Bu bir ültimatom, isteyen istediği şekilde anlasın!
Dövizin yine hareketlendiği bugünlerde, 16 Ağustos’ta AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya’nın AK Parti belediyelerine gönderdiği emir niteliğindeki tebligat aklıma geldi. Sayın Kaya, belediyelerin ellerindeki yabancı teknolojiyi terk edip yerli yazılım PARDUS’a geçmelerini istiyordu. Hatta TÜBİTAK’tan ve hâlen yerli yazılım kullanan belediyelerden de yardım alınmasını öneriyordu!
Tabi insan bir tuhaf oluyor! Demek ki, yerli olmak, yerliliği savunmak, yerli malı kullanmak da lâzım oluyormuş! Boşuna demiyoruz… “Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı!” diye…
Türkiye döviz için bin takla atarken belediyeler gerçekten ithal mal ve hizmet mi kullanıyor?.. Çin’den, ABD’den, Hollanda’dan, Almanya’dan… Oradan buradan, ithalat Türkiye’yi mesken mi yapmış?.. Yoksa belediye bütçeleri dövizle mi işletiliyordu da partiden “Dövizli işlemleri bırakın” uyarısı geldi?.. Elde böyle PARDUS gibi bir yerli yazılım vardı da bu zamana kadar niçin göz ardı edildi?.. Bu soruların cevaplarını, belediye başkanları seçim gezilerinde vatandaşa zâten açıklamaları gerekiyor!
Bence Sayın Kaya’nın tebligatında istenen PARDUS yazılımı değil aslında… Başkan Yardımcısı Kaya, “İsraftan kaçının, azami derecede tasarrufa gidin, dövizle işlem yapmayın…” derken işi, ABD ile yaşanan krize bağlasa da “Yerli üretim ve yerli marka tercihinde hassas olun” mealindeki tebligatıyla “başkanları yerliliğe, yerli olmaya davet ederek” kulaklarını sert bir şekilde çekiyor. Anlaşılan bu!
•
Tebligata ince ince göz atıyorum… İlgi çekici, diğer adıyla enteresan işler de dikkatimi çekmiyor değil! Tebligatta üzerine basa basa yerli vurgusu yapılıyor… Peki, belediyeler yerli ürün, mal ve hizmetten kaçındığı için mi bu sert tebligat yayımlandı? O yorumları okuyucularıma bırakıyorum…
İsterseniz Başkan Erol Kaya’nın dilinden, belediyelerde döviz kullanımı dâhil işlem yapılan mal ve hizmetleri altı maddede özetlemeye çalışayım…
Birinci madde… “Kamu İhale Kanunu (KİK) ile ilgili tebliğler doğrultusunda, elektronik cihazlar, cep telefonları, bilgisayar ve diğer teknolojik cihazlarda yerli üretim veya yerli marka tercihine özen gösterilmeli ve yabancı ürün seçeneğinde, başta ABD olmak üzere ülkemize siyasi ve ekonomik tehdit uygulamaya çalışan ülkelerin ürünleri dışındakiler tercih edilmeli…”
İkinci madde… “Yapı, tesis, imalat, ikmal, tamir, bakım, asansör, havalandırma, ısıtma ve soğutma sistemlerinde, iş makineleri, temizlik ürünleri, robotları ve yükleyicilerde KİK ilgili tebliğler doğrultusunda yerli ürün veya markalar tercih edilmeli. Yabancı ürün alım zaruretinde ise ABD ürünlerinden kaçınılmalı…”
Üçüncü madde… “Yerli olmayan ürün/cihaz/ekipmanların satın alınması ya da kiralanması, zaruret olmadıkça yapılmamalı. Halen kiralama suretiyle kullanılanların da kira süreleri uzatılmamalı…”
Dördüncü madde… “Hiçbir gerekçeyle binek aracı alım ve kiralaması yapılmamalı, mevcut hizmet araçlarının iş dışında kullanımı kesinlikle önlenmeli…”
Beşinci madde… “Belediye ve iştiraklerine ait sosyal tesis ve işletmelerde gıda-içecek ürünleri yerli olmalı…”
İşte can alıcı altıncı madde… “EFT, havale, kambiyo, kredi, gibi işlemler tamamen Türk Lirası cinsinden gerçekleştirilmeli; belediye ve iştirakler hiçbir şekilde yabancı para cinsinden vadeli-vadesiz mevduat hesabı açmamalı, açılmış olanlar sonlandırılmalı. Belediye şirketleri zorunlu olmadıkça dövizle işlem yapmamalı. Borç ödemeleri karşılığı tutulanlar dışında hiçbir belediye şirketinin döviz hesabı olmamalı, var olanlar derhal Türk Lirası’na çevrilmeli. Yabancı para cinsinden sözleşme imzalanmamalı…”
•
Ancak en çok anlam veremediğim husus, mezkûr tebligatta 4734 sayılı Kanun’un 63. Maddesi ve 2017/22 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin yer alması… Elbette ticaret savaşlarının tırmandığı günümüz şartlarında yerli sanayinin kalkınması için ihalelerde yerli talepler lehine düzenlemeler yapılması olmazsa olmaz…
Zâten 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 63’üncü Maddesi de yerli talepler lehine fiyat avantajının sağlanabilmesi amacıyla düzenlenmiş… Kanun maddesi 13/12/2017 tarihli ve 30269 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapım işi ihalelerinde yerli malı kullanım zorunluluğunun sağlanmasına yönelik ihale mevzuatıyla desteklenmiş…
Mart 2019 yerel seçimleri yaklaşıyor… İktidar belediyeleri, karşılarında ciddi rakipler olmasa da bu defa her zamankinden daha fazla zorlanacaklar ve terleyecekler öngörüsü yaygın... Zirâ 24 Haziran seçimlerindeki birçok avantajın yerel seçimlerde olmayacağı konuşuluyor.
Belediyeler büyük ihtimalle “kuvvetli, hesap verebilir, sürdürülebilir ve yönetilebilir” bir bütçe yönetimi sorgusuyla Mart seçimlerine girecek… Birinci derecede “ekonomi sınavı”ndan geçecekler… Vatandaşı “harcamalar” konusunda ikna etmeye çalışacaklar… Bu konuda başarılı oldukları nispette “başkanlık” kazanacaklar… Olay bu kadar basit!
Parti teşkilatı, yerel idareleri uyarıyor! Tâbiri caiz ise kulaklara su kaçırıyor… “Başkanlığı rüyada görmek istemiyorsanız ayağınızı denk alın!” diyor.
Bu “bir emir veya bir ültimatom!”… İsteyen istediği şekilde anlasın!


