--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Haydi, “Tatlı geçiş” için sıvayın kolları!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

E

konomide Türkiye ve dünyada yoğun bir haftayı geride bıraktık...

Büyüme, işsizlik rakamları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faizleri sabit tutması ve iyi gelen bütçe gerçekleşmelerinin yanında ABD Merkez Bankası’nın (FED) çeyrek puanlık faiz atağı... Aynı ülkeden kötü gelen enflasyon beklentileri ve düşen tüketici güveni doların zayıflamasına ve gelişmekte olan ülke para birimleriyle birlikte TL’nin değer kazanmasına yolaçtı. 

Hafta sonu asıl bombayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Kurulu’nda patlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “faizlere müdahale edileceğini” söyledi ve gündeme damgasını vurdu.

***

Evet, haftalık gelişmelere geniş çerçeveden bakıldığında, bu yıl ilk çeyrekteki yüzde 5’lik büyüme ile bütün dünyanın bir anda dikkatini Türkiye’ye yöneltmesinin ardından, işsizlikte az da olsa görülen iyileşme ileriki aylar için ümit verdi. 

Beklentimiz ve isteğimiz yılsonu itibariyle işsizlikteki rakamların yüzde 11’ler seviyelerinden yüzde 7-8’lere inmesi… 

***

Diğer taraftan TCMB aylardır oynadığı bantlar ile geçici likidite penceresine bu kez dokunmadı. Faizleri sabit tutarak temkinli ve bekle-gör politikasını devam ettirdi. 

Merkez, politika faizinde yüzde 8’lik direncini koruyor. TCMB uygulamasıyla enflasyon görünümünde hissedilir bir iyileşme olmadan faiz konusunda bir hareketin olmayacağı mesajını veriyor. Burada önemli olan TCMB’nin yaz aylarından sonra Eylül ile birlikte başlayacak enflasyon hızına ve FED’in hamlelerine karşı hangi aracını kullanmak isteyeceği… 

FED ise, 2008 küresel krizinden bu yana ülkede hâlâ normalleşmenin sağlanamadığını her haliyle belli ederken ABD ekonomisi de karışık sinyaller veriyor. FED eyalet başkanları özellikle çekirdek enflasyonda henüz bir netliğin olmadığını ve enflasyon konusunda tedirgin olduklarını belirtmekten çekinmiyorlar.

Yani ABD’de olumsuz bir iş gücü piyasasının yanında zayıflayan enflasyon, resesyon endişelerini artırıyor. Dolayısıyla son olarak artırılan çeyrek puanlık faizin yersiz, zamansız ve anlamsız olduğu ifade ediliyor.

İşte böyle bir ortamda TCMB’nin nasıl hamleler yapacağı önemli. Bekleyip göreceğiz...

***

Bütçe gerçekleşmelerinde de Mayıs ayında sevindirici bir data ile karşılaştık... 

Bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16 artışla 57,5 milyar lira oldu. Bütçe giderleri ise aynı hızda olmasa da hatırı sayılır şekilde aylık bazda yüzde 11 artışla 51 milyar lira şeklinde kayıtlara geçti. Bu rakamlara göre bütçemiz Mayıs’ta 6,4 milyar lira fazla verdi. 

Ne kadar güzel, hep böyle olsun!

Buna karşılık Ocak-Mayıs döneminde bütçe açığının 11,5 milyar lira şeklinde gerçekleşmesi bizleri üzmesin! Çünkü ekonomik büyümeyi desteklemek üzere yapılan teşvikler ve destekler bütçe giderlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 seviyelerinde artmasına yolaçtı ama yüzde 5’lik bir büyümeyi de beraberinde getirdi. Diğer taraftan; bütçenin büyümeye verdiği destekle birlikte Ocak-Mayıs döneminde gelirlerinin yüzde 10,5 artışla 255 milyar liraya ulaşmasını da görmezden gelemeyiz.

Demek ki bütçe disiplini sağlanmış, her şey kontrollü bir şekilde işleyişini sürdürüyor.

***

Gelelim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haftaya damgasını vuran “Faize müdahale edeceğiz” sözüne... Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) piyasayı rahatlattığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, yatırımların önünü kesen faiz konusunda, serbest piyasayı da ikaz ederek, “Faiz konusunda müdahalemizi yapmaya devam edeceğiz. ‘Sayın Cumhurbaşkanı müdahaleden bahsetti, serbest piyasa.’ Biz öyle bir müdahale yaparız ki buna ‘tatlı bir geçiş’ denir ve o tatlı geçişle de biz yatırımlarımızın önünü açmış oluruz” cümlelerindeki derin manaların anlaşılmış olduğunu tahmin ediyorum...

Cumhurbaşkanı, faizlerle yatırımcının köşeye sıkıştırılmamasını, yatırımların durduğu anda ne istihdamdan, ne üretimden, ne de ihracattan bahsedilebileceğini açıkça söylüyor... 

Başka ne desin!..

O zaman niye duruyoruz, “Başarmak ve netice almak için” haydi sıvayın kolları!

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle