Şan, şöhret, servet ve Murat Ülker
Şan, şöhret ve servet sahibi olup da bu üçgenin içerisinde alabora olmayan ve nihayetinde yenilmeyen-tükenmeyen insan sayısı ne kadardır bilmiyorum.
Bugüne kadar medyadan ve hatıratlardan okuduğum ve tecrübe sahipleriyle yaptığım sohbetlerde; “şan, şöhret ve servet” karşısında “insan” kalabilmenin çok zor olduğunu işitmişimdir.
Bu zoru başaran nadir isimlerden birisi Murat Ülker’dir. Merhum babası Sabri Ülker’in iş ve hayat felsefesini tanıyanlarından dinlemiş ve okumalar yapmışımdır. Murat Bey’in hayat felsefesi üzerine oturup hiç konuşmuşluğum yoktur.
Peki, bu kanaate nasıl vardım? “Babasının oğlu” olduğuna dair hüsn-ü zan besliyordum ve yanılmadığımı gördüm.
Murat Ülker, kişisel web sitesinde, Ramazan münasebetiyle samimice duygu ve düşüncelerini yazmış, okudum ve paylaşmak istedim. Özetleyerek aktaralım:
•
“Şükür bu yıl da Ramazana ulaştık ve ramazanı dolu dolu yaşayacak olmanın heyecanı içindeyim. Ramazan bereketi ve huzuruyla geliyor; bizim de ruh halimiz değişiyor…
Din konusunda babamın önemli bir tavsiyesi vardı:
- ‘Oğlum biz kitapta yazılanı okuyalım, yapalım’. Ben babamdan öyle gördüm. Biz de aynısını yapalım derim.
Bu önemli tavsiyeyi dinler ve dinimi öyle yaşarım, çocuklarıma da tavsiyem budur. ‘Allah’ın kitabı var. Bu kitabın uygulamasını yaşayarak gösteren peygamberimiz var. Onun hal ve hareketlerini anlatan kitaplar var’.
Bunları okuyarak ellerinde bir ölçü olsun istiyorum. Her şeyi bu ölçüyle değerlendirsinler. O zaman doğru bir iş yapmış olurlar. ‘O dedi, bu dedi, bu söyledi’ diye insanların peşinden gezmesinler.
•
Yapı itibarıyla hiçbir şeyin olduğu gibi muhafazasına inanmıyorum.
Terakki’ye, yani sürekli gelişmeye inanıyorum. Zaten dinimiz İslam da bunu söylüyor. İslam dini ilericidir.
Muhafazakâr olmak tutuculuktur. Bu ise Müslümanlık değildir. Bu nedenle kendimi ‘tutucu’ olarak tanımlamıyorum.
Maddi ve manevi hayat ayrımım söz konusu değil, çünkü tek hayatım var. Yani evimde bir dini hayatım, dışarıda bir iş hayatım yok. İnancım ile uyumlu yaşıyorum.
Ramazan ayında dini metin okumaları artar. Manevi dünyamız zenginleşir. Fakat sanmayın ki dini metinler sadece inanç dünyanızı aydınlatmakla sınırlı kalsın.
Dini metinler, dünyevi hayatımıza ve bu hayatta zaman zaman karşılaştığımız sorunların giderilmesine de fayda sağlar”. Bitti.
•
Ezcümle:
Garip bir huyumuz vardır. İyiliklerden söz edilen yazıların arkasından, “yalnız” diye başlayan suizan sözler edilir. Böylelerini “suizan” yerine “hüsn-üzana” davet edelim.
Murat Ülker’in yurtiçinde ve mazlum coğrafyalarda hayır hasenat işlerine denk gelmişliğim çoktur. Birini söyleyeyim. Son üç yıldır, ayda 10 bin aileye gıda yardımı, 2000 yetime de nakit yardımı yapmaktadır. İşte bu anlayış; şan, şöhret ve servete yenilmemektir.
Murat Bey’in hayat felsefesinin daha genişi, kişisel web sitesinde mevcuttur.







