Benim Türkiye’m Kadir’de tam Müslüman, Noel’de tam sarhoştur!
Her yıl bir “Yeni yıl haylazlığı alır başını gider bu ülkede. Öyle tuhaflıklar ve aymazlıklar görürsünüz ki, burasının Ramazan coşkusunu iliklerine kadar yaşadığınız aynı ülke olduğuna inanamazsınız.
Bir kere devlet eliyle bir piyango düzenlemek sanki farzmış gibi her yıl bu “Umut sömürüsü” niçin devam eder, aklı başında bir cevap bulamazsınız.
Çok azımız hariç hemen herkes bu “iğreti çılgınlığın” bir parçası olmaya dünden gönüllüdür.
Bu isme acayip kıl kaptığımı da söylemeliyim: Piyango. Sözlükte manası nedir bilmem ama benim için piyango “Haramilik” demektir. Aslında diğer bir ifade ile, birilerinin diğerlerinin sırtında “Sanal zengin” olma yoludur.
Aklı olan da olmayan da bu umut sömürüsünün parçası olmaya dünden gönüllüdür.
Sanırsınız ki, umudunu bu “ucuz paraya” bağlayan milyonlarca “saf ve garibanın” parası ile birileri mutlu olunacak.
Geçmiş yıllarda bu haram paranın sözde talihlilerin ocaklarını başlarına yıkarak, aslında ne kadar “talihsiz” oldukları salı gazetenizde ibreti âlem için yer aldı. Hâlâ bu iğrençliğe bulaşıyorsanız, o haberi mutlaka okuyun. Ama nafile ki “hiç ibret alana rastlamayız. Sanki Merhum Akif’in “Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?” şeklindeki feryadına meydan okurcasına, inadına tarihi tekerrür ettiriyorlar.
Ne diyelim Allah akıbetimizi hayretsin.
Çocuklarımızın körpe zihinlerini karartmaya çalışan bir yılbaşı aracıda Noel Baba saçmalığıdır.
Hristiyan çocuklarının hediye beklediği Noel Baba efsanesi, 4. Yüzyılda yaşadığı kabul edilen Hristiyan azizi Piskopos Nikola’ya dayanır. Ülkemizde ise bu tamamen bir Hristiyan kültürü aşılama kampanyası olarak ısrarla çocukların üzerinde sürdürülür. Bu iğrenç kampanyaya medyadan, reklam şirketlerine kadar birçok kesim bilinçli olarak katılır. Öyle ki Peygamberinden umudu kestirilmiş Müslüman çocuk, kırmızı elbiseli, beyaz sakallı piskopostan umut dilenir.
Diğer bir taklitçilik de “hindicilik”tir.
Allah hindi ve diğer birçok hayvanı biz kulları için helal kılmıştır. Ama niçin illa da “O gün”?
Bunu hepimizin akşam başımızı yastığa koyduğumuzda “iyiden iyiye tefekkür” etmemiz elzemdir.
Bakınız bir kardeşimiz konu ile ilgili ibret dolu duygularını nasıl dile getirmiş: “1969/76 yıllarını Amasya’da geçirdim; tüm komşularımız yılbaşında hindi yerdi. 1976/83 yıllarını Samsun’da geçirdim; tüm komşularımız yılbaşında hindi yerdi. 1983/98 yıllarını Ankara’da geçirdim; tüm komşularımız yılbaşında hindi yerdi. 1988 yılından beridir yine Samsun’dayım; çevremde yine yılbaşında hindi yiyenler. Bendeki şansa bakar mısınız; hep Hristiyanlarla komşu olmuşum da, haberim yok (H. C. ÇARPAN; wow Turkey)”
Yılbaşı haftasında özel olarak “Hindi yiyecekler” Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konu ile ilgili fetvalarına göz gezdirmelidir. Tabii böyle bir endişeleri varsa!
Başka bir yılbaşı hastalığı da “kötülüklerin anası (H. Ş)” içkidir. Sanki bu zıkkımı içmek yılbaşının olmazsa olmazıdır. 1980’li yılların başında 17-18 yaşlarında bir gençken, Erzurum gibi bir şehirde yılbaşı gecesinde merdivenlerde yarı baygın pinekleyen acemi sarhoşların düştükleri trajikomik durumu hâlâ unutamıyorum.
Bir yandan bu ülkede Ramazan’da, Bayramlarda, mübarek gün ve gecelerde camiler tıklım tıklımdır. Hele kış günlerinde az geç kalırsanız, dişleriniz bir birine vura vura dışarda kâğıt kartonlarda (bulabilirseniz) namazınızı eda etmek zorunda kalırsınız. Bu hoş manzara karşısında derin bir “Oh!” çeker, “ELHAMDÜLİLLAH” dersiniz.
Öte yandan % 99’u Müslüman aynı ülkede yılbaşında, aylar öncesinden başlayan hazırlıklarla akla hayale sığmayan azgınlıkların sahnelendiği “eğlence mekânları” da tıklım tıklımdır. Hatta buralar ihtiyaca cevap vermeyince, taşkınlıklar ve her türlü fuhşiyat sokaklara, parklara ve evlere kadar yayılır. Bu hüzünlü tablo karşısında derin bir “Ah!” çeker, “ESTAĞFİRULLAH” dersiniz.
Ahmet M. PEKŞEN’e (Bazı yazarlara göre de Necip Fazıl’a) ait dizelerde küçük bir değişiklik yaparak çaresizliğimiz ve içine düştüğümüz hali pürmelalimizi nefsimize bir kere de haykırmak istiyorum;
BENİM TÜRKİYE’M
HER HALİYLE BİR HOŞTUR,
KADİR’DE TAM MÜSLÜMAN,
NOEL’DE TAM SARHOŞTUR.

