“Suriye masası” kurtlar sofrasından farksız
Aylar öncesinden 26 Ocak’ta yapılması kararlaştırılan Suriye barış görüşmeleri, daha başlayamadan ilk ertelemeyi yedi.
Peşinen söyleyeyim ki ben kötü de olsa Suriye’de bir barışın tesis edilmesinden yanayım.
Çünkü benim için önemli olan, post değil dosttur.
Suriye savaşı başlatıldığından beri evsiz barksız bırakılarak perişan edilen milyonlarca masum bir yana, katledilen yüz binlerce günahsız mazlum beni insanlığımdan utandırıyor.
Bu nedenle, en kötü barışın bile, savaş ve kargaşadan daha iyi olacağına Hudeybiye Anlaşması’nın da delâletiyle inananlardanım.
HUDEYBİYE ÖRNEĞİ
Bilindiği gibi Allah Resulü (sav)’in 628 yılında Mekkelilerle imzaladığı Hudeybiye Barışına, tam olarak anlayamadıkları bazı maddelerinden dolayı aralarında Hz. Ömer (ra)’in de bulunduğu sahabelerin büyük bir kısmı karşı çıkmıştı.
Özellikle, “Müslümanlardan Kureyş’e sığınacak olursa geri döndürülmeyecek, fakat müşriklerden Müslümanlara sığınanlar geri döndürülecek” maddesi o an için Peygamberimiz (sav) müstesna gerçekten de idraki zor bir içeriğe sahipti.
Sonunda, iki yıl bile geçmeden Mekke feth edildi.
Böylece, Müslümanlar tarihin en önemli zaferlerinden birini, kansız olarak elde ettiler.
Aynı zamanda o ana değin İslamiyet’e uzak duranlar, fevc fevc Medine’ye gelerek İslam’la müşerref oldular.
SURİYE MASASINDA RUSYA FAKTÖRÜ
Bu nedenle, Türkiye Suriye görüşmelerinde her ne pahasına olursa olsun, masayı terk etmemelidir.
Masada oturmakla yetinmeyip, bugün için kötü de görünse, masadan bir barış anlaşması ile kalkılması için elinden geleni yapmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, artık Suriye’de hiçbir şey Türkiye’yi, haklı sebeplerle de olsa Rus uçağını düşürmesinden önceki konuma getirmeyecektir.
Bugünden sonra eğer bir yakınlaşma olmaz ise Türkiye’yi en çok zorlayacak Vladimir Putin’dir.
Rus liderin PKK’ya ve diğer Türkiye karşıtlarına olan desteği herkesin malumudur.
Suriyeli Türkmenlere ve diğer Türk dostlarına aylardır bomba yağdırıyor.
PYD ve diğer Kürt gruplara her türlü askeri desteği sağlıyor.
Şimdilerde de Türkiye’nin Suriye masasından eli boş kaldırabilmek için elinden geleni ardına koymuyor.
DÜNYA TÜRKİYE’NİN RESTİNİ GÖRDÜ
Geldiğimiz noktada Türkiye, PKK’nın Suriyeli kolu olan PYD ile aynı masada oturmayacağı restini çekti.
Cenevre’den gelen haberler, BM önderliğindeki toplantı organizatörlerinin Türkiye’nin restini gördükleri yolunda.
Sanırım bunun için PYD doğrudan değil dolaylı olarak masada diğer Kürt gruplarca temsil edilecek.
Ve muhtemelen Suriye masası ikinci ertelemeye maruz kalmadan, bugün itibarı ile Cenevre’de kurulacak.
Masadakilerin “ne umup ne bulacakları” veya “umduğunu mu bulduğunu mu yiyecekleri” ise önümüzdeki 5-6 aylık süreçte sofradan kalkıldığında anlaşılacak.
Umalım Türkiye umduğunu bulanlardan ve yiyenlerden olsun.
LOZAN’DA OLMADI, CENEVRE’DE OLACAK MI?
İsviçre’nin bir diğer kenti Lozan’da 1923’te oldubittilerle milletimize yutturulan tarihi hezimetten sonra, inşallah İsviçre’nin bir diğer kenti Cenevre’de de yeni bir alicengiz oyununa kurban gitmeyiz.
Lozan ile Cenevre arasında 76 km.’lik bir mesafe var.
Eminim ki Türkiye’yi Lozan’da temsil edenlerle, Cenevre’de temsil edecekler arasında da vatanseverlik adına en az o kadar fark var.
Unutulmasın ki, masada yalnız kurtlar değil, kuzular da arslanlar da bulunacaktır.
Görelim masadan kim arslan, kim kurt ve kimler kuzu olarak kalkacak?
VE BİR FIKRA
Belki de çoğumuzun bildiği bu fıkra buraya cuk oturacak diye düşünüyorum.
Arslan, kurt ve tilki arkadaş olur, avlanmaya çıkar. Akşama doğru bir yaban öküzü, bir dağ keçisi, bir de semiz tavşan yakalarlar. Avlarını sürükleyerek ormana getirince arslan kral kurda dönüp:
-Bunları, aramızda adaletle taksim et bakalım! diye emir verir. Kurt:
-Kralım, yaban öküzünü siz, keçiyi ben, tavşanı da tilki alsın der. Arslan, kurdun taksimine kızarak, kurdu şiddetli bir pençe ile boylu boyunca yere uzatır. Ve tilkiye dönerek;
-Haydi, avlarımızı sen taksim et der. Tilki korkudan titreye titreye;
-Aman efendimiz, pay etmekte neymiş? Bu semiz öküz sizin kuşluk yemeğinizdir, keçiyi gün ortasında yer, akşama doğru da tavşanla kendinize ziyafet çekersiniz!
Tilkinin taksimini pek beğenen arslan, tilkiye sorar;
-Böyle adaletle pay etmeyi nereden öğrendin? Tilki;
-Yerde yatan kurttan efendim der.
Eh! Bakalım Cenevre’de kurulacak av sofrasında öküz, keçi ve tavşan kimlerin payına düşecek?

