Kongredeki hayati iki husus
İki gündür Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın kongredeki konuşmaları üzerinde duruluyor. Herkes meşrebince öne çıkarılması gerekenlerini anlatıyor-yazıyor.
Ülkemiz yakın tarihinde yerli ve milli dört siyasetçi görmüştür.
Allah rahmet eylesin; Menderes, Özal ve Erbakan, dördüncüsü ise Rabbim sıhhat afiyet ihsan eylesin, R. Tayyip Erdoğan’dır.
Bu ifadelerim; dünyasıyla ahireti arasında şeytanın atına binip; ihanet, fitne, fesat çukurlarında debelenenler için değildir. İman ehli kimseler içindir. Geçelim.
Cumhurbaşkanının kongredeki konuşmasını dikkatle izledim. Elbet her sözü yürektendi ve asla “Kullar ne der” diye değil, “Allah ne der” diye konuştu.
Reis’in hitabında şahsıma göre ön plana çıkan ve çıkarılması gereken iki husus vardı.
Birincisi “Aile-Eğitim-Kültür” meselesiydi. İkincisi milletimizin onaylayacağı “Sivil Anayasa” idi!
Millet ve devlet olarak şaha kalkmak istiyorsak, bu iki husus bütün hayati konuların üzerindedir ve yine bütün hayati meselelerin başı, ortası, sonu, “Aile-Eğitim-Kültür” ve “Sivil Anayasayadır”.
İsterseniz şöyle yüzelli yıl öncesine giderek, o devirlerden bugünlere gelelim ve ülkemizin nasıl badireler atlattığına bakalım.
Yaşadığımız tüm ihanetlerin temelinde, “Aile-Eğitim-Kültür” değerlerimizin özünden koparılarak yabancılaştırılma operasyonu vardır.
Anayasayı söylemeye gerek var mı? Tanzimat’tan bu tarafa yapılan anayasaların hangisi milletimizin yerli ve milli değer yargılarıyla örtüşmektedir.
Ak Parti döneminde yapılan anayasa değişiklikleri kısmen milletimize ve devletimize nefes aldırmış olsa da yetmediği, Cumhurbaşkanımız tarafından sıklıkla dile getirilmektedir.
•
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın kongredeki konuşmasında esas mesajı almaları gerekenler, elbette ve öncelikle tabii ki, Ak Parti genel merkezinden taşra teşkilatlarına kadar bütün yöneticilerdir.
Ak Parti ve MHP’nin ittifakının sebeplerinden birisi de bu hususlarda millet-devlet bütünleşmesi adına seferberlik ittifakıdır.
Özellikle Ak Partili yetkililerin bu ittifaka daha çok sadık kalmalıdır. Daha ilerisini demeyelim.
Çünkü internet ve sosyal medyada, basılı-sesli-görsel medyada ruhlarını şeytanlaştırmış insan suretindeki kimseler, mayalarının gereği fitne, fesat çıkarmaktalar.
Reis’in tarif ettiği, “Aile-Eğitim-Kültür” meselelerinde partililerin ve yöneticilerinin aileleriyle topluma örnek olmaları gerekir ve bu hususta çalışmalar yapmalıdırlar.
Ak Parti teşkilatlarının tabii ki kendilerine göre çok gündemleri olabilir ama “Aile-Eğitim-Kültür” hususu, bütün gündemlerin üzerinde durmalı ve faal olmalıdır.
Bu üçlü sacayağı sağlam kalmadıkça; sanayide, tarımda, sanatta ve bilumum alanlarda, ülkemize ve milletimize dair neler yapılırsa yapılsın, hiçbir işin temeli sağlam olmayacaktır.
Yamalı elbise dikiş tutmaz. Türkiye artık yamalı her işten kurtulmalıdır.
•
Ezcümle:
Cumhurbaşkanımızın millet-devlet için var gücüyle çalışması karşısında ve onu anlamak istemeyenleri gördükçe, aklıma hep Üstad Necip Fazıl’ın şu ifadeleri gelir:
“Bu memlekette çektiğim çilelere karşılık, davayı herhangi bir Batı ülkesinde müdafaa etseydim, durup bakarlardı bu adam ne söylüyor diye”. Nice hayırlı hizmetler.







