--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Enflasyona acil eylem planı!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

Enflasyon, faizler ve işsizlik... 

Ekonomimizde en temel sorunlar...

Enflasyon denince de elbetteki Tüketici Fiyatları (TÜFE) ilk bakılan yer...

Bu yılın Mart ayı enflasyonu  TÜFE’de aylık yüzde 1,02, yıllık yüzde 11,29... 

Ekim 2008 yılından bu yana en yüksek seviye... 8,5 yılın en yüksek enflasyonu diye yazan gazetelere bakmaktan korktuk... Ekim 2008’te enflasyon yüzde 11,99 olmuş... 

Sonraki en yüksek enflasyon 2013 yılında yüzde 11,14 ile Nisan ayında! Bu ayki Nisan ayından da endişe etmiyorum değil...

***

Enflasyonu körükleyen gıda fiyatları... 

Gıda fiyatlarının 2016 yılında (yüzde 5,65) biraz beli kırılsa da 2014 (yüzde 12,73) ve 2015  (yüzde 10,86) yıllarındaki seviyelere yaklaşmış durumda...  

Gıda fiyatlarındaki durum 2017 yılı farklı mı, hayır.. Mart ayı gıda fiyatları da ürkütüyor... Aylık yüzde 1,93 ve yıllık yüzde 12,53 oranında bir artışla el yakıyor. 

***

Tuhaf bir yaklaşım olacak ancak...

TÜFE yine geçen ay 2017 yılı başına göre yüzde 4,34 oranında artarak tehlikeli sinyaller vermiş... 

İnsan ister istemez panikliyor... 

3 ayda yüzde 4’lük enflasyon, yıl sonu Merkez Bankası’nın son revizesine göre yüzde 8,5 mu olacak? İnşallah olur...

Ama, zor... 

***

Yaz geldi, sebze – meyve bollaşıyor... 

Çarşı – pazara da ürün akacak...

Olabilir... Belki!.. 

Ancak enflasyon görüntüsünün yıl sonunda çok dominant şeyler olmadığı takdirde yüzde 8,5’ta kalmayacağı kesin...

Çünkü Mart üretici fiyatları da yüksek... 

Aylık yüzde 1,4, yıllık yüzde 16,09...

Bahsettiğimiz manşet enflasyonun yanında enflasyonun belkemiği olarak adlandırılan çekirdek enflasyonu da hatırı sayılır, bir türlü aşağı gelmiyor... 

İşte, Mart’ta çekirdek yüzde 8.56’dan yüzde 9.46’ya çıktı. TCMB keşke, yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 8,5’a taşımasaydı...

Geç Likidite Penceresi’nde (GLP) yaptığı 50 baz puanlık faizi de anlamanın imkanı yok.

***

Türkiye’de 2016 yılında gıda fiyatlarındaki yüzde 5’lere inen enflasyon sakın aldatmasın… Çünkü Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Ağustos, Eylül ve Kasım aylarında gıda fiyatlarında düşüşler gözlenmişti... Bu yıl öyle değil.

Bu yıl Şubat da, Mart da yüksek geçti... 

Nisan farklı olur mu?.. Yükselişler Mayıs’a sarkar mı?.. Ona da siz karar verin... 

2017 yılı, 2016 yılını aratır, diyorum...

***

Önerim şu: Üretici fiyatları, tüketici fiyatlarını da tetiklerken bu maliyet ve regülasyon enflasyonuna dur denmeli... Soruyorum, fiyat istikrarı Merkez Bankası’nın görevi fakat, hükümete de çokça iş düşmüyor mu?..

Yoksa faizcilerin, ihtikarcıların, fırsatçıların yükselen enflasyon karşısında ellerini ovuşturmasını mı bekleyeceğiz...

***

Gelelim dünya gıda fiyatlarına... Nasıl seyrediyor?.. Durum aslında bizim için feci... 

2012 yılından sonra dünya gıda fiyatlarında sürekli düşüşler olurken Türkiye’de gıda fiyatları sürekli yükseldi. 

Kaynağı nedir?. Denetim eksikliği ve yapısal sorunlar... Ardarda yapılan seçimler, gezi olayları, terör, darbe, yönetime katkı veremeyen muhalefet işin cabası... Say da, say...

Dünya şimdi 2008, 2010 ve 2011 yıllarında yükselen gıda fiyatlarına sanki geri dönüyor... 

Yani gıda fiyatları yükseliyor... 

Son düşüşünü 2015 yılında gerçekleştiren FAO Gıda Fiyat Endeksi, 2016 yılı sonunda 161,5 ile bizim için hiç iyi mesaj vermedi.

Endeksin, 2017 yılının ilk 2 ayında yani Ocak ve Şubat’taki artışı 175,1 seviyesinde olduğu unutulmamalı... 

Hadi faizi, işsizliği bıraktık, enflasyona acil eylem gerekmiyor mu?

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle