CHP Yine ‘Kıble’ Değiştirdi!
AK Parti iktidar koltuğunu devraldığından beri, alternatifsizlikten şikâyet edenlerimiz, acaba Kemal Bey’le 7 Haziran’da şöyle bir % 30’u görebilir miyiz diye tatlı hayallere dalmışken, eski genel başkanlarının “Yeni Kıble” açıklaması ile kâbustan uyandılar.
Tam da bir hafta öncesinden, “hacı adaylarından alınacak fazla (dolar kurundan dolayı) parayı Diyanet ödesin” temalı bir kanun teklifini TBMM’ne sunmuşlar. Hac ile para bazlı da olsa ilgilenmeye başlamışlar. Muhafazakâr kesimin gönlünde sinek kanadı kadar da olsa bir yer edinebilir miyiz diye ümitleri yeşermişti ki, “Kıble” açıklaması ile ümitleri yine suya düştü.
Artık, Genel Başkanları, Sayın Erdoğan’dan kopya da olsa mağdur olan aileleri telefonla arıyor, göstermelikte olsa bir takım kıpırdanmalar yaşanıyordu ki, CHP eski genel başkanı, balyozu “güm” diye indirdi. Yeni Akit’in haberine göre Atatürk’e ‘Kefere Kemal’ diyen genel başkan yardımcısı Mehmet Bekaroğlu’nu eleştirirken, emekli genel başkan, Atatürk’ü kastederek “O Hepimizin Kıblesidir” deyivermiş.
Kurulduğu günden beri bir türlü kıblesini bulamayan CHP, emektar genel başkanlarının açıklamaları ile yeni bir kıble tartışmasına daha girmiş oldu.
Bilindiği gibi, namazlarda önceleri Mescid-i Aksa’ya doğru yönelen Müslümanlar Hicret’in ikinci yılında inen, (Ey Resûlüm! Vahyin gelmesi için) yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Bunun için seni, râzı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Şimdi, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ey mü’minler! Siz de her nerede olursanız, yüzünüzü namazlarda o mescit tarafına çevirin (Bakara 144)” âyetinden sonra namazlarda Kâbe’ye yöneldiler.
Ancak, ezanı “Türkçeleştirerek” halleden “Tek parti”yi bu kıble fazlası ile rahatsız ediyordu. Nitekim bir CHP Milletvekili geçen asrın ilk yarısında (1934’te) cüşu huruşa gelerek “Kâbe Arab’ın olsun, bize Çankaya yeter” demişti. O günden bu güne mevcut kıbleden rahatsız olan bu çevreler, zaman zaman nükseden hastalıklarını dışa vura geldiler.
Rahmetli Özal, Sayın Abdullah Gül ve Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi dindarların, kutsiyeti kendinden menkul Çankaya’da oturmalarını bir türlü hazmedemediler.
Nitekim Özal’dan Erdoğan’a bu direnç giderek daha da arttı.
Halk tarafından seçilen Sayın Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığını kutsal Çankaya’dan özgür Aksaray’a taşıması ile bu cenah Çankayaları ile baş başa kaldı.
Her şey yoluna girdi konu kapandı derken, eski genel başkanın açıklamaları ile CHP’nin kıblesinin Çankaya’dan Anıtkabir’e döndürülmeye çalışıldığı görülüyor.
Çünkü, bu kıble açıklamasına takip edebildiğim kadarı ile CHP yönetiminden bir tepki gelmedi. Ya onlar da bunu kabullendiler ya da kritik viraja girilirken sineye çekmek zorunda kaldılar.
Sebep ne olursa olsun, beklenen o ki, CHP’de işler yine sarpa sarıyor. Kazanlar alttan alta iyice kaynatılacak. Birkaç şahinin yuvadan uçması ile sular durulacak gibi görünmüyor.
Yani, her yolu denemesine rağmen bir türlü halkın teveccühüne mazhar olamayan “Halk Partisi”, Haziran seçimlerinde şirin görünmek için bürünmeyi düşlediği muhafazakârlık kisvesine, daha giremeden sırtından hançerlendi. Tıpkı milletvekili adayı emekli Başsavcı Nusret Demiral’in 1995 seçimleri öncesinde “Ezan Türkçe okunsun” dediğinde MHP’nin barajın altında kalması gibi, eski genel başkanlarının “Kıble” açıklaması ile CHP’nin muhafazakâr kesimlerden kapmayı düşündüğü oyların, bir hayalden öteye anlamı olmayacak.
Buradan varılacak çıkarım ise, belli ki CHP’de birileri, bu gidişe “dur!” demek istiyor.
CHP’deki bu iç çekişme sonucu ortaya çıkacak dağınıklıktan iktidar partisi kadar HDP’nin de kârlı çıkacağı kesin. Anadolu’da tercihler AK Parti’den yana olsa da, sahil şeridindeki “Ak Parti’ye gönlü kırık seçmenin CHP yerine barajı aşma ihtimali beliren HDP’ye rotalarını çevirmeleri olasıdır.
Zararlı çıkacak olanın ise ne yazık ki yine CHP olacağı da diğer bir kesin çıktıdır.
Sanırım eski genel başkan ve şürekâsı, Kemal Bey ve ekibini, 7 Haziran akşamı uğrayacakları hezimetin sorumlusu olarak ilan edip, 8 Haziran sabahı “güle güle” demek için CHP’yi yeni bir kıble arayışına soktular.
Bu kötü gidişe bir de, çok güvendikleri ve attıkları onca “gol”e rağmen kurulduğundan beri desteklerini esirgemeyen Alevi kesimlerin büyük çoğunluğunun 7 Haziran’da CHP’yi üstelik de Alevi bir genel başkanı varken terk etme kararı almış olması eklendiğinde, CHP’de 8 Haziran sabahı nelerin yaşanacağını tahmin etmek için kâhin olamaya gerek yok. Anlayacağınız CHP’de kıble değişse de zihniyet aynı.
Yine eski tas, yine eski CHP!
Not: Üniversitedeki yoğun programım nedeni ile, siz değerleri okurlarımla bugünden itibaren, inşallah Cuma günleri buluşacağız. Ayrıca, bu değişiklik talebime olumlu yaklaşan gazetemiz yönetimine de şükranlarımı sunuyorum.

