Söz Tutana Söylenmeli
“Sözü israf etmemek lazım” der arifler. “Söz israfı, akıl israfıyla aynıdır” diye de ilave ederler.
Bir hikmetli sözü daha aktaralım. “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı”? Cevabın “çok gezen” olduğu söylenir.
Gezi ya da seyahat denilince akla ilk gelen isimlerin başında elbet Evliya Çelebimiz gelir. Çelebimiz seyahate çıkmadan önce babasından bir güzel yol nasihatleri alır.
Dünkü yazımızı hatırlayanlar bilecektir, “Özgürleşme ambalajı altında köleleşen ruhlardan” bahis açmıştık.
Ruhlarımızın köleleşmemesi için bilgelerimizin, ariflerimizin, tasavvuf büyüklerimizin sözlerine, hikâyelerine, öğütlerine her daim başvurmak gerekir.
Bu sebeple IV. Murad (1623-1640 padişahlık süresi) devrinde seyahate çıkan Evliya Çelebi, aynı dönemde babası, Saray-ı Âmire Kuyumcubaşısı Derviş Mehmed Zıllî Efendidenşu nasihatleri alır:
•
- Gel imdi oğul! Şimdengeri (bundan böyle) sana seyahat göründü. Allah mübarek eyleye. Sana yol öğütlerim vardır.
- Oğul! Besmelesiz yola çıkma, yemek yeme, insan yoksul olur”. (Yoksulluktan kastedilen, sadece fakirleşmek değildir. Düşünme yoksulluğunu da hatırlatır. Rızkın kıymetini bilmemek de bir nevi yoksulluktur. H.Ö).
- İyi adını kötüye çıkarma. Kötüyle yoldaş olma! Bir ömür zararını çekersin!
- Sen yürümene bak gözüm, geri kalma! Alay bozucu olma, izinsiz kimsenin kapısını çalma, hareme ve harama gözünü kapa!
- Tarlaya basma, izinsiz bağlardan, bostanlardan, çarşılardan, pazarlardan karşılıksız isteme ve her verileni de alma. Gönüllüsü gönülsüzü olur!
- Aklını iyi sözlerle, karnını helallerle doldur. Karın tok kaldıkça akıl zora düşer. Çok doyma-çok konuşma-çok oturma!
- İki kişi söyleşirken kulak kabartma, duyduklarını başkasına dağıtıcı olma! Bildiğinden, gördüğünden, emin olduğundan ne varsa onu söyle!
- Girip çıktığın evlerde, hanlarda, çarşılarda, yollarda, kervansaraylarda, tekkelerde, zaviyelerde, tuz ekmek hakkını bil ve gözet! Namahreme nazar edip ihanet etme!
- Davetsiz bir yere varma! (Davetsiz misafir süpürülecek yere otururmuş. Anadolu’dan. H.Ö) Davet edildiğin yer emin yer olsun!
- Sırları saklayıcı ol. Her mecliste işittiğin sözleri, ölçüp biçip tartmadan başkasına deme. Olur ki, seni dinleyenler, seni anlamak için değil, sözünü dağıtmak için dinlerler.
- Evden eve söz götürme oğul! Bu söz hırsızlığıdır. Kınamaktan, bozgunculuktan, gıybetten uzar dur!
- Herkesle iyi geçin, uysal ol, üzücü, kırıcı dil kullanma! Senden uluların önünden yürüme, yaşlılara hürmetli ol!
- Yanında bulunduğun vezirlere ve büyüklere varıp, dünya için bir şey isteme, yüzsuyu dökme! Sonra senden bıkıp, kovmaktan beter ederler.
- Ziyaretlerini kısa tut. İkram etmeden bir şey isteme. İkram edilenin de azını iste. İkramda bulunanlara da dua etmeyi unutma!
- Su uyur düşman uyumaz, uyanık ol! Ahir ve akıbetin hayır olup düşman şerrinden emin olasın. Duayı ve ibadeti ihmal etme! Yolun açık olsun!







