Siyaseti çirkinleştiren sözler ve yüzler
Siyaset, insanı yönetme ilmi ve sanatıdır. Bu sanatı ve ilmi bilmeyen, anlamayan ve idrak edemeyenler, siyaseti sözleriyle ve yüzleriyle çirkinleştiren acuzelerdir.
Millet iradesini aşağılayarak siyaset yapmak, aynaya bakmaya cesareti olmayan ve kendisiyle yüzleşmeye korkan kimselerin kibir ve kinlerinin neticesidir.
Millet iradesi, siyasetin üzerinde bir gücün temsilidir. Millet iradesi tankla, topla, darbeyle, tehditle, şantajla gerçekleşmez, siyasetle gerçekleşir.
Darbelerden, afetlerden, iç ve dış düşman güçlerden medet umarak veya onlardan yardım bekleyerek ne devlet ne de millet yönetilir.
Millet iradesine güvenmeyen ve korkanlar, bizdeki muhalefet veya onları besleyenler gibi siyaseti çirkinleştiren söz ve yüzlerle; utanmadan, sıkılmadan hakaret edip, ahlaktan yoksun kalmayı, siyaset bellemektedirler.
•
Biz devlet kuran bir halkız. Bunu siyaseti çirkinleştiren zihniyetlerin anlaması imkânsızdır.
Bu güruhlar; ister solun, ister sağın herhangi bir yerine çöreklenmiş olsunlar, nerede olurlarsa olsunlar; topraklarımıza, devletimize ve milletimize olan inançsızlıkları sebebiyle, millet iradesi karşısında çirkinleşmektedirler.
Siyaset, vicdanını kendisine terazi yapmış insanların işidir.
Vicdan terazisi bozuk olanlar, insana Allah’ın karşılıksız hibe ettiği tüm melekelerini felce uğratmışlar demektir. Dolayısıyla hazımsızlıklarını-tahammülsüzlüklerini, küfürleriyle-hakaretleriyle ortaya koymaktadırlar.
•
Devlet ve millet olarak siyasi tarihimizde, nice çirkinleşmiş yüzlerin ve sözlerin sahipleri gelip geçmiştir. Bugün hangisi milletimiz tarafından hayırla anılmaktadır?
Millete ve devlete ihanet etmiş kaç siyasetçinin arkasından Fatiha okumaktadır? Kaç siyasetçinin adı geçince “Allah rahmet eylesin” denilmektedir?
Tabii siyaseti çirkinleştiren sözler ve yüzler için Fatiha veya rahmetle anılmanın bir manası yoktur. Zaten muhalefetlerinin temeli de bu değerlere karşı oluşları değil midir?
Dolayısıyla çirkinleşmiş yüzlerin ve sözlerin sahipleriyle, Fatiha ve rahmetle anılmak için millete ve devlete hizmet edenlerin ortak yönleri olabilir mi?
Rabbim sadece bizim iyi insanlarımızı değil, dünyadaki tüm iyi insanları ve kâinattaki bütün yaratılanları; böylelerin yüz, göz ve dillerinin şerlerinden korusun-kollasın. Âmin!
•
Amentü sahibi insanlarımız bilmekte ve görmektedir ki, devlet ve millet olarak tarihimiz boyunca böylesine güçlü bir devlet ve millet olamamıştık.
Örneğin içerideki ihaneti bir tarafa bırakıp dışarıya bakalım.
Bugün Amerika ve Avrupa ülkelerinin, Türkiye düşmanlığının altında yatan sebepler, millet ve devlet olarak her bakımdan yerli ve milli bir şekilde güçlenmemiz değil de nedir?
Mesela neden Amerika ve Avrupa, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve hükümetle değil de muhalefetle kucaklaşıp, millet iradesine karşı birlikte senaryolar kotarmaktadırlar?
Amerika ve AB, bizi kendilerinden daha mı çok sevmekte ve benimsemektedir? Siyaseti çirkinleştiren yüzleri ve sözleri anlamak için sadece bu ilişki bile kâfi değil midir?
Ezcümle:
Bu topraklar, kıyamete kadar, ahiret gününde hesap vereceğine iman etmiş milletimize emanettir.







