Ey Aylan için ağlayan medeni (!)Batı, Biliyor musunuz, timsahın gözyaşları sizinkinden daha inandırıcı
Geçen hafta bugünlerde dünya, yırtık bir ayakkabı gibi kıyıya vuran Suriyeli Aylan’ın cansız bedenine takılı kaldı…
Çünkü o daha 3 yaşında bir çocuk idi.
Her çocuk gibi Aylan bebeğinde umutları vardı.
Bu yüzden körpecik umutları, çaresiz bir babanın son çırpınışlarına bağlandı.
Kurtuluş yolunda, botlarına çarpan her dalga, Aylan ve ailesinin yeşeren umutlarını biraz daha azalttı.
Ve son dalga, umutları ile birlikte Aylan bebeğin kalp atışlarını da alabora etti…
Sonu malum; trajedi, utanç ve ölüm.
Bunların hepsi Aylan bebeğin son çırpınışlarında birleşti.
Kıyıdaki cansız beden Aylan bebeğe aitti. Ama ölen insanlıktı.
Suçlu ise Aylan bebeği oralara kadar sürükleyenler idi.
Kim bilir, belki de Sonsuzluğun Sahibi, Aylan’ın cansız bedeni ile paslanmış vicdanlara, kararmış yüreklere, tükenmiş insanlıklara bir fırsat daha vermek istiyordu.
Bu yüzden Aylan bebek kıyıda Sonsuzluğun Sahibi’nin şefkatine sığınmış, bizim onu görmemizi bekliyordu.
Ve belki de beklenen uyanış bu yolla gerçekleşecekti.
Ama nafile;
Aylan’ın kıyıya vurmuş cansız resmini gören İngilizler heyecanla Cameron’u göreve çağırdılar.
Cameron çaresiz boynunu büktü; ama o bir Müslüman, bu yüzden yapacak bir şey yok.
İyi ama o daha bir çocuk…
Fransızlar o her zaman ki hırsları ile Hollande’ı mesaj yağmuruna tuttular. Hollande yutkundu; ama o bir Müslüman, bu nedenle yapacak bir şey yok.
İyi ama o daha bir çocuk…
Amerikan asilzadeleri babadan Müslüman Başkanlarını harekete geçmesi için uyardılar.
Başkan iç çekti; ama o bir Müslüman ve bizden çok uzakta, ne yazık ki yapacak çok şey yok.
İyi ama o daha bir çocuk…
Ruslar, Çinliler, Japonlar herkes sıradaydı Aylan bebek için. Ama hepsi bilinmez nedendir, hep aynı cevabı alıyordu liderlerinden; “O bir Müslüman ve yapacak bir şey yok”.
Ataları atalarımız olan Macarların başbakanı açıkça vurguladı; o yere batasıca “Hıristiyan kökleri zarar görür”, diye.
Peki, çare nedir?
Aylan bebeğin babası diyor ki “Biz sizin (Avrupalıları kastederek) yüzünüze hasret değiliz. Çekin o kahrolası emellerinizi üzerimizden, biz ülkemizde huzur içinde yaşayalım”.
Acaba bu içten samimi çağrıyı kaç Avrupalı duymuştur.
Çünkü onlar için Müslüman düşmanlığı bir yaşam tarzı ve bir varoluş gayesidir.
Bu yüzden o kırılası ellerini Müslüman ülkelerin sinelerinden nasıl çekerlerdi.
Biliyorum, ne Aylan bebeğin kıyıya vurmuş cansız bedeni, ne de Akdeniz’in mavi sularında kaybolmuş binlerce Müslümanın cesedi, Müslüman kini ile beslenmiş Avrupalı medenileri insafa getirmeyecektir!
Çünkü daha dün Avusturyalı bir senatör müsveddesi Avrupalıların diş tedavisi için Türkiye’ye akın akın geldikleri sırada, “Suç Aylan’ın babasında, daha iyi bir diş tedavisi için çocuklarını ve eşini ölüme gönderdi” diyebilmiştir.
Bu müsveddeye Fuzuli’nin “diploma insanın cehaletini alır, eşeklik baki kalır” beytinden başka söylenecek sözlere yazık olur.
Peki, düzmece bir planın parçası olarak birbirini yamyam gibi yiyen, insanlıkları ihtiras ormanında kaybolmuş Müslümanları uyandırır mı dersiniz?
Ya da medeni Batının uşaklığını gönüllü olarak üstlenmiş, kardeş kanı ile beslenen, akıl fukarası, kuş beyinli Müslüman görünümlü satılmışlara tesir eder mi?
Yahut varını yoğunu “medenilerin kirli planlarına” adamış, o uğurda hak dememiş, hukuk dememiş Müslüman kardeşini “gözünü kırpmadan” katletmiş, canilere bir uyarı olur mu?
En önemlisi de, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” batağında akıl, fikir ve insanlığını kaybetmiş, düşüncesiz, sorumsuz ve de izzetsiz yaşayan biz “Müslüman yığınlara” bir uyanış olur mu?
İtiraf edeyim ki; beni asıl üzen Aylan bebeğin kıyıya vurmuş cesedinden daha ziyade, şu fani dünyanın ihtiraslı labirentlerinde yok ettiğimiz insanlığımız ve bir hiç uğruna kaybettiğimiz imtihanımızdır.
Ruhun şad, mekanın cennet olsun Aylan bebek.
Ve sana çok teşekkürler, bize tekrar insanlığımızı hatırlattığın için…
Not: Ülkenin dört bir yanında 7 Haziran’dan beri vatanları uğruna canlarını veren kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize sabırlar diliyorum.

