--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Akıllı kadının olduğu eve enflasyon girmez!

Sedat Yılmaz
Sedat Yılmaz

Daha güçlü ve daha büyük bir ekonomi için, en küçük ayrıntıları dahi gözden uzak tutamayız, tutmamalıyız!

İktisadi faaliyetlerin temelini hanehalkı oluşturur. Başta tasarruf olmak üzere, hanehalkının ekonomik yönden güçlülüğü, o ülkenin iktisadi bakımdan da sağlam duruşunu gösterir.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekonomik faaliyetleri ölçerken en çok başvurduğu da hanehalkıdır…

Tarife göre, hanehalkı, aynı evde, ya da birkaç evde birlikte yaşayan bir veya daha fazla kişinin oluşturduğu ve gelirlerini tek bütçede toplayan, giderlerini yine aynı bütçeden karşılayan yani aynı kazandan yiyen – içen aile veya aileler topluluğudur.

Hani hükümet de gelir – giderde “havuz sistemi”ni tercih etti ya, işte onun gibi bir şey!

Evet, hanehalkı ekonominin temel taşı…

Bu konuda meşhur atasözlerimiz var…

 İşten artmaz, dişten artar… Birin kıymetini bilmeyen, bini bulamaz… Kadın var adamı deli eder, kadın var deliyi adam eder, kadın var çer-çöpten aş eder, kadın var hazır aşı taş eder…

Varmak istediğim konu, kadının ev ekonomisindeki yeri…

Dolayısıyla hanehalkının sağlam ayakta durması, zenginleşmesi; merkeziyetçi, akıllı – uslu, elindekini dengeli harcayan, tasarruf kabiliyeti yüksek, israftan kaçınan, yarınını görebilen, ev ekonomisinde maharetli kadın veya kadınların elinde.

ANCAK EVİNİ TANIYAN KADIN TASARRUF YAPABİLİR

Bir okuyucum, “Yahu eve şu kadar para giriyor, geçinemiyoruz!”, diye feryat etmiş, “Böyle yüksek perdeden yazacağına, biraz da aşağıları gör!” demişti…

Ben de bunun üzerine bu yazıyı kaleme aldım… Muhakkak ki çoğumuz; ne mirasyedi, ne patron çocuğuyuz… Ne de banka geliri olan kişileriz. Daha doğrusu maaşıyla, belli geliriyle orta halli yaşamaya çalışan vatandaşlarız!

Böyle bir ortamda geçinmenin formülü, ev ekonomisiyle en iyi şekilde teçhiz edilmiş kadın ve böyle kadınlarla idare edilen güçlü hanehalkı!

Olay bu kadar basit!

Mesela gece elektriğin daha ucuz olduğunu bilip çamaşır ve bulaşık makinesini gece saatlerinde açmayı, tasarruflu ampuller kullanmayı düşünebilecek kaç erkek var?

Bakınız,  tasarrufu düşünemeyen bir hanehalkına ayda ortalama 100 - 150 lira arası elektrik faturası gelir. Tasarruf yapılırsa bu fatura rahatlıkla yarıya düşer… 100 liradan hesaplayalım… Tasarruf miktarı ayda 50 lira, yılda 600 lira… Allah bereket versin!

Diğer kaleme geçelim…

Pazarda, markette, üründe, tezgah ve rafta karşılaştırmalı uygun fiyatları araştıran bir erkek duydunuz mu? Varsa bile tek tük!

Domates zam şampiyonu olmuş… Biber yine şampiyon… Limon tutulmuyor… Patates soğan sanki altın… Hani hep şikayet ediyoruz ya… Enflasyondan bahsediyorum canım!

Bir evde enflasyon savarın kadın olduğunu biliyor musunuz? Şunu diyorum, akıllı, bilinçli kadının olduğu eve enflasyon girmez!

KIŞI YAZDAN, YAZI KIŞTAN DÜŞÜNEN KADINLARLA GELEN MUTLULUK

Nasıl yani diyeceksiniz! Birkaç örnek vereyim…

Buyrun! Şuurlu kadın, gelirlerini korumak için sebze – meyvenin bol ve ucuz olduğu zamanda konserve, hoşaf, reçel, turşu, salça, tarhana yapar… Bezelye, biber, patlıcan, fasulye kurutur veya özel poşetlerle sebzeleri, meyveleri dondurucuya koyar… Yoğurdu, ayranı hazır almaz, tereyağını, çökeleğini kendi hazırlar… Yani kışın hazırlığını yazdan, yazın hazırlığını kıştan yapar… Böylece mutfak masrafını da yarı yarıya düşürür…

Bugün 4 kişilik bir ailenin pazar masrafı haftalık ortalama 100 lira… Kışın hazırlığını yazdan, yazın hazırlığını kıştan yaptığınızda pazar harcaması yarıya düşüyor ve haftada 50 lira tasarruf edebiliyorsunuz… Yani tek kalemde ayda 200 lira yanınıza kâr kalıyor… Yılda 2 bin 400 lira eder… Bu parayı size kim verir!

Bugün evler için masrafı giderek ağırlaşan su kullanımına gelelim… Yine banyo yaparken, kombiden gelen suyun ısınması esnasında soğuk olarak boşa akan su miktarını, abdest alırken, diş fırçalarken aralarda bomboş akan suya ancak kadınlar mani olabilir! Bugün su kullanım bedeli aylık ortalama 100 lira… Tasarruf edilirse bu da yarıya düşer… Etti mi ayda 50 lira, yılda 600 lira…

Daha elektrik, su ve pazar harcamasında yıllık tasarrufumuz 3 bin 600 liraya çıktı bile!

Giyimde sezon sonu indirimlerini, yiyecek ve içecekte tenzilat günlerini yine bilinçli  kadınlar takip eder… Dolaplarda bulunan tahılı, nohutu, mercimeği kurtlandırmayan, sebzeyi meyveyi çürütmeyen, ekmeğin çöpe atılmasına müsaade etmeyen yine şuurlu hanehalkı kadınlarıdır…

Diğer taraftan yürünecek yol için araç kullanmayan, kozmetikte aşırıya kaçmayıp, geleneksel takılan, çocuklarına tuvalet alışkanlığını erkenden kazandıran, terzilik bilen, çeri-çöpü bile aş edebilen, her gün kumbarasına 1 lira atmayı başarabilen ve bugünden yarının hesabını yapabilen bir kadının ev ekonomisine vereceği katkıyı bir düşünün…

Daha sayamadığım evdeki tasarruf tedbirleriyle birlikte 3 kalemde elde edilen 3 bin 600 liranın yanına bir 3 bin 600 lira daha konabilir. Etti mi size yılda 7 bin 200 lira…

81 milyonluk bir ülkeyiz. Yaklaşık 20 milyon hanehalkına sahip bir yapımız var. Her hane yılda ortalama 7 bin 200 lira tasarruf yapabilse, Türkiye ekonomisine vereceği yıllık katkı 144 milyar lira! Yani 40 milyar dolar… Bu rakam Türkiye’nin enerji faturası… Veya cari açığının karşılığı…

İşte, kadın maharetiyle damlaya damlaya göl oldu, bir servet ortaya çıktı!

 

Sedat Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle