Militan vali nasıl olurmuş görelim
CHP’lilerin hiç vazgeçmedikleri ve kendilerine en yakışan tarafları, sürekli kazdıkları kuyuya düşmeleridir. Rabbim şerlerinden milletimizi korusun.
Elbet bu halleri aklıselim sahibi toplumumuz için iyidir ve kendi kendilerini aşağıya çekmeleri takdirle karşılanmaktadır.
Mesela haysiyetli, şerefli, namuslu, devleti ve milleti için ter döken vali ve kaymakamlarımıza “militan” benzetmesi, zihniyetlerini anlatma açısından önemli bir örnektir.
•••
Şimdi o örneği hatırlatalım.
Prof. Dr. Celaleddin Vatandaş’ın, Pınar Yayınlarından çıkan belgelerle yüklü “Cumhuriyetin Tarihi” isimli eserden şu satırları aktaralım:
“Cumhuriyet Halk Partisi, askeri sivil memurların hâkimiyetindedir. Bu nedenledir ki parti, toplumca ‘bürokratların partisi’ olarak isimlendirilir.
Bu dönemde hem partinin hem de bürokrasinin siyaset ve yönetim anlayışı aynıdır. Büyük ölçüde eğitim imkânından mahrum kalmış halka, adeta ‘güdülmesi gereken sürü’ anlayışıyla yaklaşırlar.
Halkın ‘karar verme’ yeteneği olduğunu kabullenmezler. Bunun ilginç olduğu kadar önemli bir örneği, Tek Parti döneminin ünlü Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın bir sözünde açığa çıkar. Vali, siyasi faaliyetlerinden dolayı tutuklanarak huzuruna getirilen gençlerden Osman Yüksel Serdengeçti’ye:
‘Ulan öküz Anadolulu; sizin milliyetçilikle, komünizmle ne işiniz var? Milliyetçilik lazımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz.Sizin iki vazifeniz var:
Birincisi, çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek! İkincisi, askere çağırdığımızda askere gelmek’ der ve sonra görevlilere dönerek emrini verir: ‘Alın bu iti götürün’.
•••
Bu tarihi vakıa, CHP zihniyetinin bütünün anlatımıdır. Daha buna benzer nice vakıalar vardır. CHP’liler kendilerini “merkezde”, halkımızı da “kenardakiler” olarak görür.
Bu hususta ünlü romancı Yakup Kadri Karaosmanoğlu, “Yaban” isimli romanında, “Kenar” anlayışını şöyle izah eder:
“Her memleketin köylüsüyle, okumuş yazmış zümresi arasında aynı uçurum var mıdır? Bilmiyorum? Fakat okumuş bir İstanbul çocuğu ile bir Anadolu köylüsü arasındaki fark, bir Londralı İngiliz ile Pencaplı Hindi arasındaki farktan daha büyüktür”.
CHP zihniyetinin baskıcılığı ve şiddet yanlılığını da “Kenardakiler” diyerek halkı inkılaplarla sindirmenin gerekliğini, CHP’li Başbakanlardan Recep Peker’den okuyalım:
“İnkılapları yapmak için zor kullanmak lazımdır. Türk inkılabı en ziyade zor kullanmayı gerektiren bir hususiyet gösterir”. (Peker, İnkılap Dersleri, s.18,19)
•••
Söze Nevzat Tandoğan’dan başlamıştık. Militanlık nasıl olurmuş yine onun maharetlerinden görelim. Aynı eserde şunlar kaydedilir:
“18 yıl Ankara valiliği yapmış olan Tandoğan için Ankara; Çankaya ile Ulus arasındaki Atatürk Bulvarı’ndan ibarettir.
Ve bu vali 18 yıl içerisinde Ankara’nın hiçbir ilçe veya kasabasını ziyaret etmez. Ankara’da tam bir sıkıyönetim idaresi uygular”.
•••
Ezcümle:
Eğer bugünküler, zerre kadar vicdan kırıntısı taşıyorsa, günümüz valiliklerin ve kaymakamlıkların resmi sitelerine girerek, memlekete ve millete hizmetlerini görebilirler.







