--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnanmışa gaflet ne yapsın

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

İnanmış derken, sadece “İslam’a inanmış” olanlar anlaşılmasın.

İster dine ister din dışı başka şeylere inanmış kimseler olsun; ister batıl, ister hak olsun, inanmışa gaflet ne yapsın?

Gaflet, inandığı halde inandığıyla amel etmeyenlerin, kendilerini düşürdükleri tuzaktır. İnanılan ve iman edilen hak da olsa şer de olsa, davasını iman haline getirenlere gaflet uğramaz.

Esas en büyük tehlike, affı ve telafisi imkânsız olan; “inanır gözüküp, gaflet içerisine düşerek, inanılan hakikatlere zarar vermektir”.

Bu konuda üstad Necip Fazıl, “Dünya Bir İnkılap Bekliyor” isimli eserinde şöyle der:

-“Bizim en büyük mücadele hedeflerimizden biri de İslam’ı donmuş ruhlardan arındırmak, ayıklamaktır”.

Sözü biraz açmak için yine üstada müracaat edelim:

“Allah’tan başka her şey batıl, her şey fani… Bu sınırı tayin ettikten sonra O’nun, senin ruhuna verdiği iradeyle, iş artık mütemadiyen yine O’nun sırlarını aramak oluyor.

İşte o zaman donmak olmuyor, pörsümek kalkıyor. Ruh, canlılık, hareket (dinamizm) devam ediyor”.

Merhum üstad bugünleri görseydi ve davası hak olanların donmadıklarını ama robotlaştıklarını söyleyebilirdi. Bu ifademe katılmayanlar, sözüm sizlere değildir. Geçelim.

Gaflet üzerine kime söz versek, konuşacağı o kadar çok şey vardır ki, müsaadenizle sözü işin ehline bırakmalı. Yine üstad şöyle diyor:

“En büyük ruhi muvazenesizliğimiz, Cumhuriyetin başından bugüne kadarki gidişimizin neticesi olarak, nesiller arasında bütün rabıtaların makasla kesilmiş olmasındandır.

Ahşap Konak adlı piyesimde bu manzara şöyle gösterilir:

3. katta yetmişbeşlikler oturuyor, namaz nesli… Orta katta ellilikler, yani namaz neslinin evlatları; eroin, kumar nesli… Ve alt katta yirmibeşlikler; torunlar (Hippiler nesli)

Bütün vaka, bu üç neslin birbirleriyle çarpışmasından ibaret! Arada rabıta kesilmiştir. Her kat birbirinden iğreniyor, birbirini beğenmiyor. Bakalım bu neslin çocukları nasıl olacak?

İşte ruh muvazenesinden en çarpıcı (enstantane). Kökle ağaç üzerinde, noel ağaçları gibi yapma çiçekler asılıdır.

Fikirde mevsim, tabiattaki mevsimler gibi değildir. Ruh muvazenesi yalpalamaya başlayınca, nesil ahengi kaybolmaya yüz tutar ve şimdiki manzara doğar.

Ve işte bu gidişe el kaldıran ve ‘Bu cadde çıkmaz sokak’! diye haykıran bizim gibilere de ‘tutucu, gerici’ ismi verilir.”

Evet, üstadı rahmetle analım ve isteyenlerle birer Fatiha gönderelim.

Ezcümle:

Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan, üstad Necip Fazıl’dan beslenen birisi olarak “aile ve kültürel alanda istediğimiz noktaya gelemedik” derken bu hakikati dile getirmektedir.

Bir milleti millet yapan unsur, o milletin kendisine ait olan dini-milli medeniyet değerleridir.

Bu değerlerden kopan her birey, kendisi olamadığı için yabancı ideolojilerin kucağına itilmiş olur.

Ve işin garibi böyle bir gaflete hiç zorlama yapılmadan düşülmektedir.

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Erzincanlı

29 Ocak 2021 07:36

Sayın hocam:zina selbestliği,6284,ortak velayetsilik,çocuk icrası,ebeveyne yabancılaştırma,süresiz nafaka ve hatta boşanma vb ailenin yok edilmesi,şuursuzca kadın istihdamı"durun durun bu cadde çıkmaz sokak "değilmi?Cumamız mübarek olsun.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle