--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kaybettiklerimizi Anlarsak Elimizdekilerin Kıymetini Biliriz

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

Kaybettiklerimizi anladığımız gün, elimizdekilerin kıymetini biliriz ama nedense bunu hep yaşadıktan sonra öğreniriz. Tabi bir süre sonra tekrar eskiye dönerek unutabiliriz.

Bu unutma hali, kaybettiklerimize önem vermediğimiz ve sahiplenmediğimiz içindir. Oysa her kayıp ders olmuyor, bizi yenilemiyorsa, pişmanlıklarımız bitmeyecek demektir.

Kaybettiklerimiz deyince aklımıza sahip olduğumuz eşya, para ve benzeri araç-gereç gelmesin. Kaybettiklerimizden kastım, üzerinde bayrağımızın dalgalandığı topraklarımız, devletimiz ve milletimizdir.

Elbet bu husustaki kayıplarımız, kişiden kişiye değiştiği gibi kendisini topraklarımıza ait hissetmeyen kesimlere göre de değişebilir. Herkes dağarcığında ne varsa onu ortaya koyar.

İnsana ait her kaybın telafisi mümkündür ama telafisi imkânsız kayıplarımızın başında, elbette vatan topraklarımızdan kopan-kopartılan coğrafyamızdır.

Geniş Osmanlı coğrafyamız üzerinde bugün 52 ülke vardır. Yüzyıl öncesine kadar bir kaymakamla idare ettiğimiz yerlerde günümüzde devlet namlı ülkeler bulunmaktadır.

Bugün sıkışıp kaldığımız 780 bin km’lik topraklarımızı, devletimizi ve milletimizi hâlâ hem içeriden hem dışarıdan parçalama hırsları sürmektedir.

Hamdolsun ki, millet iradesinin hâkim olduğu bir devlet-millet bütünleşmesiyle yönetime sahibiz de iç ve dış ihanetlere karşı askerimiz, polisimiz, hükümetimiz ve sağduyu sahibi milletimiz tek yürek olarak mücadele edebilmektedir.

“Kaybettiklerimizi anlamazsak, elimizdekilerin kıymetini bilemeyiz” üzerine kısa kısa bir hatırlatma yapmak isterim.

Devlet-i Aliye’nin onyedinci yüzyıl başında yüzölçümü 22 milyon km civarındadır. Nüfus ise yaklaşık 100 milyondur. Yerkürenin en güçlü devletidir.

Tanzimat’la birlikte çöküş devri başlar ve bugünkü Batıcıların o günkü nesilleri, ülkeyi Batı’ya peşkeş çekme çabasındadır ve önlerindeki tek engelleri, II. Abdülhamid Han’dır. Abdülhamid’den sonra Batılılar ahtapot gibi üzerimize saldırmışlardır.

İkinci Meşrutiyetin ilan edildiği 1908 yılında yüzölçümümüz 9 milyon km’ye düşer.

1908’den 1918’e kadarki devrede, İttihatçıların ülkemizi Batılılara sundukları 10 yıllık tasfiye hareketi sonunda, elimizde 780 bin km kalır.

Oysa yüzyıl öncesine kadar Ortadoğu’da tek devlet vardır. Osmanlı Devleti. Bağdat, Şam, Halep valilerimizle yönetilmektedir.

- Peki, bizi bu hale kim getirdi? Sorunun cevabı o kadar açık ki, üzerinde durmaya gerek yoktur. İçteki ve dıştaki ihanetçilere bakmak yeterlidir.

Ezcümle:

Batı ile ve Batı tapıcılarıyla hesaplaşmadan ne kayıplarımızı anlayabilir ne elimizdekinin kıymetini bilebiliriz ne de Batının oyunlarının sonu gelir.

Tanzimatçıların, İttihat ve Terakkicilerin Batılılaşma adına gözleri dönmüşçesine Haçlılardan imdat beklemelerinin bedelini hâlâ ödemekteyiz.

Batılı olmakla, onları taklit etmekle değişeceklerini ve kalkınacaklarını zannedenler, koca bir devleti çöküşe götürdüklerini görememiş olamazlar.

Kendi menfaatlerinin peşine düşen Tanzimat ve İttihatçılar, “Batının çıkmaz bir sokak olduğunu” söyleyenleri anlamak yerine düşman kesilmişlerdir.

Bugün Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve “Cumhur İttifakına” muhalefet edenlere bakıldığında aynı zihniyetin devam ettiği rahatlıkla görülebilir. 

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hüseyin bey endişe etmeyin ne sizin zihniyetinizden nede savunduğumuz mahalleden bir şey olmaz

30 Nisan 2021 21:43

Hüseyin bey sizin düşünce dünyasından ve savunduğumuz mahalleden emin ol bir şey olmaz . Tabirimi maruz girin 60 yaklaşmakta olduğum aynı camianın için de bulunduğun vd gördüğüm için.

A yolcu

30 Nisan 2021 16:47

Allah Razı olsun ğüzel bir konuya değindiniz bazıları Abdülhamit han ra gitsin gerisini hakkederiz dediler ve hallettiler şimdide ERDOĞAN gitsin gerisini hallederiz diyorlar bidon boşuna demiyor muhalefeti destekler ERDOĞAN gönderip YIKIM Ekibine bir kemik attımı onlar hırlaşırken onlar Ülke ye konarlar Abdülhamit han ı rahmetle anan kaç kişi var Uyananlar var inşeallah bu sefer yedirmiyeceğiz

Ömer

30 Nisan 2021 04:23

Tarihi bilmek ve ibret almak için öğrenmeliyiz . Tanzimat’tan beri hep aynı hataları yapıyoruz . Tabiki iç ve dış güçlerin etkisi var . Tamam günümüze bakalım . Hala AB ye girmek için onların köhne kanunlarını alıyoruz . Demek ki tarihden ders almıyoruz . Tarih şairin dediği gibi hep tekerrür ediyor . Hükümetimizi destekliyoruz ama lütfen şu aileyi dinamitleyen kanunları kaldırıp İslami yaşama dönelim . Tek yol bu . Dünya ve ahiret kurtuluşu kur ana ve sünnete sıkı sarılmakla mümkündür .

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle