Enflasyonu halledemezsek hiçbir sorunu çözemeyiz!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün 100 Günlük İcraat Programı’nı açıklarken enflasyonun baş aktörü dolar kurunun, 5 liranın altına gelmemek ve 5,1 liraları görmek için var gücüyle direnmesi gözlerden kaçmadı! Cumhurbaşkanı’nın programına dâir yorumlarımızı yarına bırakarak bugün ekonomideki en büyük sorun olan enflasyona eğilmek niyetindeyim… Enflasyonu çözemezsek, ekonomide hiçbir soruna çözüm üretemeyiz! Çünkü enflasyon ne kadar artarsa, faizler de o kadar yükseliyor… Sistem böyle kurulmuş!
Madem bugün enflasyon konuşacağız… O zaman meretin kılcal damarlarına kadar girelim de manzarayı ortaya koyalım…
ABD ile boğuşurken Temmuz enflasyonu piyasa beklentilerinin altında geldi! Sevinelim mi, yoksa karalar mı bağlayalım? Orasına siz karar verin! Enflasyon için yüzde 16 diyen çoktu… Yüzde 17 diyenler az değildi… Nasıl olduysa manşet (tüketici) enflasyon, yıllık yüzde 15,85 ile Temmuz’u atlattı.
Atlattı ancak Haziran ayında yüzde 15,39 artışla “2003 Bazlı TÜFE Endeksi”ne göre rekor kıran tüketici enflasyonunun Temmuz’da yine yüzde 15,85 ile yeni bir rekora imza atmasını pek hayra yormamak lazım!
***
Her neyse, gıda fiyatlarından başlayalım…
Malumunuz, yaz aylarında genellikle düşük enflasyon olur. Sebze ve meyvenin bolluğu ile gıda fiyatlarındaki gerileme yazda enflasyona fazla nefes aldırmaz… Tabi bu normal durumlarda! Bu yıl yaz ayları olmasına rağmen Haziran’da olduğu gibi Temmuz’da da enflasyon sepetindeki 407 maddeden 76 maddenin fiyatının düşmesi, 52 maddenin fiyatının değişmemesi bizleri aldatmasın… Sepette tam 279 maddenin fiyatı artmış durumda… Endeksten de anlaşılıyor ki, maalesef enflasyonda ibre yukarı yönlü…
Türkiye’nin harman olduğu yer olarak gördüğümüz İstanbul’daki gıda fiyatlarına bakıyorum… Aman Allahım! İstanbul Ticaret Odası (İTO) verileri ortada… Yahu yaz ayında hem de ürünün bol olduğu bir zamanda domates fiyatları artar mı? Haydi artsın! Ama yüzde 23,6 artar mı be kardeşim!
Yanlış duymadınız! İstanbul’da Temmuz ayında fiyatı en fazla artan ürün yüzde 23,67 ile domates… Fiyatı en fazla düşen ürün de yüzde 26,6 ile karpuz… Haydi çıkın işin içinden! Dedim ya bu memleketin işine akıl erdirebilmek akıl kârı değil!
Enflasyonun yüksek seyrettiği bu aylarda Gıda Komitesi ne iş yapar bilmiyorum ama yüzde 25’lik üretici fiyatlarında olduğu gibi gıda fiyatlarında da artış yukarıyı gösteriyor. Haziran’da enflasyon içinde yüzde 18,90 ağırlığa sahip gıda fiyatları, Temmuz’da yıllık yüzde 19,40’a çıktı. Yılbaşından bu yana artış ise yüzde 13,5… Daha yılın bitmesine 5 ay var… Her ay 1 puan koysa yılı en iyi ihtimal yüzde 18 ile tamamlar…
***
Gıda fiyatlarını bırakalım, geçelim çekirdek enflasyona… Temmuz ayında yüzde 25’le zirve yapan üretici fiyatları gölgesinde Nisan ayından bu yana her ay üstüne koyarak 4 puan yükselen ve Temmuz’da yüzde 15,1’e ulaşan çekirdek veriler, manşet (tüketici) enflasyonun omurgası durumuna geldi. Haa bu arada hatırlatayım! Yüzde 15,1’lik çekirdek veri de rekor… Önümüzde Ağustos’tan itibaren başlayacak 3 aylık dilimde “çekirdek verilere kur baskısı” gelme ihtimali yüksek. Bu da yılsonu itibariyle en kötü 1,5 puan demek olur… Yani rekor dâhi olsa çekirdek enflasyonu yüzde 15’lerde kapatabilmek bile bu yıl için büyük başarı... Şunu unutmamak lazım, çekirdek ne kadar yükselirse enflasyondaki denge de o kadar bozuluyor!
Bakalım Ağustos’ta ne olacak? Manşeti tetikleyen yüzde 25’lik üretici enflasyonu ile yüzde 15,1’e yükselen çekirdek veriler hesaba katıldığında, söz konusu manşet enflasyon daha çok su kaldıracağa benziyor. Kur dalgalandıkça ve gıda fiyatlarındaki yükseliş devam ettikçe enflasyonda 3-5 ay daha rekorlara devam ederiz, kanaatini taşıyorum. Zirâ elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki artışlar Ağustos’tan itibaren üretici ve tüketici başta olmak üzere enflasyon kalemlerine girdiğinde durum daha farklı bir fotoğraf verecek!
***
Zirâ 5 lirayı geçen dolar kuru ve yükselen çekirdek veriler doğrultusunda Merkez Bankası’nın (TCMB) yılsonu en az yüzde 12,5 ve orta noktası yüzde 13,4’lük enflasyon tahmini tutmaz gibi görünüyor. Hesaba bakılırsa TCMB’nin orta nokta bu enflasyon tahmininin üzerine bir 2 - 3 puan daha eklemek gerekir diye düşünüyorum.
Dedim ya, “enflasyon ne kadar artarsa, faizler de o kadar yükselmek zorunda” kalıyor… Şayet enflasyonda ortaya atılan hedefler tutmazsa ve bozulma Ağustos’ta da devam ederse ve beraberinde Eylül ayında enflasyonda bozulma beklentisi yükselirse TCMB’nin 13 Eylül’deki toplantısı oldukça neşeli (!) geçecek. Faiz artırmada Temmuz’u pas geçen TCMB, Eylül ayında ne yapar, orasını şahsen düşünmek istemiyorum!
Tekrarlamakta fayda var… Ülkede enflasyonla Türk Lirası arasında ciddi bir etkilenme söz konusu… Türk Lirası’nın döviz karşısında dalgalanması, yani kur hareketleri çekirdek enflasyon ve üretici fiyatlarında enflasyonist risklerin yükselmesine sebep oluyor. Bundan böyle idarecisinden sokaktakine kadar Türk Lirası’nın değerini korumak her vatandaşın baş görevi… Türk Lirası’nın değerini koruyamazsak, enflasyon, faiz ve borç çarkında ezim ezim ezileceğiz!
Bana sorarsanız, Eylül ayında açıklanması beklenen Orta Vadeli Program’ın (OVP) omurgası mutlaka enflasyon ve faiz olmalı!


