--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriye’de Derin Hesaplar

Başladığından beri 100 binden fazla masumun öldüğü, nihayet kimyasal katliamla 1500’den fazla müslümanın katledildiği, 5-6 milyon insanın göç etmek zorunda bırakıldığı Suriye’de beklenen Batı menşeli “Demokrasiyi kurtarma” müdahalesi Türkiye’nin sabırsızlanmasına rağmen bir türlü gerçekleşmiyor.
Başkan Obama da hiç alışılmadık şekilde müdahale kararını Kongreye sormaya karar veriyor. İngiltere Meclisi müdahaleye “hayır” diyor.
Yani Suriye’ye müdahalede tam olarak  Batı “ipe un seriyor”.
Peki ama fokların öldürülmesine bile tepki gösteren Batının insani hassasiyeti, Suriye’de niçin hissedilmiyor?
Yegane sebep, Batının ve özellikle de İsrail’in çıkarlarıdır.
Suriye’de mücadele eden taraflara bakıldığında tablo daha net görülecektir. Esed rejimi’nin yanında, Şiiler başta olmak üzere çok sayıda ülke ve grup var. İran, Rusya, Çin ve Şii Irak bu gruptaki en önemli destekçilerdir. Hizbullah ise Suriye’de rejimi destekleyen en önemli örgüttür. Muhalifleri destekleyen ülkeler ise Suudi Arabistan, Katar, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Libya ve Türkiye’dir. Hizbullah’a karşılık, El Kaide’nin de muhaliflerin saflarında yer aldığı iddia edilmektedir. Yani tam bir denge ortamı.
İşte bu tablo, Suriye üzerindeki derin planların ve tereddütlerin baş faktörüdür. El Kaide ile Hizbullah’ın terazinin iki farklı kefesine konulmuş olması, Batı’nın önündeki en büyük açmazdır. Her iki örgüt te ABD, Avrupa ve İsrail için aynı oranda tehlikeli olarak değerlendirilmektedir.
Bu ülkelerden ABD ile birlikte İngiltere desteklerinin dozunu İsrail’in çıkarlarına göre ayarlamaktadır. Fransa dışındaki Avrupa ülkelerinin ise net bir kararı henüz oluşamamıştır.
Manidar olan ise, bu şartlarda bile Batının Suriye’de akan masum kanını durdurmak ve demokrasiyi kurtarmak yerine, israil’i çevresindeki bir düşmandan daha kurtarmak içi Suriye’yi zayıflatmak üzerine politikalar üretmesidir. Tıpkı diğer müdahale ettiği ülkelerde olduğu gibi. 
Müdahalenin gecikmesindeki diğer bir faktör de Batı’daki müzminleşen İslam düşmanlığıdır.
Yani, Batı’daki “İslamophobia hastalığı” her an depreşmeye hazır durumda bir yerlerde bekletilmektedir.
Mazeret hazır: Hizbullah ve El Kaide. Sanki bu örgütleri kurup büyüten başkasıymış gibi.
ABD önderliğinde bir müdahale olursa, Suriye’de akan kan duracak mı?
Bunu anlamak içi daha önce müdahale yapılan ülkelere bakmak yeterlidir. Afganistan, Irak, Tunus, Libya ve Mısır bunun en canlı örnekleridir.
Söyleyiniz hangisinde Batının müdahalesinden sonra kan durdu, şiddet sona erdi.
O zaman Suriye’ye müdahaleden ne bekliyoruz. Yani, Batı alın Suriye’yi size teslim ediyoruz. İstediğiniz şekilde demokratikleştirin, Suriye halkı da özgürce yöneticilerini seçsin mi diyecek?
Evet ben bu tabloyu daha önce de gördüm.
Suriye’de diğer müdahale edilen ülkelerden farklı bir sonuç beklemek, kusura bakmayın ama tam anlamıyla saf dilliktir.
Hiç tereddüdünüz olmasın, operasyon sonucu Suriye İsrail’in şefkatli kollarına bırakılacaktır.
Kediye ciğer emanet edildiğinde ne olursa, Suriye, İsrail’e teslim edildiğinde de o olacaktır.
Ne yazık ki 1.5 milyarlık İslam ve 600 milyonluk Arap âlemlerinin düştüğü durum içler acısıdır.
Evet değerli okurlar.
Batı’nın Suriye’ye müdahalesine vicdanım sürurla RET, aklım ise çaresizlikle EVET diyor.
Ne yapalım, denize düşen yılana sarılır, hepsi bu…

Prof. Dr. İbrahim Bektaş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle