--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Enflasyonu düşürmek ihracatçının elinde!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

Enflasyon tüm ekonomilerin başını ağrıtan ciddi bir sorun. Diğer taraftan küresel ekonomi ise sürekli enflasyon üretiyor. Ülke yönetimleri de enflasyona karşı tedirgin ancak teyakkuzda…

İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde dün gerçekleştirilen seçimli Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Kurulu’nda bile enflasyon ve buna bağlı yükselen faizler, konuşmacıların, özellikle son TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin en çok üzerinde durduğu konular arasında yer aldı…

Evet, enflasyon ve faizlerden sadece Türkiye değil, dünya şikâyetçi… Küresel ekonomide merkez konumundaki ABD bile enflasyondan muzdarip. Ülkede gıda ve enerjinin dışında tutulan Mayıs ayına ait Çekirdek PCE enflasyonu yüzde 2 ile son 6 yılın en yüksek seviyesinde... Sebebi açık… Enerji maliyetleri ve ikinci çeyrekte artışa geçen tüketim harcamalarının büyümeyi yüzde 2’lerin üzerine taşıması, manşet enflasyonu yukarı itiyor.

ABD Michigan anketi Haziran ayı ikinci yarısı beklentilerinde; enflasyonist bir artışla beraber son dönemde ivme kazanan uluslararası ticaret savaşlarının tüketici güveninde zayıflamalara neden olduğu bir gerçek ama ülkede enflasyonun yükselişine de kimse mâni olamıyor.

***

Avrupa’nın da ABD’den farkı yok. Dünya merkez bankaları başkanlarının Portekiz’in Sintra kentinde düzenlenen forumda yaptıkları konuşmalar, enflasyon tehlikesine karşı alınması gereken önlemlerin önemine işaret ediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, hedefledikleri enflasyonun yüzde 2 seviyesine yaklaşacağı beklentisini koruduklarını söylüyor. Japonya ve İngiltere de enflasyon konusunda teraziyi oldukça hassas tartıyor. İngiltere, Sterlin’in değerli kalması yönünde politikalar üretiyor.

Evet, Türkiyemiz de gelişen ülkeler kategorisinde. Diğer taraftan yüksek enflasyonlu ülkeler arasında bulunuyor. Mayıs itibariyle gelişen ülkeler kategorisinde yer alan ilk 10 ülkeyi incelediğimizde Türkiye’nin Arjantin, Mısır ve Nijerya’nın ardından enflasyonda dünya 4’üncüsü olduğunu üzülerek söylemek durumundayız. Altımızda İran, Bangladeş, Hindistan, Meksika, Filipinler ve Güney Afrika yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye dünyada artan enflasyon trendine bakmadan kendi enflasyonuna mutlaka bir çâre bulmak zorunda.

***

Türkiye’deki enflasyona etki eden unsurların dünyadaki etkenlere benzer tarafları olsa da bizde en büyük sâik kur dalgalanmaları… Kur volatilitesine karşı korunaklı olsak, bu kadar yüksek enflasyon yaşamayız.

Tabi buna çâre yok değil... Kurda dalgalanmayı önlemenin en kestirme yolu ihracatı, ithalatın üzerine çıkarmak… Ülkede kalıcı döviz girişleri fazlalaşırsa - ki bu daha çok mal ve hizmet ihracatıyla gerçekleşir - kur düşer, döviz fiyatları ucuzlar… Türk Lirası değerlenir… Yani diğer adı cari fazla verdiğimizde kurun enflasyona menfi etkisi ya azalır, ya da tamamen ortadan kalkar. Böylece düşük enflasyon ortamı, düşük faizleri… Düşük faizler de düşük maliyetli borçlanmaları doğuruyor… Yatırım ortamı genişler… İşsizlik rakamları düşer… Üretim artar… O zaman gerçekçi büyümeden söz edilir…

Bizim gibi enflasyonu kura bağlı ülkeler arasında “Ne kadar çok ihracat, o kadar düşük enflasyon” gerçeği giderek daha ağırlık kazanıyor.

Ancak şu anda dış ticaretimizdeki manzara; ithalatın ihracatımızdan daha fazla artması. Sadece mevcut durumdaki tek sevindirici olay, toplam ithalat içindeki tüketim malları payı azalıyor, sermaye ve ara malları payı artıyor… Teknoloji ağırlıklı ithalat da fazlalaşıyor…  

***

İnsan ister istemez düşünüyor… Dış ticaretteki değişimin sebebi acaba 10 yıldır devlet destekli uygulanan Turquality mi? İhracatı artırma yolunda TİM’in bünyesinde yürütülen Turquality’nin “Potansiyelini keşfet, inovasyonla markalaş” sloganı tuttu galiba!

İşte ihracatçılar dün bu tefekkür içinde yeni başkanlarını seçtiler... TİM Genel Kurulu’nda eski başkanlardan Oğuz Satıcı, TİM Başkan Vekili ve İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Tahsin Öztiryaki ile TİM Tekstil Sektör Kurulu Başkanı, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı İsmail Gülle yarıştı.

Öncelikle genel kurul seçimleri sonunda 389 oyun 149’unu alarak ipi göğüsleyen ve TİM’in yeni ve kuruluşundan bu yana 4’üncü başkanı olan İsmail Gülle’yi tebrik ediyoruz… İhracata vereceği her hizmette dâima yanında olacağımızı bilmesini istiyoruz.

Son TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin dediği gibi, adaylar işi iyi bilen insanlardı… Her biri farklı özellikleri ve iş yapışlarıyla birbirinden üstün ihracatçılardı… Kim gâlip gelse kazanan ihracatçı olacaktı… Seçimi İsmail Gülle kazandı, dolayısıyla asıl kazanan Türkiye ihracatçıları oldu…

***

Dönemin son başkanı Mehmet Büyükekşi de, TİM’deki en son görevini hakikaten esaslı yaptı... Genel kuruldaki konuşmasında, ihracatın önündeki engellerin kaldırılmasıyla ilgili yeni kurulacak hükümete 10 maddelik bir talep iletti.

Büyükekşi özetle dedi ki… Enflasyon ve faizler tek haneye düşürülmeli… Yapısal reformlar acilen hayata geçirilmeli… İstihdamı artırıcı hamlelere hız verilmeli… Tasarruf açığı ve cari açıkta kalıcı adımlar atılmalı… Avrupa Birliği üyeliği konusunda belirsizlik ortadan kaldırılmalı, OHAL’e son verilmeli… Bürokrasi kesinlikle azaltılmalı… Vergide kapsamlı bir reform şart… Milli bir teknoloji hamlesi olmazsa olmaz… Küresel şartlara ve milli değerlere uygun yenilikçi, üretici ve icâdı öne alan eğitim sistemi hayata geçirilmeli… İstanbul için dünya standartlarında efrâdını câmi ağyarını mâni bir fuar alanı olmalı…

Son söz, enflasyonu ve dolayısıyla faizleri düşürmek ihracatçının elinde, diyoruz… Basın olarak bizler de bu zor meşakkatli  görevde sizleri destekliyoruz… Haydi hepimize kolay gelsin! 

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle