“Biz de suçluyuz, siz de!”
Devlet bugünlerde vatandaşıyla barışmak için kamu kapılarını ardına kadar açmış! Reel sektöre ait 200 milyar liralık KDV ödemeleri bir kenarda bekletilse de vergi, nema ödemeleri ve primler gibi çeşitli yollarla geçmişte barışa kapılar aralanmış...
Tabi, hukuktan milli eğitime barışmamız gereken o kadar alan var ki, say say bitmez… Belki de ileriki tarihlerde yeni mecralarla devlet - millet barışı yaygınlaştırılacak… Ancak bugün konuşmamız gereken imar barışı!
Önce sıcak haberi verelim… Devlette imar barışını yılsonuna kadar uzatma kararlılığı var… Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, herhalde yakında son tarihi net olarak açıklayacak!
Her neyse tespitlere göre, Türkiye’de toplam 20 milyon bağımsız birimin 14 milyonu imar yönünden sorunlu… Kimi fazla kat çıkmış… Kimi balkonunu usulsüz büyütmüş… Kimisi çatı üstüne çatı yapmış… Kimisi yola veya başkasının arsasına tecavüz etmiş… Kimisi konut olmayacak yere ev, dükkân olmayacak yere mağaza kondurmuş… Daha neleeer neler!
Bir hatırlatma!.. 20 milyon bina stokunun da 7 milyonu kentsel dönüşüm çerçevesinde âcil yıkılması gerekiyor. Söz konusu binaların 600 bini de İstanbul’da…
Açıkça, yarım asırlık zaman diliminde binalar, mimar ve mühendislerin kaleminde, projesinde değil, müteahhit veya inşaat ustasına ait malanın ucunda şekillenmiş! Gücü olan yapmış da yapmış! Ne yeşil, ne mavi, ne orman, ne çalı, ne çırpı, ne de hayvan bırakılmış… Sonunda insanlar nefes alamaz hâle gelmiş!
***
Tabi burada devlet, milletle mi, yoksa millet devletle mi barışıyor orası meçhul… Adama sormazlar mı; 20 milyon binanın 14 milyonu yasa dışı yapılırken devlet ve belediye neredeydi diye… Ya da uygunsuz bina yapan insanlar, bırakın yasayı ihlal etmeyi kendi hayatlarını yok edecek kadar mı gözü dönmüş, mala-metaya düşmüş?
Dolayısıyla iskânı olmayan milyonlarca bina içinde milyonlarca insan yaşıyor… Bu binaların elektriği, suyu da var… Her türlü sosyal donatıları ayaklarına kadar götürülmüş… Götürülmüş ama imarla ilgili problem yıllarca çözülmemiş! Maamafih şu anda yarım asırlık büyük bir meseleyle karşı karşıyayız…
Ama bir gerçek var… Devlet vatandaşa diyor ki: “Biz de suçluyuz, siz de! Gelin artık barışalım!”
Olay bu!
İmar barışının mânâsı, kaçak binaların sahipleri tarafından devlete ibrâzı... 31 Ekim Çarşamba başvuruda son gün. Barıştan doğan bedel 31 Aralık’a kadar ödenebilecek. Başvurular e-Devlet üzerinden de yapılabiliyor. Uygulamada her yapı için sadece bir Yapı Kayıt Belgesi düzenleniyor. Yapı Kayıt Belgesi bedelinin hesaplanması da fazla karışık değil… Yapının bulunduğu arsanın emlak vergisi değeri, ilgili belediyeden temin edilen arsa ve arazi asgari metrekare birim değerleri esas alınarak imar barışında ödenecek tutar çıkarılıyor.
Kanun, 31 Aralık 2017 tarihinden önce imar yasasına uygun olmayan şekilde inşa edilen binaları ilgilendiriyor. Konutlarla birlikte fabrikalar, üretim tesisleri, ticarethaneler imar barışı kapsamında. Bugün itibariyle 8 milyon 150 bin kişi imar barışı için 5,1 milyar liralık müracaat yapmış! Devletin imar barışından beklediği miktar ise 50 milyar lira.
***
Şimdi böyle devâsa sorun 5 ay gibi kısa sürede çözülebilecek mi? Kanaatimce mümkün değil. Daha imar barışından beklenen paranın 10’da birine ancak ulaşılabilmiş… 6 milyon bina devlete ibrâz edilmeyi bekliyor. “Boşverin müracaatı… Önümüz seçim… Hükümet kimseye ceza kesemez… Hatta mevcut imar yasasına uygun olmayan binaları da onaylar… Ödeyen ödediği ile kalır” gibi halk arasında yayılan bir dedikodu dâhi var!
Diğer taraftan vatandaş barışacak ama en büyük derdi parasızlık… “Paranın piyasadan çekildiği, bankaların yoğurduğu üfleyerek yediği, şirketlerin dâhi borçlarını ödeyemediği bir zamanda sabit maaşlarla çalışanlar ortalama 40 – 50 bin lirayı bu kadar kısa zamanda nasıl bulacak?” itirazları sokak ve caddeleri çınlatıyor!
Mesele, İstanbul Ticaret Odası’na (İTO) kadar uzanmış! İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Devlet imarda barış elini 6 ay daha çekmemeli” diyor! Avdagiç’in dikkat çektiği konu özellikle ticari binalar… Avdagiç imar barışına şu açılımı da getiriyor: “Ticari binalarda tutarlar daha yüksek. Yaşadığımız süreç de gözönünde bulundurularak sanayi üretimi yapılan yerler ve ticari binalarda imar barışında taksitlendirme ve ödeme kolaylığına da ihtiyaç var…”
İTO Başkanı’nın birkaç talebi daha var… Avdagiç, para darlığının yaşandığı böyle bir zamanda imar barışının yanı sıra konut ve işyeri satışında KDV ve yüzde 3 oranındaki tapu harcı indirimlerinin devamını üzerine basa basa söylüyor. Zirâ işyerleri ve 150 metrekareden büyük konutlarda yüzde 8’e indirilen KDV eğer yeni bir düzenleme yapılmazsa 1 Kasım’da yeniden yüzde 18’e çıkacak.
İmar barışında; süre, süre bittiğinde başvuru yapmayanlara ne olacağı ve borcun taksitlendirilmesi gibi konularda akıllara takılan olumsuzlukların mutlaka açıklığa kavuşturulması şart!
Bana sorarsanız; 31 Ekim Çarşamba günü sona erecek başvuru süresinin en az bir yıl daha uzatılması ve başvuru süresi bittiğinde imar barışına yaklaşmayanlara ağır müeyyidelerin uygulanması en akıllıca çözüm…


