi dikkatlerden kaçmıyor. Dünya ciddi ciddi faizsiz finans uygulamalarının hesaplarını yapıyor.

***

Katılım bankacılığı Türkiye’de de ağırlığını hissettiriyor. 1985 yılında Albaraka Türk ile faiz dışı finansla tanışan Türk bankacılık sistemi, bugün katılım bankacılığına daha sıcak bakıyor. Bir kere 2002 yılından bu yana sektör geleneksel bankacılığa göre 2 kat daha fazla büyümüş… Halen yüzde 5’lik hacme sahip katılım bankacılığı büyüme hedefini 2023 yılı için 3 kat olarak belirlemiş…

“İnsana yatırım yapan her zaman kazanır” denir… Sektördeki bu büyümenin temelinde insani finans modeli yatıyor. KOBİ’ler de baş tacı… Birlikte çalışıp, birlikte kazanıp bölüşmeyi ve paylaşmayı gaye edinen katılım bankacılığının ana hedefi, insana ve insanlığa gerçek manada değer katmak.

İstanbul’da bu hafta Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin (TKBB) 17. Olağan Genel Kurulu yapıldı. TKBB Başkanı değişti. TKBB Başkanı ve aynı zamanda Albaraka Türk Katılım Bankacı Genel Müdürü olan Melikşah Utku, TKBB’deki görevini Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir’e bıraktı. Görev değişikliğinden öte, TKBB bünyesinde büyümeyi daha da hızlandırmak adına yeni katılım bankacılığı ilke ve standartlarını kurumsallaştıran “Merkezi Danışma Kurulu” oluşturuldu.

Merkezi Danışma Kurulu üyeliklerine Prof. Dr. Rahmi Yaran, Prof. Dr. Hasan Hacak, Prof. Dr. Abdullah Kahraman, Prof. Dr. Ahmet Yaman ve Temel Hazıroğlu ilk atanan üyeler. Kurulda Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan ve İlâhiyat Fakülteleri’nden üyelerin bulunması konuya ne kadar ehemmiyet verildiğinin bir göstergesi.

Ayrıca “Merkezi Danışma Kurulu”na çok mühim bir misyon yüklendi. Hani merkez bankalarının bağımsızlıkları tartışma götürmez bir gerçek ya, işte bu kurulun bağımsızlığı TKBB’nin değiştirilemez maddeleri arasına eklendi. Kurulun aldığı kararlar katılım bankaları nezdinde “bağlayıcı” olarak benimsendi.

***

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, genel kuruldaki konuşmasında, katılım bankaları için yeni ürünler müjdesini verdi.

Sayın Akben’in yeni mevzuat ve yeni ürünlere dair, “Faizsiz finans sektörümüzün uluslararası en iyi uygulama ve düzenlemelere paralel şekilde gelişmesi amacıyla kurumumuz nezdinde çalışmalara başlandı” sözü 2018 yılının katılım bankacılığı yılı olacağına yönelik işaretler vermeye yetiyor bile.

Aslında genel kuruldaki konuşmalar, küresel piyasaların daraldığı böyle zamanda tüm bankacılık sistemine iyi bir mesaj niteliği taşıyor…

TKBB Merkezi Danışma Kurulu üyesi Melikşah Utku’nun ifadesiyle; katılım bankaları, geleneksel bankalar gibi müşterinin cebine, her neye ihtiyacı olursa olsun onu karşılamak üzere para koymuyor… İhtiyaçlara karşı varlık transferini, insani finans, ekonomik gerçekler, enflasyonist ortam oluşturmama, krizlere yol açmama ve dini hassasiyetler ölçeğinde gerçekleştiriyor.

Maamafih katılım bankacılığının; maliyetleri kaldıracak dijitalleşme ve mobil iletişimin de desteğiyle finansa ihtiyacı olan herkesin her an yanında olabileceği… Konvansiyonel bankacılığın tek “nakit para” seçeneğine karşılık çok sayıda “finans seçeneği” ile ekonomiyi daha fazla fonlayabileceği yani sermaye aktarabileceği ortaya çıkıyor.

Genel kuruldan edindiğimiz diğer intiba ise katılım bankalarının blockchain teknolojisini kullanma eğilimleri… Blockchain, şifrelenmiş işlem takibi sağlayan bir veri tabanı... Zincirleme bir modelle inşa edilen, takip edilebilen ama kırılamayan ve bir merkeze bağlı olmaksızın işlem yapmaya izin veren blockchain, sanki katılım bankalarının gözdesi…

Aracıları ortadan kaldırarak alıcı ile satıcıyı buluşturan blockchain, finans alanında geleneksel işleyişe muhalif gibi görünse de e-ticaret, dosya paylaşımı ve muhaberatta bankacılığın yakın gelecekte olmazsa olmazı gibi... Dolayısıyla katılım bankaları da yeni genel kurul ile birlikte blockchain teknolojisini ıskalamak istemiyor.

Şahsen kendi adıma “bekle – gör” demeyeceğim, merak ve ilgiyle yenilenen katılım bankacılığını en yakından takip edenlerden biri olacağım…

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle