7 büyük günahın yedincisi FAİZ!
Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı tüm camilerde bu hafta Cuma hutbesi olarak “Meşrû olmayan kazanç” başlığı altında faizin cemâziyel evveli, âhiri ortaya döküldü... Döküldü, hem de ne döküldü!
Cuma hutbesinin daha mukaddimesinde Arapça faiz âyetinin okunması ve ardından Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselâm’ın mevzuya dair hadisi ile devam eden bölümü bitince, cemaatin hutbenin ilerleyen bölümlerinde nasıl bir ruhi durumla hemhâl olacaklarını şahsen merak etmedim değil...
Hatip, “Kardeşlerim!” diye başladığı hitabında, hutbenin bidâyetinde okuduğu âyetin, “Ey iman edenler! Kat kat artırılmış faizi yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz” şeklindeki mealini duyunca tüm cemaatin pür dikkat kesildiğini müşahede etmekte zorluk çekmedim...
Demek ki konu Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından iyi seçilmiş... Belki de cemaatin faiz ile ilgili bilmediği birçok husus var! Ya da faizsiz ticaretin yeterince yapılamadığı ülkemizde cemaat, hatibin ne diyeceğini merak ediyordu!
Elbette, bu âyet mealinde 81 milyon vatandaşı, hatta bütün Ümmeti Muhammed’i ilgilendiren ciddi ikazlar var... Tahminim o ki, cuma namazını kılmaya nasibi olup da camide saf tutan devlet erkanından, siyasetçisine, konvansiyonelinden katılım bankacısına, işvereninden işçisine, âmirinden memuruna, esnaftan sokaktaki satıcıya ve aile reisinden atölyedeki çalışanına kadar herkes bu haftaki hutbeden kendine bir ders çıkardı.
Öncelikle bulunduğum camideki hatip, Kur’an-ı Kerim’de Allah’a ve Peygambere savaş açmak olarak nitelenen faizi en ince detaylarıyla anlatarak hutbenin gerçek hakkını verdi... Allah ondan razı olsun!
***
Gazetecilik bu ya, çıt çıkarmadan hutbeyi dinleyen cemaatten birçoğunun, hatibin minberden “faiz... faiz... faiz...” diye sıraladığı cümleler karşısında sarsılarak derin düşüncelerle karışık bir haleti ruhiyede nasıl gerildiği ve içlerindeki “Ne çetin bir bela ile beraber yaşıyoruz” ifadelerinin yüzlerde korku ile ümit arasında gidip gelen çetrefilli portreler çizdiği gözlerimden kaçmadı.
Peygamber Aleyhisselâtü Vesselâm Efendimizin, “Faiz yoluyla mal çoğaltan hiç kimse yoktur ki sonunda malı azalmasın” mealindeki hadisiyle hutbesine devam eden hatip, faizin haksız yoldan elde edilen bir kazanç olduğunu, dünyada ve âhirette hesabının çetin olacağını altını çizerek ifade etti.
Hatip, cemaatin gözlerini dahi kırpmadan dinlediği hutbede, faizin dini hükmünü açıklarken adeta gürledi... “Kardeşlerim! Faiz haramdır... Çünkü İslam’ın hukuk ve ahlâk sisteminin temelinde yer alan hak kavramına aykırıdır. Faiz kul hakkını hiçe sayarak, insanları kolaylıkla aldatmanın yolunu açar. Faiz, ‘Bizi aldatan, bizden değildir’ buyuran Allah Resulü Aleyhisselâm’ın getirdiği adalet, şefkât, yardımlaşma, dayanışma gibi değerleri görmezden gelmektir. Faiz toplumları da felâkete sürükler...”
Hatip, minberde şecaati ve vakur duruşuyla hutbesini irad ederken bağdaş kuran cemaatin dahi yavaş yavaş dizüstü vaziyetine döndüğünü gördüm...
İfadeler hakikaten hayattan dersler niteliğindeydi... Hatip davudi sesiyle yine gürledi...
“Nice iflaslar, intiharlar, dağılan aileler, heba olan ömürler faizin birer neticesidir. Yüce Allah çalışıp çabalamadan haksız yoldan kazanç sağlayanların ibretlik âkıbetini bizlere şöyle haber veriyor: Faiz yiyenler, kabirlerinden şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu durum onların ‘Alışveriş de faiz gibidir’ demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır...”
***
Hutbenin ortasına gelindiğinde Kur’an-ı Kerim’in “Allah, faizden elde edilen malı mahveder. Sadakaları ise artırır, bereketlendirir. Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez” âyeti kerimesinin insan için büyük bir ikaz ve inzâr olduğuna vurgu yapan hatip, özellikle âdemoğlunu helâk eden en büyük yedi günahı da saydı... Mubikat-i seb’a da diye de adlandırılan bu büyük 7 günahın bizzat Peygamber Aleyhisselâm tarafından bildirildiğini ateşli bir şekilde cemaate aktaran hatip, “Allah’a ortak koşmak, sihir yapmak, haksız yere Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymak, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz kadınlara iftara atmak...” dedi ve 7’inci büyük günahı açıklamadan bir an durdu, biraz bekledi ve derin bir nefes aldı.
Ardından cemaate bütün haşmetiyle 3 kez tekrarladığı, “Ey mü’minler! Peygamber Efendimizin ifadesiyle yedi büyük günahın yedincisi faizdir. Ukbâdaki cezası da son derece büyüktür. Faiz konusunda kitaplarda yazılan cezaları bir anlatsam herhalde haftalarca ekmek yemez, çoluğunuzdan çocuğunuzdan kaçardınız” ifadeleriyle âdeta bir an cemaati dünyadan koparıp âhirete götürdü...
Hatip hararetli bu konuşmasını müteakip, hutbesini Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm’ın Veda Hutbesi’nde irad buyurduğu sözleriyle tamamladı...
“Cahiliyeye ait her şey ayaklarımın altındadır. İyi bilin ki cahiliye dönemi faizi kesinlikle kaldırılmıştır...”
Hutbedeki sözlerin muhatapları; “Faiz de alışveriş gibidir... Faizsiz ticaret olmaz... Bugünün ekonomisi faizle yürüyor... Faizsiz iş yapanlar zarar eder... Faiz olmadan devlet çarkı dönmez...” şeklinde inanıp hayatını inkar ve günah üzerine kuranlardır...
Her şeyi hakkıyla bilen sadece Allahu Azimuşân’dır...


