--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kılan Adam Eylemi

Özellikle 28 Şubat sürecinin akabinde AK Parti ile gelmeye başlayan demokratikleşmenin nimetlerinden müslüman demokratların da faydalanmaya başlaması ile “demokrasi düşmanları” çılgına döndü. O gün bugündür demokratikleşmeyi kesintiye uğratmak için yapmadıkları kalmadı.
Hatırlayın; aydınlığa bir süre mum yaktılar, mumları söndü, karanlıkta kaldılar.
Ordu göreve diye bağırdılar, Ordu asli görevine döndü. Onlar açıkta kaldılar.
Başörtülü kızlarımızı üniversiteden attılar, kızlarımız üniversitelerine kavuştu. Onlar rezil oldu.
Anlayacağınız ne yapmak istedilerse, aksülamel buldu.
Şimdi yeni icatlar peşindeler.
Yaktılar yıktılar olmadı. Tencere tava tıngırdadılar, olmadı. Durdular olmadı. Müftü karısı oldular altından çapanoğlu çıktı. Üstelik de kıymetli müftülerimize kullanma cesareti gösterdikleri taktirde tazminat hakkı da doğdu. Bu defa da bikinilileri meydana sürdüler yine olmadı. Ancak, henüz son kozlarını oynamadılar. Sanırım o da üstsüz ve altsızları ağaçlara tırmandırmak olacak.
Bakın buraya yazıyorum, ne yaparlarsa yapsınlar, geri tepecek. Çünkü kaybetmek bu kem talihlilerin kaderinde var.
Peki onlar canhıraş emellerine ulaşmak için çabalarken, demokrasi cephesinde durum nedir. Başbakan yüz binleri etrafında toplamaya devam ediyor. Halk başbakanına sahip çıkıyor. Bu sefer millet kararlı. Başbakanlarını kurda kuşa yem etmeyecekler.
Vatandaşlar da dönen adam, döner pişiren kadın gibi ilginç eylemlerle demokrasiye sahip çıkmaya çalışıyor.
Ancak, benim dikkatimi celb eden on milyonlarla ifade edilebilecek suskun muhafazakar demokratlar. Onlar gerçekten sükunetle “demokrasi uykusunun ninnilerini” dinleyerek uyumaya devam mı edecekler? Yoksa kendilerine yakışan vakarla, kendilerinden beklenen duruşu mu sergileyecekler?
Ben “susma sustukça sıra sana gelecek” türünden bir hafiflikten medet beklemem. Çünkü benim çizgim “ufuk ötesi”. Hedefi ufuklar üstü olanın, ameli niyeti ile değerlendirileceklerin, basiretleri kalp gözünden beslenenlerin yapacakları da yaşayacakları da ona uygun olur. Ve milletin saadetinden mesul olan bu çilekeşlerin hata yapma lüksü de yoktur. Her işini ölçülü, planlı programlı yapmakla mükelleftir.
O zaman susmak en iyisi mi? Eğer, “Haksızlar karşısında susan dilsiz şeytandır” buyrulmamış olsa “evet” derdim. Ama bu durumda diyemem.
Biz de mi yakalım, yıkalım, küfredelim, öldürelim, soyalım, soyunalım, Sevr’in torunlarına hizmet edelim yani?
-Kesinlikle hayır. Çünkü biz yapmakla, yaşatmakla görevliyiz. Örtmekle, örtünmekle emrolunduk. O zaman ne?
Hemen ümitsizliğe kapılmayın, çünkü Yüce Yaratıcımız “lâ taknetû min rahmetillâh (Allah’tan ümit kesmeyin)” buyurmuş. Bu çıkmazdan çıkmanın galiba bir yolu var. Yeni bir eylemle bu demokratikleşme yarışına katılmak. Bu öyle bir eylem ki hemen herkes katılabilir. En önemlisi de “sonucu garanti”. Getirisi “nihayetsiz”. Bu eylem için izne şuna buna gerek yok, isteyen herkes katılabilir, yerimiz de müsait, aile salonumuz mevcut. Dileyen toplu dileyen ferdi olarak bu eyleme katılabilir. Ancak, eyleme gelirken müminler yanlarına mutlaka silahlarını(*) almalıdır.
Hazır mısınız? Öyleyse buyurun: “Kılan Adam Eylemi” ne. Günde beş vakit, ezanla başlıyor. Ben, Lillah için, Resulullah için, ülkem için, mazlumların haklarını zalimlerden almak için ve tüm insanlığın felahı için, bu eyleme bitereddüt ölünceye kadar katılacağıma namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum.
-YA SİZ?
Not: (*): Müminin silahı abdestidir (Bu not müminleri kapsamıyor).
       (**):Not: Geçen haftaki yazımda bazı kıymetli yazar isimlerini örneklendirirken, ilk yazının verdiği heyecandan olsa gerek, Sayın Hasan Karakaya Bey’in ismini zikretmeyi unuttuğumdan dolayı haklı olarak bazı okurlarım sitemlerini ilettiler. Türk basınının Üstad Kalemlerinden Sayın Hasan Karakaya’dan ve okurlarımızdan bu dalgınlığımın hoş görülmesini dilerim.
 

Prof. Dr. İbrahim Bektaş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle