--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sayın Cumhurbaşkanı; Pireye Kızıp “Ak Sarayı” Yakma!

Yapıldığı günden beri tartışılan Ak Saray, yine tartışılmaya devam ediyor.

Anlaşılan birileri Ak Saray’la fena bozmuş!

Amerikalının Beyaz Saray’ı var, sorgulayan yok!

Fransız’ın Élysée Sarayı var, yargılayan yok!

İngiliz’in Buckingham Sarayı var, itiraz eden yok!

Rus’un Kremlin Sarayı var, çıt çıkaran yok!

Örnekler çoğaltılabilir. Yani, elde var oğlu var.

Bunlara karşılık bizim de bir sarayımız olsun deyince kızılca kıyametler kopuyor.

Niye?

Nedenleri çok çeşitli ve bir o kadar da saçma! 

En başta ismi AK Partiyi çağrıştırıyormuş. 

Anladık da, bu durumda “Ak” olan her şeyi red mi edeceğiz.

Bundan böyle AK Parti’nin akından dolayı Anamızın “ak sütü” yerine “kara sütü” mü diyeceğiz?

Mesela, Akbank’ın ismi de “Karabank” mı olacak?

AK Parti sizin korktuğunuz gibi, kıyamete kadar iktidarda mı kalacak. Bakarsınız gün gelir bu “cahil halk” yaptıklarınızı unutuverir ve sizi şıp diye “Ak”lar. Sonra gelsin iktidar. 

Bu masal, akla değilse de kulağa hoş geliyor!

Aynı zamanda “Ak”ı renklerin arasından da silecek miyiz?

Ya da mahkemede “Aklanmak” yerine yargılanıp “Karalanacak” mıyız?

“Ak akçe kara gün içindir” sözünü “Kara akçe kara gün içindir” şeklinde mi telaffuz edeceğiz?

Akciğerimiz bundan sonra karaciğer olarak mı adlandırılacak?

Diğer bir karşı çıkış neden de, “Erdoğan sarayda oturunca kendini sultan sanıyor” diyorlar.

Atatürk Dolmabahçe Sarayı’nı kullandı ve hatta orada vefat etti. Ama bırakın kendini sultan ilan etmeyi, saltanatı bile kaldırdı.

Demek ki, “Sarayda oturmakla sultan olunmaz”.

Bildiğim kadarı ile Cumhurbaşkanı orayı kişisel mülklerinin arasına kaydetmedi. Üstelik de normal şartlarda 2019’da Cumhurbaşkanlığı seçimi var, kazanırsanız siz oturursunuz. 

Ama bu “inatçı millet” bize oy vermez ki diyorsanız, o da sizin kaderiniz. Ektiklerinizi biçiyorsunuz. Zamanında verilen fırsatları doğru kullansaydınız, şimdi “saraylara” ciğere bakar gibi bakmazdınız. 

Yok! Bütün bu nedenleri yeterli görmüyorsanız, ille de karşıyım diyorsanız, kusura kalmayın! Çünkü siz sorunlusunuz!

Bu ülkede geçen yüzyıl sizin şarkılarınızla avutulduk. Sizin masallarınızla uyutulduk.

Sermayenin % 90’ını % 10’luk “elitlerinize” peşkeş çektiniz, kaz gibi yolunduk.

Devlet kadrolarının % 99’una yandaşlarınızı oturttunuz, enayi yerine konulduk.

Başını aç dediniz, açtık.

Sakalını kes dediniz, kestik!

Şapka tak dediniz, tak diye taktık!

Askere koş dediniz, koştuk!

Namazı bırak dediniz, gizledik!

Alkolsüz olmaz dediniz, gık edemedik!

Zina serbest dediniz, karşı koyamadık!

Adam değilsiniz dediniz, tamam dedik.

Düşünme dediniz, düşünmedik!

Konuşma dediniz, sustuk!

Çocuk yapma dediniz, prezervatif taktık!

Üniversiteye gitme dediniz, evde oturduk!

Kur’an’ı terk et dediniz, unuttuk!

“Din dogmadır” dediniz, uzak durduk!

Yani, otur dediniz, oturduk! Kalk dediniz kalktık!

Be birader, bugüne kadar ne istedi iseniz olur dedik,

Sonu ne olur demedik, itaat ettik!

Peki, ettik de ne oldu?

Sizi bir yüzyıl boyunca bir kere olsun, memnun mu ettik? Hayır!

Sırtımızı bir kere sıvazladınız mı? Hayır!

Yüzümüze göstermelik de olsa bir kere gülümsediniz mi? Hayır!

Oyumuzu adam yerine saydınız mı? Hayır!

O zaman be hey yeni Türkiye’nin eski despotları, Merhum Menderes’ten beri hep kuyumuzu kazdınız (İlahi adalet kendiniz düştünüz) da ne oldu. 

Bırakın “Ak Saray” da bizim olsun, bizim adımızı taşısın. Olur ya es kaza günün birinde ihtilal olur da oraya oturtulursanız, o zaman siz de karşı tepeye (Gazi Orduevi’nin yerine) bir “Kara Saray” yaparsınız, olur biter.

Sayın Cumhurbaşkanım, lütfen “Ak Saray”a dokunmayın. Emin olun, oranın ismini külliye değil, milliye de yapsanız, onlar yine memnun olmayacak.

Ne diye pireye kızıp yorganı yakacaksınız! 

En iyisi pireleri yakın. Hem millet kurtulsun, hem de Ak Saray…

Prof. Dr. İbrahim Bektaş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle