İskilipli Atıf Hoca üzerinden salyangoz satanlar
“Zalim ve katillerle elbette mahşer gününde hesaplaşacağız”. İskilipli Atıf Hoca
“Fert çerçevesinde ilk din mazlumluğunu, inkılâp tarihine göz atar atmaz, İskilipli Atıf Hoca’da görüyoruz”. Necip Fazıl.
İskilipli Atıf Hoca, 4 Şubat 1926 günü, sabah namazını eda ettikten sonra, cellatlarının keyifli çehreleri arasında vuslat sehpasına çıkmış ve “Geliyorum Ya Rasulullah” diyerek Hakk’a yürümüştü.
Bu vuslatın ardından doksanbeş yıl geçti ve her yıl, daha bir sahiplenmeyle yâd edilmektedir. Bu yıl da yine kabri başında devlet-millet bütünlüğüyle anıldı.
Anma merasimi, mezarı başında Fatiha okuma ve İskilip Ulu Camii’nde mevlid-i şerif iradıyla gerçekleşmiş. Birer Fatiha da biz okuyalım.
•
Programa elbette devletimizi ve milletimizi temsilen Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, Ak Parti Çorum milletvekili Erol Kavuncu, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ve İskilip Kaymakamı Muharrem Eligül katılmış.
Müslüman bir memlekette gayet normal değil mi böyle anmalar. Müslüman mahallesinde salyangoz satanlara göre değil demek ki. Bunlar nerede yaşadıklarını sanıyorlar.
Hadsizliklerini öyle ileri götürmüşler ki, “valiyi derhal görevden alın” diye emirler yağdırıyorlar. Galiba geçmişteki eşkıyalıklarını hatırlıyorlar.
•
Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’nin ayağının tozu olamayacak birkaç isim, salyangoz satışlarını İskilipli Atıf Hoca üzerinden yapmaya kalktılar.
Mustafa Çiftçi; vatanımızın, milletimizin, devletimizin, bayrağımızın, dinimizin şerefli, namuslu, ahlaklı, helal lokmayla beslenmiş yerli ve milli bir valisi ve bekçisidir.
Kendisine ilke edindiği şu sözün; “İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanır” gereği, dört fakülte mezunudur ve birisi halen devam etmektedir.
Salyangozculara hoşlanmayacakları bir özelliğini de daha derç edeyim. Çorum Valimiz Mustafa Çiftçi, mükemmel bir hafızdır.
Haydi, kendine güvenen, halkımız nezdinde Mustafa Çiftçi ile bir tartıya çıksın da kimin ağırlığının ne kadar olduğunu görelim.
•
“İnsanoğlu nankördür” denilir. Nankörlüğün göstergelerinden birisi de karşısındaki kişiyi tanımadan, anlamadan, o şahsın inandığı değerlere hınç duyup, düşmanlık beslemektir.
İskilipli Atıf Hoca bir İslâm âlimidir. Hayatı boyunca ilminin ve amelinin gereklerini yerine getirmekten ve anlatmaktan öte bir şey yapmamıştır.
Bazı aklı evveller, Atıf Hoca’nın İstiklal Mücadelesi yanlısı olmadığını söylemekteler. Cehaletin zirvesindeki en büyük zırvadır bu.
Tarihi azıcık araştıranlar, “Donanma Cemiyeti” başta olmak üzere, İstiklal Savaşı’nda İtilaf devletlerine karşı bildirileri ve bizzat görüşmeleriyle mücadele ettiğini görebilirler.
İstiklal Mahkemeleri orta ve yükseköğrenimde ders olarak okutulup, gerçekler ortaya çıkmadıkça böyle salyangoz satışları hep sürecektir.
•
Ezcümle:
Sözü malum güruhun itibar ettiği Uğur Mumcu’nun İstiklal Mahkemeleriyle ilgili haklı ifadeleriyle bitirelim:
“İstiklal Mahkemeleri, mahkeme sayılmazlar. Bunlar, savaş ve ihtilal dönemlerinde rastlanan antidemokratik infaz kurumlarıdır.”







