--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Milli Saraylar Beykoz Cam ve Billur Müzesi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

Üç tür tarih vardır. Birincisi yazılan, ikincisi konuşulan, üçüncüsü yaşanan.

Yazılan tarih her zaman herkes tarafından okunmayabilir. Konuşulan tarih yazılmazsa unutulur gider. Ama yaşanılan tarih; hem yazılır hem yaşanır hem konuşulursa, hak ettiği yeri bulur ve geçmişten geleceğe köprü vazifesini tamamlamış olur.

Daha önce TBMM bünyesinde bulunan Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığına bağlandıktan sonra saraylar ve sergilenen eserler yazılmakta, konuşulmakta ve yaşanmaktadır.

Ziya Paşa’nın ifadesiyle tam bir “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” örneği.

Geçtiğimiz Cuma günü, ülkemizde tek olma özelliğini taşıyan “Milli Saraylar Beykoz Cam ve Billur Müzesi”, Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından açıldı.

Bildiğimiz Beykoz korusunun karşısında bulunan ve geçmişteki ismiyle “Abraham Paşa Korusu” olarak tanınan yaklaşık 400 dönüm arazi üzerinde, 3 bin metrekarelik kapalı alan içerisinde çok sevimli kütüphanesiyle birlikte, Selçuklulardan Osmanlılara ve günümüze kadar Türk cam sanatının görselleri kısa kısa tarihi notlarla sergilenmekte.

Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı bünyesinde bulanan 12 bin cam eserden 1500’ü seçilen eserin içerisinde gezerken, bin yıllık bir tarihin izlerini de keşfedebilirsiniz.

Kaybolmak üzere olan bir tarihin yeniden yaşanılır ve yazılır hale gelmesinde, II. Abdülhamid Han’ı rahmetle anmazsak olmaz.

Korunun sahibi Abraham Paşa (1833-1918) namlı kişi, Sultan Abdülaziz zamanında paşalık unvanı alarak vezirliğe kadar yükselen Ermeni bir vezirdir.

İlgili şahsın bu koruyu elde ediş şekli oldukça karmaşıktır. Sonunu söyleyelim.

Cennet Mekân II. Abdülhamid Han, ileride çıkabilecek birtakım tehlikeleri görerek araziyi satın alıp, devletin envanterine kaydettirir.

Cumhuriyetten sonra devletin çeşitli kurumları burasını değişik şekillerde kullanır ama çok hor bakılır.

Milli Saraylar TBMM’ye bağlı iken, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’a Milli Saraylar İdaresi Başkanı Yasin Yıldız burasını gezdirir ve yok olmak üzere olan bir tarihin yeniden neşvünema bulunması gerektiğini arz eder.

Birkaç gün sonra Cumhurbaşkanımız Erdoğan, İsmail Kahraman ve Yasin Yıldız ile birlikte koruda inceleme yaptıktan sonra buranın halkımızın hizmetine kazandırılması talimatını vererek harekete geçilir.

Milli Saraylar İdaresinin Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıyla işler hızlanır ve neredeyse bitkisel hayata giren koru ve içindeki binalar, güçlü bir restorasyondan sonra cam ve billur müzesi haline getirilir.

Ezcümle Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan:

“Yaşadığımız coğrafyada 200 yıllık Selçuklu, ardından 600 yıllık Osmanlı ve bir asra yaklaşan Cumhuriyet tecrübeleriyle yaklaşık bin yıllık bir geçmişiz var.

Sahip olduğumuz bu büyük tarih, kültür ve medeniyet mirasına hakkıyla sahip çıkmadığımız ise acı bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

İşte bu sebeple sorumluluk üstlendiğimiz her yerde ve her alanda, kökü mazide olan ati anlayışıyla hareket ediyoruz”. 

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sami

16 Nisan 2021 00:41

Osmanlı döneminin kaybolan değeri Çeşm,i Bülbül Cumhuriyet döneminde Türk camcılığına yeniden kazandırılmıştır.Beykozda bütün Belediye Başkanlarının misafirlerine hediye olarak verdiği bu değerli eserin Paşabahçe cam fabrikasında bir hikayesi vardır.Bu hikayenin kahramanları maalesef hakettileri değeri görememişlerdir.Şimdi Rahmetli olan büyük ustanın hikayesini hiç bir yerel yönetici değerlendirmemiştir.Kültür Bakanlığı "zamana direnenler"adlı programla ölümsüzleştirmiştir.Hepsini rahmetle anıyor.saygı ile anıyoruz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle