Katar’dan özür dileyerek ambargolarınızı kaldırın!
Katarlılar, her zaman Osmanlı’nın en sadık dostları arasında yer aldı…
Bugün de öyle…
Katarlılar, diğer Arap kabileleri gibi İngilizlere karşı Osmanlı’yı satmadı…
Bugün de Türkiye’yi satmıyor…
Türkiye’yi Osmanlı biliyor, dostluğunu her ortamda dünyaya haykırmaktan çekinmiyor…
Katarlılar biliyor ki, davalarında haklılar…
Çünkü “Hak geldi, batıl zail oldu” anlayışıyla, davasında haklı olan Türkiye’nin de yanında durma kararını açıkça beyan ediyorlar…
***
Buna benzer satırları Ortadoğu’da Katar krizi çıktıktan 2 gün sonra yani 7 Haziran’da kaleme aldığım “Hepimiz Katarlıyız” başlıklı yazımda da “haklının yanında olduğumuzu” çekinmeden ifade etmiştim…
Hatta o günlerde birçok kalemşör ne yazacağını bilemeyip, açığa düşmekten çekinirken… Kimi de yazımın başlığından pirelenmiş olacak ki, 9 Haziran’daki makalesinde,“Katar’a destek çıkmadan önce iki dakika düşünün... Ya tam da siz ‘Hepimiz Katar’ız’ diye ayağa kalktığınız sırada... Katar Emiri tutar da... Soluğu Trump’ın yanı başında alırsa ne olacak?” cümleleriyle rotasız ve dümeni kırık yelkenli gibi denizlerde savrulurken o sıcak Ortadoğu krizi günlerinde sıcağı sıcağına şu ifadeleri kullanmıştım…
“Katarlılar hiçbir zaman Osmanlı’yı satmadı. Son duruşlarıyla da dürüstlüğün genlerinde olduğunu gösterdiler… İşin özeti, Katar, cetvelle çizilen Ortadoğu’daki paylaşıma razı olmayan birkaç ülkeden biri. Onurlu bir şekilde yoluna böyle devam etmek istiyor… Son söz hepimiz ‘Katar’lıyız… Katar’ın yanındayız…Yanında olmaya da devam edeceğiz!”
***
Bugün 23 Temmuz… Katar’a uygulanan haksız ambargonun 49’uncu günü…
Katar direniyor… Daha doğrusu, Katar sınavı, imtihanı başarı ile sürdürüyor…
Ambargocu devletlerin süngülerinin düşmeye başladığı, Kuveyt’in çekildiği, diğerlerinin de “Acaba biz de mi bıraksak” dediği sırada Katar; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır’ın yaptırımlarına karşı bir adım bile geri adım atmıyor…
Krizin üzerinden 1,5 aydan fazla zaman geçmiş… Katar ve Katarlılar, ABD öncülüğündeki güruhun insafsız yaptırımlarına rağmen, eyvallah etmiyor… Türkiye’yi, Türk dostlarını ehli salibe ve peyklerine karşı asla satmıyor…
“Ha Osmanlı, ha Türkiye… Farketmez” diyor…
***
Haklılık “tehdit edilemeyecek kadar büyük bir zenginlik”tir. Bu zenginliği şuurlu bir şekilde ellerinde tutanlar mutlaka galip gelecek…
19 Temmuz’da 13 maddelik esareti Katar’a imzalatmaya kalkışanlar, direnişi görünce müeyyideyi 6 maddeye düşürdüler… Katar’ın bu 6 maddeyi de kabul etmeyeceğini biliyoruz ve bu şanlı direnişi bütün yüreğimizle destekliyoruz…
İşte Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani, 1,5 aylık savaşı ve mücadeleyi ve elde edilen başarıyı şu sözlerle ifade ediyor…
“Daha önce hiç görülmemiş kışkırtmalar, iftiralar ile eşi görülmemiş vesayet ve abluka girişimine maruz kaldık. Maruz kaldığımız bu kampanya önceden planlanmıştır. Bunu planlayanlar, uluslararası toplumu ve kamuoyunu yanıltmak ve art niyetli hedeflerini gerçekleştirmek için aslı olmayan açıklamaları ortaya atarak Katar’ın egemenliğini hedef almaya çalıştı. Biz bir sınava girdik ve sınavı başardık. Yine de, her şeye rağmen egemenliğe ve bağımsızlığa saygı üzerine kurulu her türlü diyaloğa açığız…”
Katar Emiri Temim, Türkiye’nin Körfez krizine yönelik tutumundan da övgüyle bahsediyor ve “Türkiye’ye aramızda imzalanan iş birliği anlaşmasını hızlı bir şekilde yürürlüğe koyduğu ve temel ihtiyaçlarımızı karşıladığı için minettarız…” diyerek teşekkür ediyor.
Buyrun… Medeni olmak bu…
***
Ey ehli dünya! İnsansanız, insanlıktan bir katre nasibiniz varsa Katar’dan ders alın!
Bu asil direnci ve eşine az rastlanır bu direnişi takdir edin ve Katar’dan özür dileyerek ambargolarınızı ve müeyyidelerinizi kaldırın!


