Enflasyonda zirveye ne kadar kaldı?
“Ekonomide sorun yok!” diyenlere makro datalar rakamlarla cevap veriyor... Yıl 2018… Aylardan Ekim... Ayın 3’üncü günü ve Eylül enflasyon rakamları açıklandı…
Hem de ne açıklandı! Beklentiler bile alabora oldu!..
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, manşet enflasyon (TÜFE) yüzde 24,52 (2017 Eylül yüzde 11,20)… Üretici enflasyonu (ÜFE) yüzde 46,15 (2017 Eylül yüzde 16,28)… Gıda enflasyonu yüzde 27,70 (2017 Eylül yüzde 12,50)… Çekirdek enflasyon yüzde 24,05 (2017 Eylül yüzde 10,98)…
Son 12 ay içinde (Eylül’den Eylül’e) tüketici enflasyonu dediğimiz manşet (TÜFE) yüzde 118, üretici enflasyonu (ÜFE) yüzde 183 yükselmiş… Gıda enflasyonu yüzde 121… Çekirdek enflasyon da yüzde 119 artışla “Bu enflasyondan daha çok çekersiniz!” mesajı vermiş…
Tekli rakamların hasretiyle yanarken bir yıl içinde enflasyonda maalesef çiftli rakamları bile çiftlemişiz…
Bir başka ilginç istatistik daha var… Yüzde 24,52’lik 2018 Eylül ayı TÜFE’si yüzde 26,4’lük Haziran 2003 TÜFE’sinden sonraki en yüksek enflasyon… Yine yüzde 46,15’lik 2018 Eylül ayı ÜFE’si de yüzde 46,8’lik Haziran 2002 ÜFE’sinden bu yana kaydedilen en yüksek rakam.
Hep diyoruz ya, kurdaki ataklar enflasyonu ve faizi yükseltiyor, diye… Nitekim Mahfi Eğilmez üstadımız da olayı gayet iyi incelemiş ve bu yılki Haziran ayı enflasyonundan sonra yaptığı kısacık değerlendirmesinde, “Kur – enflasyon ilişkisi, kur – enflasyon – kur kısır döngüsüne dönüşüyor” diye uyarıda bulunmuş… Ama uyarı kulak ardı edilmiş görünüyor! Bugün ne yazık ki kur – enflasyon-kur fırtınasında gemiyi kurtarmaya çabalıyoruz!
İster inanın, ister inanmayın… Ekonominin en büyük sorunu enflasyon… Enflasyonu doğuran da yükselen kur… Zâten arkadan da Merkez Bankası ile piyasalar enflasyon kaynaklı faize gereken ilgiyi gösteriyor! Yılbaşından bu yana yüzde 60 değer kaybeden Türk Lirası’nı koruyamazsak başımıza çok büyük belâlar gelecek! İşi gücü bırakın, önce şu enflasyon belâsını ortadan kaldırın, diyorum…
•
Şimdi zihinlere takılan soru şu… “Enflasyonda zirveye geldik mi? Ekim ayından itibaren enflasyon aşağı döner mi? Stokçuluk enflasyonun neresinde?”…
Gerçekten “Enflasyonda kötü geride kaldı mı?” bir bakalım… Böyle bir tahmin için tabi ki ilk müracaat üretici fiyatları (ÜFE)… Ağustos’ta yüzde 32 olan ÜFE, Eylül’de yüzde 46’yı geçmiş… Ana omurga çekirdekte yüzde 24, gıda fiyatlarındaki yüzde 28’e yaklaşan hararet de enflasyon motorunun hâlâ sıcak olduğunu gösteriyor. Motorun soğuması ise oldukça zaman alacak… Bu da en iyi ihtimal yılsonu veya yeni yılın ilk çeyreği demek… Yeni yıla yüksek enflasyonla girme ihtimalimiz var!
Enflasyonu azdıran kura bağlı; dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki artışlar ve yukarı yönlü hızlanan işlenmiş gıda fiyatları (Eylül’de yüzde 2’den yüzde 6,42’ye yükseldi)… Enerji ve petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareket… Enerji enflasyonu da aylık yüzde 6’nın üzerinde geldi… Anti parantez, Eylül’ün ilk haftasında 76 dolar olan brent petrol şimdi 85 dolar seviyesinde…
Daha net söylersek kur artışlarıyla ithal girdi maliyetlerindeki yüzde 10’a varan aylık artış ve yüzde 40’a ulaşan elektrik ve gaza bağlı üretici maliyetleri sadece Eylül ayında ara malı ve sermaye malına ortama yüzde 9’luk bir artış yaşattı. Yani stokçuluk tek tük olabilir ama genele yayılan bir şey yok! Enflasyonun sebebi de stokçuluk değil!
Dedik ya belânın başı kur diye… İşte Ağustos’tan bu yana kur geçişgenliği enflasyonu direkt baskı altına alıyor. Sebebi de açıklamaya çalıştığımız enflasyon hedeflerindeki kararsızlığımız ve isabetsizliğimiz… İsabetsiz hedefler beklentileri bozuyor… Beklentiler de enflasyona yansıyor.
Dolayısıyla ekonominin patronu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Eylül ayı enflasyonuyla birlikte kötünün geride kaldığını belirtse de rakamlar ve hesaplamalar hiç de öyle demiyor. Maalesef, piyasalarda enflasyonda henüz zirveye varılmadığı kanaati yüksek!
Haftaya hükümetin enflasyonla mücadele planı açıklanacak… Sihirli değneği hep birlikte bekliyoruz!
•
Bu arada kur nereye varır? İşte onu da Yeni Ekonomi Programı’nın (YEP) icracılarına sormak gerekecek! En büyük endişem, 2018 yılı için yüzde 20,8 enflasyon hedefi verilen YEP’in daha ilk yılda yanılması! Çünkü piyasalar Eylül enflasyonundan sonra 2019 yılı için hedeflenen yüzde 15,9’luk enflasyon rakamını bile şimdiden iddialı buluyor.
Diğer taraftan Eylül enflasyon rakamları kötü bir haber daha veriyor… Enflasyon Merkez Bankası’nın (TCMB) yüzde 24’lük politika faizinin üzerine çıktı… Bu ise beklentilerin daha da kötüleşmesi anlamına geliyor. Yıl bitmeden bir de ABD Merkez Bankası’ndan (FED) faiz artışı gelirse, enflasyonun yüzde 30’lara dayanması işten bile olmaz!
FED’in faiz artışını bir kenara koyalım… Enflasyondaki yükselişe karşı TCMB ne yapacak? Bu ayın 25’indeki toplantıda faizi pas geçip Kasım’da açıklanacak Ekim ayı enflasyon verisini beklemesi akla uygun gözükse de oldukça riskli bir hareket olabilir. Kanaatime göre TCMB’nin faizdeki pivot zamanı, Ekim enflasyonunun açıklanacağı Kasım ayı… Ancak TCMB “Temmuz’daki gibi başıma dert almayayım” deyip faiz sopasına sarılırsa da herhalde hiç kimse buna bir şey diyemez!
Ne diyelim ki… İnşallah kur – enflasyon – faiz sarmalından bir an önce kurtuluruz!


