‘Kim ne veriyorsa 5 lira fazlası benden’ devri bitti
F
ötr şapkası ile ünlü bir siyasetçimiz vardı… Cumhurbaşkanı da oldu… Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı… Şimdi rahmetli…
1965 yılından itibaren Türk siyasi hayatında derin izler bırakan bir isim…Türkiye’nin en genç genel müdürü, en genç başbakanı… İsmet İnönü’den sonra en uzun başbakanlık yapan kişi…12 yıl başbakanlık, dile kolay! Kendisi “ABD’den Türkiye’ye paraşütle indi” ifadesiyle de bilinir…
“6 kere gitti, 7 kere geldi” sözleri de O’na yakıştırılmıştır… Yani 6 defa hükümetten gitmiş, 7 defa hükümet kurmuş… Son olarak DYP – Sosyal Demokrat Halkçı Parti ile koalisyonuyla 20 Ekim 1991 tarihinde oluşturulan 49. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin başbakanı…1991 seçimlerinde “Kim ne veriyorsa 5 lira fazlasını vereceğim” sözüyle siyasi vaatte sınır tanımadı, ekonomiyi 500 günde düzlüğe çıkarma sözü vererek dünya klasmanına girdi… Kendisi 500’üncü gününde 500 bin lirayı tedavüle çıkararak enflasyonda rekorlara imza atan hükümet başkanı olarak da tanınır.
Hatta o günlerde “500 günde 500 bin lira bastılar, üstü kalsın” başlıklarıyla bilbordlarda yayınlananilanları o devirde yaşayanlar iyi hatırlar...
***
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle 16 Mayıs 1993 tarihinde TBMM tarafından 9. Cumhurbaşkanı olarak seçilir. Cumhurbaşkanı görevini 16 Mayıs 2000 tarihine kadar sürdürür...
Kendisi Türkiye’de derin izler ve çizgiler bırakarak 17 Haziran 2015 yılında vefat ederek dünyaya veda eder... Evet Süleyman Demirel’den bahsediyorum… Herşeyi hakkıyla bilen Cenabı Allah’tır…
***
Derdim, bu köşede Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in hayatını anlatmak değil… Hele ölen bir kişinin arkasından konuşmak yazmak, hiç değil…Sadece uzun yıllar Süleyman Demirel başbakanlığındaki Türkiye’nin halini ve özellikle son başbakanlığı dönemini bugün ile kıyaslayarak yine O’nun ağzından küçük bir anekdotla anlatmak istedim…
Ahh, ahhh! 1991 – 1992 yıllarının dili olsa da bir konuşsa… 49. Hükümet’in Maliye ve Gümrük Bakanı Sümer Oral da o günlerde 1992 yılı bütçesini hazırlarken “Bu bütçe kronik enflasyona çare ve istikrar bütçesi olacak” demiş… Demiş de, ne enflasyona çare bulunmuş, ne de istikrarlı bir bütçe yapılmış. “500 gün vaadi” 5 gün bile sürdürülememiş… Halk tedirgin, endişeli ve sinirli… “Nerede vaatler?” diye öfke kusmuş durmuş…
***
1991 yılında iktidara “Her eve iki anahtar”, “Ekonomiyi 500 günde düzlüğe çıkarma” vaatleriyle gelen DYP – Sosyal Demokrat Halkçı Parti koalisyon hükümetinin Başbakanı Süleyman Demirel, başbakanlık koltuğuna oturunca bakın eski Türkiye’nin fotoğrafını nasıl çiziyor…
İşte devrin başbakanı Süleyman Demirel’in kendi üslubuyla Türkiye tablosu… Buyrun!
“Bana her sene 1 milyon insana iş verecek çareleri söyleyin… Ben bu 1 milyon çocuğa nasıl ekmek bulacağım? Nasıl okul bulacağım, nasıl sağlık tesisi bulacağım… Benim hâlâ büyük bir ödemeler dengesi açığım var… Ben bunu nasıl kapatıyorum? Borç almak suretiyle kapatıyorum. Ve böylece 10 sene evvel 13 milyar dolar civarındaki borcum, çıkmış 50 milyar dolara… Bunun faizi beni götürüyor. Yani bunun faizinden yatırıma param kalmıyor… İstikrarım yok. Aman falan demeyin çünkü, 1991 senesini yüzde 71 enflasyon ile kapatan bir ülkeyim… Geçen 10 seneyi yüzde yüzde 51 enflasyon kapatan bir ülkeyim. Bu yüzde 51 enflasyon lile bir yere varamayız…Bunu kimden saklayacağız… Nüfustan daha küçük büyüme fukaralaşmadır. Buradaki herkese sesleniyorum: Haydi şimdi bana bu engelleri kaldıracak tavsiyelerde bulunun… Delik büyük yama küçük… Haydi kapat! Ama öyle bir şey yok, ok yaydan çıkmış. Ok gidiyor. Ben onu havada yakalamayamam…”
***
500 gün vaatleri yerine gelmiş mi, hayır!
Sonra ne olmuş? Olan olmuş!
Çaresiz, hiçbir şey yapamayan kısa ömürlü koalisyon hükümetleri, ardı ardına sıralanmış durmuş… Ta ki 2002 yılına kadar…
İşte bu yıl Türkiye için dönüm noktası olmuş…
Eski Türkiye gitmiş, yerine Yeni Türkiye gelmiş… Son ekonomik datalara bir bakın, o yıllardan neler kalmış? Hiçbiri… Bugün Avrupa kriterlerini bile sollayan Türkiye, zengin ülkeler arasında, bölgesinde ve dünyada emin adımlarla muasır medeniyetler seviyesine yükselme yolunda hızla ilerliyor…


