--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cidden kaçan balık büyük oluyormuş! 

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

Türkiye’miz, 2023 hedeflerine hızlı bir şekilde yürürken özellikle ekonomi, daha doğrusu dış ticaret ve özelinde ihracatta da basamak atlamanın eşiğinde…

Türkiye’nin Kasım ayı ihracatının açıklanacağı yer bu defa Tokat. İnşallah bugün burada ileriye ümitle bakma adına çok iyi, içimizi rahatlatıcı ihracat rakamlarıyla karşılaşacağız.

Yine rakamlarda Türk ihracatçısının gayretini, alın terini göreceğiz…

Ayrıca 2023 yılı hedeflerinin neresinde bulunduğumuz konusunda, bilgiler alacağımızı tahmin ettiğim toplantıda, Türkiye ihracat rakamlarının niçin Tokat’ta açıklandığına dair de, davetlisi olduğum Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden (TİM) ve kıymetli başkan Sayın Mehmet Büyükekşi’den önemli mesajlar alacağız…

Sadede geldiğimde, etrafı denizlerle çevrili ayrıca kara parçası olarak da dünyanın geçiş noktasında  ve adeta merkezinde bulunan ülkemizin, hem dış ticaret fazlası vermede hem de ihracat ile büyümede bahsini edeceğim basamağı, olmazsa olmaz olarak görüyorum…

Havayolu, karayolu, demiryolu ve denizyoluyla ülkemiz dünyada her yöne açılabilecek kapılara sahip… Diğer taraftan Uzakdoğu ile Avrupa’yı birbirine bağlayacak ve Türkiye’den geçecek İpek Demiryolu’nun hizmete girmesi an meselesi…

Havayolu da en büyük avantajımız… Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesinde 56 ülke bulunuyor… Bu hinterlandda 1,5 milyar insan yaşıyor… Bölgenin toplam ekonomik değeri de 8,5 trilyon dolar…

Elimizde olan bu imkanlar, avantajlar hangi ülkenin elinde var?

SERBEST TİCARET ANLAŞMASI 

BİR YERE KADAR ÇÖZÜM!

Başbakan Binali Yıldırım başkanlığındaki heyetin, geçen aylarda gerçekleştirdiği Uzakdoğu gezisi boşuna atılmış adımlar değil.

Heyet önce Singapur’da ardından da Vietnam’da ticari ilişkilerde ilerlemeler sağladı. Tabi Singapur’la 1 Ekim itibariyle aktif hale gelen Serbest Ticaret Anlaşması da Uzakdoğu ticaretinde Türkiye adına önemli bir gelişme.

Singapur.. Dünyada ticaretin farklı bir şekilde yapıldığı zengin ve imkanı yüksek ülke.. 

Hong Kong da öyle.. Bu ülkeler ticareti konvansiyonel icra etmiyor.. Farklı ticaretleriyle zenginliklerine zenginlik katıyorlar..

Hollanda bile bugün toplam 475 milyar dolarlık ihracatının yüzde 46’sını anlatacağım konvansiyonel dışı ticaretle gerçekleştiriyor… Yine 101,9 bin dolarlık satın alma paritesiyle Avrupa’da birinci, dünyada ikinci olan Lüksemburg da transfer ülke olmanın keyfini sürüyor.

Dünyanın merkezinde yer alan Türkiye’mizin de anlatacağım ticaret için çok uygun olduğunu, ancak bu alanda ülkeler arası sıkıntılar bulunduğunu bahusus buradan belirtmek istiyorum…

GÜMRÜK BİRLİĞİ YAPTIRIMI 

BUKAĞA GİBİ BOYNUMUZDA

Evet, konu reeksport…

Belki bugün uluslararası ticarette, serbest ticaret anlaşmalarıyla sorunlara çözüm bulunabiliyor ama, ülkelerle de ticari anlaşmalar yapmak o kadar kolay değil. Bulunduğunuz bölge, lojistik, kültür, birlik, altyapı, üretim, marka, kabiliyet ve kapasite gibi gücünüz veya avantajlarınız, serbest ticaret anlaşmalarında bazen sizi ön plana çıkarabiliyor ancak bazen de geri plana itebiliyor!

Mesela içinde olmadığımız halde Avrupa Birliği  (AB) ile imzaladığımız Gümrük Birliği’nin bağlayıcılığı sebebiyle üçüncü ülkelerle ticarette zorluklar yaşıyoruz. Bu zorlukları ise serbest ticaret anlaşmalarıyla güç bela aşmaya çalışıyoruz. Gümrük Birliği’nin elbette ihracatımızda faydası  var, ancak zararını da hesap ettiğinizde anlaşmanın boynunuzda bir bukağa gibi durduğunu görüyorsunuz!

Dolayısıyla Türkiye’nin 2023 hedeflerini yakalamada farklı bir ticaret boyutuna geçmek zorunda olduğunu düşünüyoruz…

Dedim ya, konu reeksport… Bir ülkeden alınan malın yapısında ve işlevinde bir değişiklik yapılmadan başka bir ülkeye satılması… Diğer bir ifade ile ithal edilen malın başka bir ülkeye ihraç edilmesi… Hatta reeksportta, ülkelerarası fiyat farklılıklarından yararlanmak maksadıyla malın yeniden ambalajlanması gibi küçük değişiklikler de yapılabiliyor…

Bu ticaret tam da transfer ülkesi Türkiye’ye göre… Türk iş dünyasına, Türk işadamına göre… Yabancı dil bilmeden dahi ihracata bu kadar yüksek seviyeye kazandıran iş dünyamız bundan sonra neler yapamaz ki!

YAKALADIĞIMIZ BALIĞI 

ELİMİZDEN KAÇIRMIŞIZ!

Reeksport ülkesi Singapur, 5,5 milyon nüfusuyla yaklaşık 308 milyar dolar gayri safi milli hasıla üretiyor. Kişi başına düşen milli gelir ise 55,5 bin dolar.Konvansiyonel ticaret yapan Türkiye ise 80 milyon nüfusuyla 870 milyar dolarlık ekonomi… Kişi başı milli gelirimiz ise 11 bin dolar. Dünyada ise satın alma paritesine göre kişi başı milli gelirde 87 bin dolarla Singapur üçüncü… Türkiye ise satınalma paritesinde 25 bin dolar civarında, dünyada sıralamada oldukça gerilerde…

Singapur’u bir liman şehri olarak 1819 yılında kuran İngiliz Sir Thomas Stamford Raffles… İkinci dünya savaşında Japon istilasından sonra Malezya ile birleşen Singapur 1965 yılında bağımsız bir devlet oluyor… Tabi burada dikkat çekeceğimiz konu Singapur’un bağımsızlığı değil… Türklerin Singapur’a olan ilgisi… Osmanlı, daha 1864’lerde Singapur, İngiliz İmparatorluğu’na bağlı bir vilayet iken temsilciliğini açmış, bu temsilcilik 1901 yılında başkonsolosluğa dönüştürülmüş. Türkiye Cumhuriyeti ise Singapur Büyükelçiliği’ni 1985 yılında açabilmiş. Singapur da bu geç gelen ilgiye karşılık 2012 yılında büyükelçiliğini faaliyete geçirmiş… Şu anda 2018 yılı için iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2 milyar dolara çıkarılması hedefi bulunuyor…

Daha 1800’lü yıllarda Osmanlı, Singapur’un stratejik önemini görmüş, ama Türkiye Cumhuriyeti olarak reeksportla büyüyen Singapur’u ancak 1985 yılındafark edebilmişiz! Açıkçası, yakaladığımız balığı elimizden kaçırmışız, fakat kaçan balık da büyük olmuş!

Geç kalınsa da ülkemizin reeksport kapasitesi ve gücünü başka bir yazıya bırakarak Türkiye’nin transfer ülke olma ve ihracatını 2023 hedeflerine taşıma yolunda  atacağı ciddi adımlar olduğuna inanıyorum!

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle