• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Türkiye üzerinde kirli oyunlar tezgâhlanıyor

22 Temmuz 2015
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Adıyaman’da güvenlik güçleriyle PKK’lı teröristler arasındaki çatışmada Uzman Onbaşı Müsellim Ünal’ın şehit haberi içimizde sızlarken bu sefer Şanlıurfa Suruç’taki patlama ile şok olduk. 

 Canlı bomba Kobani’ye gitmek için toplanan gençlerin arasında kendini bağlattı 32 ölü ve 40 ağır yaralının tedavisi sürüyor. 

Hem PKK terör örgütünü hem de Suruç’taki vahşeti lanetliyorum, kınıyorum..

Ancak bu gibi hadiselerde sonuçlardan çok sebepler üzerinde durmak lazım. 

Bu gerçekten hareketle şimdi soruyorum.

Peki, neden şimdi ve neden Suruç ilçesi? Ve bu gençlerin toplanması için kimler çağrıda bulunmuş?

Diğer bir soru!

Bu gençler Kobani’ye gidip ne yapacaklardı?

Gelelim bu soruların cevaplarına:

Kobani’ye gençlerin getirilmesi için çağrı HDP’den organize ise, PKK’nın gençlik yapılanması olan YDG-H’den.

Halkların Demokratik Partisi eş genel başkanı Figen Yüksekdağ bombalı saldırıyla kana bulanan ve 32 kişinin hayatını kaybettiği Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde ki o meydanda kısa bir zaman önce düzenlenen mitingde şöyle diyordu, “Biz sırtımızı YPJ’ye, YPG’ye ve PYD’ye yaslıyoruz bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz” aynı mitingde gençlere bu örgütlere katılın  çağrısı da yapıldı.

Neden şimdi?

Çünkü PKK çözüm süreciyle birlikte militan kadrosunda ciddi bir çözülme başladı. Son günlerde teslim olan militan sayısı giderek artıyor. Aileler çocuklarını istemeye başladığı gibi “siyasi mücadele yolu açıldı, silahlı mücadeleye gerek yok” görüşü bölgede yaygın bir kanaat oluştu. 

PKK ise bu süreçten rahatsız ve eylemleriyle kendini gösterip kadrolarına yeni gençler kazandırmak istiyor. 

PKK, “Suriye’de bir ‘kanton’ oluşturuyoruz” diyerek hedefi büyük göstermeye çalışırken, Türkiye’deki eylemleriyle de süreci bitirmek istiyor.

Neden Suruç? 

Örgütün talimatlarından anlıyoruz. 13 Haziran tarihli talimatta sınır hattının kapalı olmasının örgüte büyük bir zarar verdiği kaydediliyor. Örgüt tarafından gönderilen mühürlü talimat notunda, “Bilindiği gibi sınır hattının kapalı kalması örgütümüze büyük zarar vermektedir. Sizlerden beklentimiz gençleri toplayarak, örgütleyip bir şekilde Kobani’ye ulaşımlarını temin etmenizdir.   Devrimci Selam ve Saygılar. Ş.Rojhat Birimi Haftanin. 13 Haziran 2015”. 

Egemen güçlerin gizli servisleri devrede…

PKK ve DAİŞ başta olmak üzere bölgedeki tüm terör örgütleri maşadır, taşerondur. 

Hedef: Her ne kadar PKK taraftarlarına yapılmış olsa da bu saldırının asıl hedefi Türkiye’nin Irak ve Suriyeleştirilmesidir.

Ortadoğu’yu kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etmek isteyen egemen güçler, Türkiye üzerinde yereldeki taşeronları olan terör örgütlerini kullanarak kirli oyunlar tezgâhlıyorlar. 

Hedefleri “Yeni Türkiye” yürüyüşünü durdurmak, 2023 hedefleri olan dev projeleri engellemektir.

Çünkü onlar iç sorunlarını aşmış ekonomisi güçlü ve bölgesinde ve dünya siyasetinde etkili bir Türkiye istemiyorlar…

Emir alan değil, sorgulayan ve kararlılıkla ülkesi ile dünya mazlumlarının savunucusu ve destekçisi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şer güçlerin hedefindedir. 

Neler yaşamadık ki; bahanelerle sokaklar terörize edilip büyük şehirlerde isyanlar başlatılmak istendi. Çözüm sürecini engellemek için Bizans entrikalarına başvuruldu. Bütün bunların yanında F. Gülen örgütünün emniyet ve yargı içindeki paralel yapılanması işletilerek ihanet derecesinde operasyonlar, 

Siyasi entrikalar ve “Türkiye’yi teröre destek veren ülke” ilan etme girişimleri ve daha neler neler…

Halbuki Türkiye, bölücü terör örgütü PKK ile mücadele ederken “IŞİD”i yani DAİŞ’i ilk terör örgütü ilan eden bir ülkedir.

Terörden bizar olmuş bir ülke olarak Türkiye uluslararası topluma “şiddete karşı ortak tavır alalım” çağrılarını tekrarlamıştır. 

“Suriye sorunu çözülemez ise bölge kaosa dönüşür çok farklı terör örgütleri türer” uyarılarını her fırsatta dile getirmiştir.

Terörle mücadele kapsamında sınır güvenliğini temin açısından attığı kararlı adımları daha da güçlendirdi. Binlerce yabancı savaşçı bu tedbirler sonucu tutuklanarak geldikleri ülkelere geri gönderildi.

Türkiye’nin ayırım yapmadan tüm terör örgütlerine karşı aralıksız yürüttüğü mücadeleye rağmen, Türkiye’yi “terör örgütüne destek veren” bir ülke olarak göstermek için dünya çapındaki karalama kampanyası sürdürülüyor.

Bu şer güçler maalesef içimizden de destek bulmaktadır. Bu ihanetin içinde HDP’in yanında legal ve illegal bazı Sol Marksist kuruluşlar ile terör örgütleri vardır. İnanmış kesimlerin yardımlarıyla dünya başkentlerinde örgütlenen F. Gülen Örgütü de bu ihanetin içindedir.

Unutulmasın ki; bu ve benzeri olaylar ne ilktir ne de son olacak. Daha dikkatli olmak zorundayız. HDP’nin 80 milletvekili, danışmanlık düzeyinde PKK militanlarını TBMM’ye taşıyacağı yönünde haberler alıyorum. Bu sefer bombalar TBMM’de patlar (Allah korusun) endişesi taşıyorum.

Ayrıca Başbakan Davutoğlu’nun tüm siyasi parti liderlerine yaptığı teröre karşı ortak deklarasyon çağrısını MHP lideri sayın Bahçeli’nin reddetmesi milli birliğimiz açısından fevkalade yanlıştır.

Eyvah demeden önce:  

Güneydoğu illerimizdeki silah depoları bulunmalı şehir ve kasabalar taranarak silahlar toplanmalıdır. Büyük şehirlerde eylem hazırlıkları yönündeki tüm istihbarat bilgileri değerlendirilerek harekete geçilmelidir. 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23