--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsterseniz bundan sonra olacakları yazayım!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

Kim ne derse desin, Türkiye ekonomisi hakkında kim nasıl düşünürse düşünsün, arkadaş ülke büyüyor, gelişiyor, modernleşiyor… Türkiye her türlü engellemelere rağmen eski tabirle muasır medeniyetler seviyesinde hızla ilerliyor…

Her şeyden önce Türk iş dünyası bu inançta ve düşüncede… İşte Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Sayın Tarkan Kadooğlu… Türkiye ekonomisinde önemli bir kesimin çatı kuruluşunun başkanı…

Sayın Kadooğlu bakın ne diyor:

“Yıl sonu büyümenin, çalışmalarımıza ve ekonomist arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre yüzde 6 civarı gerçekleşeceği beklentisi içindeyiz. Bunun da ülke için dünyadaki gelişen ülkeler içinde çok iyi bir nokta olduğunu düşünüyorum. İlk üç aylık büyümeye baktığımızda yüzde 3,5’i tüketime endeksli bir büyümeydi. Bunun daha çok üretime yönelmesi, kalıcı yatırımlara dönüşmesi gerekiyor. Yatırım konusunda istenilen seviyede değiliz. Türkiye’de faizlerin yüksekliği söz konusu”…

***

Sayın Kadooğlu, büyümenin sadece tüketime endeksli olmamasını isterken, üretimin artmasını, sürdürülebilir üretimle bu trendin kalıcı yatırımlara dönüşmesinin gerektiğini de ikaz ediyor…

Kendisine sonuna kadar katılıyoruz ve destekliyoruz… Tabi ki büyümemiz yerli üretimle birlikte ihracat ağırlıklı bir çizgiye oturduğunda sağlıklı bir büyümeden bahsedeceğiz ve sanayicimizle, tarımda, teknolojine ve birçok sektörde Türkiye’nin büyümesine katkıda bulunanlara teşekkür edeceğiz, onları tebrik edeceğiz… Kutlayacağız...

Ancak kalıcı büyüme için ve sanayi yatırımlarına, sanayi yatırımları için de daha fazla sermayeye, hem de öz sermayeye, faizsiz sermayeye ihtiyaç var… Dünya ölçeğinde tasarruf açığının önemli derecede düşük olduğu Türkiye’de bu açığın acilen ve çok kısa zamanda kapatılması oldukça mühim!.

Mesela devasa paralar yutan bu sosyal güvenlik sistemini, büyümeye ayak bağı olmaktan çıkarmak gerekiyor… Şu emeklilik fonlarını faizlerden kurtarıp daha da büyütecek kararlar alıp Türkiye ekonomisine sermaye katkısı vermek lazım. 

***

Ziraat Katılım Genel Müdürü Sayın Metin Özdemir, Ziraat Katılım’ın 2017 ikinci çeyreğinde nakdi finansmanda 7.9 milyar TL, gayri nakdi finansmanda ise 4.8 milyar TL’ye ulaşarak, toplam fon kullandırım büyüklüğünü 2016 yıl sonuna göre yüzde 40 artışla 12.7 milyar TL’ye yükselttiklerini söylüyor. Sayın Metin Özdemir, bankada toplanan fonların yüzde 31 oranında arttığını ve 7,3 milyar TL fon büyüklüğüne yükseldiğini de kaydediyor.

Bu çok sevindirici bir haber…

Ama asıl sevindirici haber Sayın Metin Özdemir’in, “Ziraat Katılım, ‘Paylaştıkça Daha Fazlası’ ilkesi gereği paylaşmayı esas alan ve katılım bankacılığı prensiplerine uygun olarak, müşterilerine alternatif çözümler sunmak için sürekli araştırma ve geliştirme faaliyetlerini sürdürmektedir. Ürün yelpazesini çeşitlendirerek katılım bankacılığının sektördeki payını daha yukarılara taşımayı amaçlamaktayız” açıklamaları… 

Aslında bu sözler, bu cümleler büyümeye katkı verecek sürdürülebilir sermayenin de haberini veriyor. Dolayısıyla bu haber ekonomi için gerçekten büyük… Türkiye ekonomisini büyütme adına yapılan bu çalışmalar ümitlere ümit katıyor…

***

Tabi, Türkiye’nin büyüdüğü sadece söylemlerde kalmıyor. Rakamlar da bunu ifade ediyor… Sanayi üretimi Haziran ayı rakamları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından dün açıklandı… 

Buna göre, takvim etkisinden arındırılmış verilerle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,4 artmış... Yine aynı veri bir önceki aya göre yani Mayıs ayına göre yüzde 0,4 gerilemiş… Arındırılmamış sanayi üretimi de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 daralmasına rağmen, güçlü trend sürmüş…

Fotoğraf bu! İtirazı olan... Varsa buyursun!

Neticede verilerdeki düşüklük yaz aylarında çalışılan gün sayısının azlığı ve bayram sebebiyle bazı firmalarda uzun tatil yapma eğilimiyle paralel. 

Dolayısıyla bu da üretimde, kapasite kullanımlarında kayıplara sebep olabiliyor… 

İsterseniz bundan sonra olacakları yazayım…

Belki Türkiye ekonomisindeki gidişat yılın ikinci yarısında “4. Çeyrek”teki yavaşlama doğrultusunda biraz hız kesebilir. Ancak samimiyetle söylüyorum, baz etkisiyle de beraber 3. Çeyrek’te yüksek bir büyüme ile karşılacağız… Merak edenlere arz olunur!

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanımız Sayın Erdal Bahçıvan’ın dediği gibi, sanayi üretiminde genele yayılan bir iyileşme var. İşte yatırım malı imalatında yüzde 11,4’lük artış bunun göstergesi... Kim ne diyebilir!

Sözün özü “budur vesselam”!..

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle